Diktatörler gider marşlar kalır

Bir yıl boyunca yoğun bir tempoyla çalışan 20 sanatçının seslendirdiği ”Halkların Devrim Marşları” albümü çıktı. Albümün müzik prodüktörlüğünü yapan Nurhak Kılagöz, tarih boyunca söylenen halkların marşlarını bugünün ruhuyla seslendirdiklerini söyledi.

Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM), Gölge Kültür Sanat Merkezi ve Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV) ile çok sayıda sanatçının bir araya gelerek hazırladıkları “Halkların Devrim Marşları (Sirûdên Şoreşê Yên Gelan)” müzikseverlerle buluştu.

Albümde tarihi çok eskilere dayanan devrim marşlarının yanı sıra, Rojava Marşı’da yer alıyor. Kom Müzik etiketiyle raflarda yerini alan albümün düzenlemelerini ve müzik prodüktörlüğünü yapan Nurhak Kılagöz, ‘’Diktatörler tarihin karanlık sayfalarının en gerisinde kaldı fakat bugünden yarınlara ulaşan yine marşlar oldu’’ dedi.

Orkestra ve koro müziğinden oluşan albümde toplam 7 eser bulunuyor. Albümdeki eserler Kurmancî, Kurmanckî, Türkçe ve Ermenice dilleriyle seslendirildi. Ayrıca albümde MKM müzik birikiminin katkısıyla Kılagöz’ün yazdığı iki tane de marş var: Yekîtî ve Rojova.

Önce ağıt sonra marş

Nurhak Kılagöz, Mezopotamya Ajansı’ndan Yasin Kobulan’a albümün hazırlık sürecini anlattı:

* ‘’İlk başta seçtiğimiz marşların tarihçelerini araştırıp, üzerine sohbetler yaptık ve buradan çıkardığımız dersle de düzenlemeleri yapmaya çalıştım.

* Avusturya İşçi Marşı 1900’lerin başında bir işçi ayaklanmasında polis zoruyla yaşamını yitirmiş yaklaşık elli işçinin üzerine yazılan bir müzik, böyle olunca da müziğin ilk bölümünü ağır tempoyla yazarak bir ağıt gibi ele alıp ikinci bölümde hızlı tempoda marşa dönüştürdük.

* Tüm bunlarla birlikte en baştan beri koro oluşturma çabamız vardı. Hazırda bir koronun olmaması belki de işin en zor kısmıydı. İstanbul koşullarında onca insanla bir araya gelebilmek, ortak bir planlama çıkarabilmek yine sürecin zorlu kısımlarındandı.

Rojava marşı

Yaklaşık 20 sanatçı ve bunun yanında yer alan bir orkestra… Bir araya gelmenin zor olduğunu ifade eden Kılagöz şunları söyledi: ‘’Albümde Rojava Marşı da yer alıyor. Tarih boyunca halkların direniş deneyimlerinin ahlaki ve politik olarak örgütlendiği, tarihin en çirkin zalimlerine karşı birleşik özgürlük mücadelesinin yaratıldığı bir devrim sürecini yaratımlarımızın konusu yapmayı politik bir sorumluluk görüyoruz. Böylesi bir arşiv çalışmasında bu marşın yer almasından büyük bir mutluluk duyduğumuzu belirtmeliyim.’’

Öz savunma gücü

* OHAL nedeniyle birçok kültürel ve sanatsal anlamda faaliyet yürüten kurum ve dernek kapatıldı. Bu durumun albümün hazırlanmasında sürecinde bizi epey zorladı. Yalnız bu çalışmayı bir öz savunma gücü ve motivasyonuyla hayata geçirdik.

* Albüm de yer alan müzikler, konu edindikleri direniş coşkusuyla on yıllardır her çağda, dönemin ruhu ve fikriyle başka başka şekillerde seslendirilerek günümüze kadar ulaşmışlardır. Biz de bu dönemin coşkusuyla ve ruhuyla bu eserleri yeniden seslendirdik.

* İktidarlar ve diktatörler tarihin karanlık sayfalarının en gerisinde kaldı fakat bugünden yarınlara ulaşan yine marşlar oldu. Marşların çalındığı, şarkıların söylendiği her yerde ve her zaman özgür olacağız. 

KÜLTÜR SERVİSİ

Yazarın diğer yazıları

    None Found