Deutschland ist nicht Kurdistan*

Almanya Gündemi

Erdoğan elini hangi konuya atsa gündemin birinci maddesine yerleşiyor. Mesele artık öyle bir hal aldı ki; sürekli büyük hırsla gösterdiği işaret parmağı sınırların ötesine uzanıyor. Almanya bir haftadır Jan Böhmermann’ın programda okuduğu şiiri ve Erdoğan’ın tavrını konuşuyor. 

Öyle ki; gündeme geldiği ilk günden bu yana sıcaklığını koruyan mülteci antlaşması tartışmalarını da geride bıraktı Böhmermann sorunsalı. Hatırlayacağınız üzere her şey "extra 3" programında Erdoğan üzerine bir kliple başlamıştı. 

Alman Büyükelçisi’nin Dışişleri Bakanlığı’na çağrılması, Merkel’in sessizliği, kamuoyunda oldukça rahatsızlık yaratmıştı. Fakat bunların hiçbirisi Böhmermann şiiri kadar tantana yaratmadı. 

Şu noktayı önemle belirtmek gerekiyor; Alman kamuoyunda, Erdoğan’ın hakaret içerdiğini belirttiği şiir, çok farklı bir boyutta gündemde. Şiir "extra 3" programında çekilen klibe bir gönderme olduğu ve Erdoğan tarafından alışık olunmayan bir tavırla eleştirildiği için, artık "hakaret" olgusuyla değil (şiir tek başına ele alındığında içerisinde hakaret olarak değerlendirilebilecek ibareler mevcut), "basın özgürlüğüne müdahale" başlığı ile tartışılıyor. Zira Erdoğan’ın ülke sınırlarını aşarak, başka bir ülkenin basın özgürlüğüne müdahalesi söz konusu. Bunların ötesinde, Böhmermann şimdi polis koruması altında. Uzun bir süre koruma ile dolaşması da gerekebilir. 

Tantana tepkiyle de sınırlı değil, Erdoğan bizzat Mainz Savcılığı’na Böhmermann hakkında şikayette bulundu. Böhmermann aynı zamanda‚ ’yabancı devlet adamına hakaret’ suçlamasıyla da karşı karşıya. Tabii bu sürecin devam etmesi için hükümetin onayı gerekli. Hükümetin vereceği karar hem bundan sonraki tartışmaların yönünü belirleyecek, hem de mülteci antlaşması ile eleştirilerin hedefinde olan Merkel hakkında kamuoyunun kafası daha da netleşecek. 

Mülteci krizini çözmek maksadıyla Türkiye’ye birçok imtiyazlar vererek, Erdoğan’ın yaptıklarını görmezden gelen Merkel, kendi ülkesine sıçrayan Erdoğan krizi ile de baş etmek zorunda. Zira bu kez karşısında, büyük oranda kendisine oy vermiş bir kamuoyunun tepkisi var. Bunların dışında televizyon dünyasından da büyük tepkiler söz konusu. Yine bir komedyen olan Dieter Hallervorden, Erdoğan’ın Almanya’da alay konusu edilen tepkisine atfen ‘meşhur’ etme esprisine atıfta bulunarak  ‘Bana da dava aç, benim de şarkımı ünlü yap’ nakaratlarının yer aldığı bir klip yayınladı. Klibin sonunda ise Hallevorden ekliyor: Almanya Kürdistan değil!

Evet Kürdistan’da maalesef ki; yaşananları yansıtmaya çalışan gazetecilerin kafasına silah dayanıyor, hatta görevini icra ederken vurulanlar var, hatta ve hatta heyecanlı göründüğü için şüphelenip gözaltına alınanlar da söz konusu. Erdoğan’ı eleştiren gazeteciler hapse atılıyor, televizyonlar kapatılıyor, programlar kaldırılmaya çalışılıyor vb. 

Bütün bunlar yaşanırken Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Herkes en aykırı fikri söylesin gocunmayız" diyor. Sanırım bu gocunma fiili Kürdistan ve Türkiye’deki muhalifler için geçerli değil. Böhmermann için insanlık suçu işlediği ifadesini kullanan Kurtulmuş, eminiz ki; Erdoğan’ın Kürdistan’da yaptıklarını da tenzih ederek bu yorumu yapıyor. 

Durum oldukça ciddi. Zira kopartılan fırtına Böhmermann ile sınırlı değil.

Hafta sonu Almanya’da daha önce adını sanını hiç duymadığımız ‘Avrupa Yeni Türk Komitesi (AYTK)’ adıyla örgütlenen bir grup sözde teröre karşı Almanya’nın bir çok büyük şehrinde eş zamanlı yürüyüş yaptı. Katılım istenilen kadar güçlü olmasa da, öyle anlaşılıyor ki ,oluşumun mobilize gücü yüksek ve sırtı sağlam yere dayalı. (UETD (Avrupa Türk Demokratlar Birliği) ve Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği (DİTİB) bağlarını inkar etti) Üstelik mottoları ‘teröre lanet’. Mottonun ve eylem sloganlarının tezatlığından yola çıksak dahi arka planında kimin olduğunu tahmin etmek zor değil. 

Bir sepetteki çürük meyve, bütün sepetteki meyveleri çürütür. Erdoğan ile anlaşarak çürük meyveyi sepete alan Almanya, bundan sonraki gelişmelerle de baş etmek zorunda. Kamuoyunda oluşan yoğun tepkiler devam ederse, ki öyle görünüyor, Merkel’in geleceği tümden tehlike altında. Çürüğün bütün sepete yayılması an meselesi. Fakat; Hallervorden’in dediği gibi "Erdoğan Erdoğan, Deutschland ist nicht Kurdistan"

* Almanya Kürdistan değil

Yazarın diğer yazıları