Diktatör’ün zor ve hilesine karşı

Erdoğan, fiili faşist diktatörlüğünü anayasal statüye ve oy meşruiyetine kavuşturma oylamasında, büyük çaplı hileyle sonucu evet lehine çevirdi. 

Erdoğan, hileyi AKP ve polis örgütünün eli ve emrindeki YSK’nın kararıyla yaptı. Milyonlarca-tercih yerine- evet basılı “mühürsüz pusulalar”ın varlığı, hayıra tercih basılı mühürlü pusulaların bir bölümünün çöplere atılması, seçim sonuçları sayımının bilgisayar sisteminde hayır lehine bir hayli önde sonuç varken müdahaleyle evet lehine değiştirilmesi, bu hilenin şimdilik açığa çıkan biçimlerini oluşturuyor. Henüz açığa çıkmayanlar da hilenin daha büyük olabileceğini gösteriyor. 

Diktatör ve Saray çetesinin, var olan yasal mevzuatı da bir kenera atarak ve hileyle yaratıp ilan ettiği sonuç, yasadışıdır. İptal edilmelidir. 

Peki meşruluk? 

Herşeyden önce, diktatörün OHAL’i uyguladığı, HDP Eşbaşkanları ve vekillerini zindana attırdığı, diğer vekillerini zindan tehditi altında tuttuğu, binlerce HDP’li ve sosyalist kadroyu hapse attığı, ılımlı muhaliflerden bile yüzlercesini hapsettiği koşullar, referandumun meşru olamayacağının baştan itibaren kanıtıydı. Bu OHAL ve savaş koşullarında yalnızca olası evet sonucu gayri meşru olmakla kalmayacak, zor altında diktatöre karşı halklarımızın alacağı zayıf çoğunluklu hayır sonucu da gerçekte daha geniş kitlenin hayırdan yana olduğu analiziyle yorumlanırsa gerçek durumu izah edecekti. 

Referandumdaki sonuç hem gayrimeşru hem de yasadışıdır. 

Erdoğan ve saray çetesi, devlet zoruyla halkları teslim alacağını sandı. Fakat Erdoğan faşizmine karşı olan güçler, yine de Halkların Hayır hareketini yaratırcasına büyük kitlesel tavrı yükseltti. Diktatör hileyle sonucu değişik gösterdi. 

Diktatör Erdoğan, devasa devlet güçlerini zor ve hile uygulamada kullanmakla halk nezdinde güncelde de burjuva devleti gayrimeşru hale getirdi. 

Bu koşullarda Erdoğan faşizmine ve diktatörlüğüne karşı halkların kitlesel eylemlerini yükselterek yanıt verilmeli. Halklarımızın demokratik güçlerinin geniş kitlesinin haklı öfkesinin ne sönmesine ne de bastırılmasına izin vermeliyiz. 

Çünkü, Erdoğan faşizmi asla hile ve zor kullanmaktan kendi rızasıyla vazgeçmeyecek, iktidarını korumak için her türlü yola başvuracaktır. Emir eri YSK’ya şimdi nasıl hileleri onaylattı ve itirazı reddetirdiyse, yarın seçimlerde de aynısını yaptıracaktır. 

Halkların Hayır hareketini kırmak için CHP, “hukuki itirazı yapıyoruz eyleme gerek yok” çizgisini etkili kılmaya çalışıyor. Perinçek ve Ergenekoncular, “2019 başkanlık seçimini alırız ona hazırlanalım, eylem yapmayalım” çizgisiyle stratejik müttefiki gördükleri Erdoğan faşizmini korumaya çalışıyorlar. 

Halkların Hayır hareketi, bunların etkili olmasını engellemeli, Erdoğan’ın zor ve hilesine karşı, başlayan eylemlerini büyütmeli ve yaymalıdır. 

Gayrimeşru ve hileyle yasadışı sonucun İptal’i ve OHAL’in kaldırılması taleplerini eylemin en baştaki somut talepleri olarak öne sürmeli. 

ESP’den, HDP’ye, Halkevleri’nden DP’ye, ÖDP’ye, DİSK ve KESK’ten demokratik Alevi hareketi örgütlerine, örgütlü demokratik ve sosyalist güçler, bu eylemler içinde halkların cephe birliğini kurmalı. 

Eylemlerde katılan kitlenin temsilcilerinden oluşan halk meclisleri, komiteleri, dayanışmaları ve bağlı görev grupları kurulmaya çalışılmalı. Bu eylemlerin sürekliliği ile karar ve görev mekanizmaları için son derece önemlidir. Süreç içinde yerel yönetici komite ve meclislerin temsilcileri ile antifaşist parti, örgüt sendika ve kitle örgütlerinin bileşiminden oluşacak diktatöre hayır mücadelesinin merkezi koordinasyon ve yönetimini inşa etmek gerekir.

Diktatöre karşı olduğunu söyleyen vekiller, parlamentoyu terkederek halklar içindeki çalışma ve diktatöre hayır hareketinin içinde yeralmalı.

Diktatörün zor ve hilelerine karşı ancak bu meşru ve fiili mücadele yolundan ilerlenebilir. 

Yazarın diğer yazıları