Diktatör Erdoğan’ın küstahlığı

Almanya yerel yönetimlerinin Erdoğan ve bakanlarına Almanya kentlerinde miting hakkı vermemesi, Erdoğan ve tetikçilerinin yalan bombardımanına yolaçtı.

Erdoğan;

“Eyy Almanya sizin şu andaki uygulamalarınız geçmişteki Nazi uygulamalarından farklı değil” küstahlığını savurdu, demokrasi dersi vermeye çalıştı.(Cumhuriyet TV)

Gerçekten Reis Erdoğan’ın uygulamaları Nazi’lerin ve Führer’i (Hitler) gibi. Yasaklama konusu yapılan mitinglerin içeriği, Hitler’e 1933’te seçim sonrası başbakanlığında kanun hükmünde kararname (KHK) yetkisi veren anayasa değişikliğiyle aynı! Naziler döneminde Hitler KHK yetkisiyle donatılınca her konuda bu yolla en keyfi faşist kararları alabildi. Sendika, demokratik kitle örgütü ve komünistlerden sosyal-demokratlara partileri kapattı. İdamları ve zindanı, muhalefeti tasfiye için sınır tanımadan kullandı. Bu yolla işgalleri ve dünya paylaşım savaşı öncesi iç koşulları hazırladı. Savaş ve işgali, aynı zamanda, içte ırkçı halk desteğini güçlendirip pekiştirmenin şovenizm ocağı olarak kullandı. 

Hitler bunu yaparken, “Almanlar dünyanın en üstün milletidir” sloganını kullandı. Dünyada komünizmin kökünü yalnızca Nazi’lerin kazıyabileceğini işledi. “Tek millet, tek devlet, tek lider” (“Ein Volk, Ein Reich, Ein Führer”), Nazilerin afişlerinde kullandığı mottosu idi. 

Anlatılan sanki Reis Erdoğan ve AKP’lilerin hikayesidir değil mi?

Roboskî, Reyhanlı, Suruç, 5 Haziran Amed, 10 Ekim Ankara, Antep’te Kürt düğünü katliamlarını MİT’e verdiği talimatlarla gerçekleştiren Erdoğan. 

Cizre’den Şırnak’a, Nusaybin’den Sur’a Kürt kasaba ve mahallelerini yerlebir eden, vahşet bodrumlarında Kürt çocuklarını katleden, soykırımcı savaş kararını veren ve yöneten Reis Erdoğan. 

Tıpkı Hitler’in işgal ettiği ülkelerin halklarına yaptığı kitlesel katliamlar ve soykırım gibi. Amaç aynıydı: Şok ve dehşet yaratarak teslim almak!

Erdoğan’ın kendisi Hitler ve Nazi döneminin uygulamalarını gerçekleştirdiği halde, Almanya yerel yönetimlerinin, sol hareketlerden ve alttan gelen antifaşist baskıyı dikkate alarak Almanya ayağında Erdoğan’a geçit vermemeye çalışmasını, kendi suretinin geçmişin tarihsel aynasındaki yansımış biçimi olan Nazi dönemi uygulamalarıyla suçlayabiliyor. 

Faşizmin temel bir özelliği de ar damarı çatlamış düzeyde yalan imparatorluğuyla halkı zehirlemektir. Erdoğan da bunu yapıyor. 

Eşbaşkanlarından tabanına HDP’yi zindana atarak, binlerce akademisyeni, onbinleri bulan KESK’li emekçi memuru ihraç eden, yüzlerce demokrat aydını zindana atan demokrasi dersi vermeye kalkışıyor. 

Erdoğan’ın Hitler benzeri uygulamalarını tekrarlamamızın nedeni, diktatörün kurmakta olduğu yeni biçimiyle faşizminin ne olduğunu göstermektir. Çünkü alışkanlıkla basit bir faşizan rejim olarak sanılmakta.

Erdoğan referandumla bu rejimi anayasal statüye kavuşturup kalıcı kılmaya çalışıyor. Almanya yerel yönetimlerinin engel çıkarması bu nedenle demokratik bir tavırdır. Aynı zamanda Erdoğan’ın MİT eliyle yönlendirdiği Paris, Brüksel, Beyoğlu-turist katliamlarına karşı da haklı bir tavırdır. 

Güney Afrika beyaz Aparheid rejimine karşı Avrupa ülkelerinde boykot ve ambargo ne idiyse, İsrail’e karşı halkların boykot eylemi neyse, Erdoğan’ın faşist rejimine destek sağlamayı engellemek de odur. 

Türkiye’nin Hitler’i Erdoğan’ın faşist zaferini engellemek için, komünistler, Kürt Özgürlük Hareketi, devrimci demokratik güçler, hatta faşist liderin bugüne gelmesini yanılgıyla desteklemiş liberallerin bazıları mücadele ediyor. Ağır bedeller ödenen biçimlerden kitle gösterilerine ve Hayır hareketi yaratmaya değin bu mücadeleler sürüyor.

Hayır Hareketi’ndeki ve sonraki mücadeleler, önceki mücadelemizin üzerinde yükselecek. Bu mücadelelerde, Erdoğan’ı ve diktatörlüğünü hedeflemekten en küçük kayma, CHP-Baykal ve Ergenekonculardan gelen ve gelecek olan şovenist yankıdan en küçük etkilenme, Erdoğan’ın yeni biçimiyle faşizmi inşasına ve kalıcılaştırabilmesine yarayacaktır. 

Almanya yerel yönetimleri, halklarımıza bu zalimliği Naziler gibi uygulayan Erdoğan ve tetikçilerini konuşturmamakla faşizme karşı demokrasiden yana tutum alıyor. 

Alman yönetimi, ortak sömürücü ve emperyalist çıkarları gereği Erdoğan’a destek verdi. En son 1 Kasım öncesi 18 Ekim 2016’da Merkel Erdoğan’la Yıldız Sarayı’nda görüşerek destek sundu.

Almanya yerel yönetimlerinin demokratik kararlarını şimdi karşısına almasa da, ortak sınıf çıkarlarından hareketle Merkel ‘önceden haber vermesi kaydıyla miting yapabilir’ diyerek uzlaşma sinyali verdi. 

Fakat, Avrupa halklarının demokratik tavrı sürdüreceğine, Erdoğan’ın faşist küstahlığına karşı demokrasi için mücadeleden yana tavır alacağına güvenelim. Buna çaba harcayalım ki, “üniter başkanlık Hitler Almanya’sında da var” diyerek özenen Erdoğan diktatörlüğünün yıkılışı yakınlaşsın! 

Yazarın diğer yazıları