Dinlerin özünde düşmanlık yoktur – Kemal SÖBE

Dinlerin bugün geldiği durum içler acısıdır. Egemen güçler ve paranın gücü tarafından kullanılan bir din/inanç gerçekliğiyle karşı karşıyayız. Dinlerin kökeninde gerçekten düşmanlık var mı? Günümüzde baktığımızda, Müslüman, Hıristiyanı sevmez, Yahudi Müslümanı sevmez. Hıristiyan Müslümanı sevmez. Aynı din içinde bulunan mezhepler, tarikatlar birbirini sevmez. Bir din/inanç, diğerini sevmez, düşmanlık yapar. Dinlerin özüne baktığımızda aslında düşmanlık değil dostluğu, barışı ve kardeşliği görüyoruz. Dinler, insanlık tarihinin ilk toplumsal ıslahat hareketleridirler. Burada öncelikle temel insani değerler önplandadır. Bütün dinlerin hedefinde insani değerler ve insanlık var. Dinler, barışı, eşitliği, yardımlaşmayı ve paylaşmayı esas alır, insanlar arasında ayrıcalıklara, sınıflara, sınırlara, sömürüye, savaşlara karşıdır. Barış, adalet, hak ve hukuk, dinlerin özünü oluşturur.

Bu saydığımız değerlerin olmadığı bir yerde din yoktur, tapınak ve afyon dini vardır. Dinlerin çıkışları, köleliğe, haksızlığa ve insanın insanı ezmesine karşıdır. Dinlerin özündeki bu değerler, mevcut egemen güçler tarafından bir süre sonra yozlaştırıldı, çarpıtıldı, özünden koparıldı. Dinler, yozlaştırıldıktan sonra, saray ve iktidar dinleri haline getirildi, imparatorlukların, egemen çevrelerin yani gücün elinde afyon haline getirildi. Afyonlaştırılmış dinlerin adına işgaller, fetihler, talanlar, savaşlar, ırkçılıklar ve daha ne kadar kötülük varsa yapıldı ve hala yapılıyor. Avrupalılar yüzlerce yıl boyunca Hıristiyanlık adına haçlı seferleri yaptılar. Arapları, Farsları ve Türk halkını temsil ettiğini söyleyenlerde yüzlerce yıl boyunca İslam adına işgaller yaptılar, egemenlik ve iktidar olma savaşları verdiler.

Dinlerin özünde barış ve sevgi olduğuna göre ve dinler, savaşlara ve sömürüye karşı olduğuna göre, dinler adına nedir bu işgaller ve savaşlar, katliamlar? Çünkü gerçek din yok, bitirildi, afyonlaştırıldı. Günümüzde de kapitalizm ve ulus devlet tarafından kullanılıyor. Aslında dinler adına yapılan savaşlar, iktidar olma egemenlik kurma ve güç olma savaşlarıdır. Günümüzde dinler arasında düşmanlıkların olmasının esas nedeni budur. Bu düşmanlıklar aslında tarihsel ve güncel olarak dinleri afyon olarak kullanan egemen çevrelerin kendi aralarındaki iktidar olma savaşları ve düşmanlıklarıdır. İsa’yı çarmıha gerip öldüren Roma/Bizans ve günümüz modern türevleri, devamcıları, İsa’yı (Hıristiyanlığı) temsil etme hakkına sahip değiller. Bir barış dini olan İslam, Emeviler, Abbasiler, Eyyubiler, Memlükler, Osmanlılar ve günümüzün Arap, Fars ve Türkiye egemen güçleri tarafından temsil edilemez. Yahudilikte hakeza günümüz Yahudi sermayesi tarafından kullanılıyor ve yüzlerce yıl boyuncada Ortadoğu ve Roma/Bizans tarafından kullanıldı.

İsa’yı çarmıha gerip öldürenler dönemin Yahudi sermayesi ve Romalılardır ama bugün İsa’ya en çok sahip çıktıklarını söyleyenler Vatikan/Roma/İtalya ve Avrupalı egemen/sermaye güçleri değil mi? İslam barış ve adalet dini olduğu halde, bugün Ortadoğu’da barışın b’si var mı? Bütün dinler özünde barış dinidir ve insani değerleri, barışı, adaleti, eşitliği hedefliyor. Bundan dolayı insanların, dinin ne olduğunu ve ne hale getirildiğini doğru öğrenmeleri gerekiyor. Düşmanlık esasen dinleri kendi kirli emellerine alet eden egemen güçler arasındadır. Bu düşmanlığın temelinde de egemenlik kurma ve iktidar olma var. Dolayısıyla dinler arasında ve halklar arasında düşmanlık yoktur olamaz. Egemen çevreler tarih boyunca, günümüze kadar devam eden egemenlik savaşlarına dinleri ve halkları alet ettiler, düşmanlaştırdırlar. Günümüzde dinler ve uluslar, halklar arasında hala devam eden düşmanlıkların temelinde bu anlattığımız gerçeklikler var.

Yazarın diğer yazıları

    None Found