Direnenlerin fotoğrafları

Rojava, Şengal ve Maxmûr’da çektiği fotoğrafları daha önce bir albümde toplayan Kanadalı Fotoğrafçı Joey Lawrence’ın Süleymaniye’de açtığı sergi, Saddam’ın işkence merkezi ve olan daha sonra müzeye dönüştürülen Emne Sureke’de sergileniyor.

Başur’un birçok yerinde faaliyet yürüten Metro fotoğraf ajansı, 2 Kasım Dünya Rojava Günü’nde Süleymaniye’de bir fotoğraf sergisi açtı. Sergi, diktatör Saddam Hüseyin’in zindan, işkence ve idam merkezlerinden biri olan ve 1992 yılındaki ayaklanmada ele geçirildikten sonra müzeye dönüştürülen Emne Sureke’de açıldı. Sergide Kanadalı Fotoğrafçı Joey Lawrence’ın çeşitli tarihlerde Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’nin birçok yerinde çektiği YPG, YPJ, QSD savaşçıları ile Şengal’de DAİŞ saldırılarından sonra göç eden halkın yaşadığı dram, YBŞ ve YJŞ savaşçıları, DAİŞ saldırılarından sonra Kerkük ve Maxmûr’a müdahalede bulunan HPG gerillalarının fotoğrafları sergileniyor.

Şimdi Erdoğan’a karşı savaş var

Lawrence, serginin açıldığı yer ve fotoğraflara ilişkin olarak, “Şu anda Emne Sureke Cezaevindeyiz. Bu cezaevi Kürt ve Iraklı mahkûmlara yapılan işkencelerle meşhur bir yer. Güney’deki Kürtler kendi devrimlerini yaptılar ve Saddam gibi bir diktatörü devirdiler. Bugün bu duvarlarda asılı olan fotoğraflardaki savaşçılar bir başka diktatöre, Erdoğan’a karşı savaşıyor. Bu savaşçıların fotoğraflarını asmaktan ve Rojava’daki duruma dikkat çekmekten gurur duyuyoruz” dedi.

Geliri Heyva Sor’a

Sergi ve satış için hazırlanan bazı kartpostalların gelirlerine ilişkin de konuşan Lawrence, gelirin Heyva Sor’un olacağını belirtti. Lawrence, “Burada elde edilen para ile Kürt yardım kuruluşu Heyva Sor’a yardım ediyoruz. Heyva Sor benim Rojava’da birçok kez gördüğüm ve bölgede faaliyet gösteren az sayıda yardım organizasyonundan biri. Onlar sivillere yardım sağlıyor ve bu nedenle burada satılan her şey onlara bağışlanacak. Heyva Sor’un çalışanları Türkiye tarafından hedef alınıyor, Türk destekli gruplar tarafından öldürülüyor hatta hava saldırılarıyla vuruluyorlar. Onlar Rojava’nın kahramanları” diye konuştu.

Binlerce kişi ziyaret etti

Metrografi Yöneticisi Ahmed Necim, serginin 11 Kasım’a kadar açık olacağını ve bir haftadır devam eden sergiyi şimdiye kadar binlerce kişinin ziyaret ettiğini söyledi.

Necim, 2 Kasım’da Süleymaniye’de açtıkları bir sergiyle start verdiklerini söyledi. Necim, şunları söyledi: “Rojava’da şimdi zor koşullar yaşanıyor. Saldırılar var. Rojava’yı sahiplenmek için 2 Kasım Dünya Rojava Günü ilan edildi. Biz de o gün bir sergi açarak Rojava’yı sahiplendiğimizi, ona destek olduğumuzu, orada direniş gösterenlerin kimler olduğunu göstermek istedik. Bu sergi ile Kürt gençlerini, sanatçılarını fotoğraflarla olayları anlatmaya sevk etmek istedik aynı zamanda. Joey Lawrence’ın kendisi de burada. Geliri Heyva Sor’a gönderilmek üzere satmak için hazırladığımız fotoğrafları da kendisi imzalıyor.

Joey Lawrence’ın çektiği fotoğraflar aynı zamanda birer sanat eseridir. Sergiyi ziyaret edenler duygularını da dile getiriyor. Ziyaretçilerin birçoğu bu fotoğraflarla Rojava’da direnenlerin, DAİŞ’e karşı savaşanların kimler olduklarını görüyor ve onlara karşı sonsuz sevgi ve saygıları gelişiyor.”

Acı da var umut da

Sergiyi ziyaret eden Pesend Hüseyin adındaki genç kadın, şöyle konuştu: “Sergi başta Süleymaniye ve Başur genelinde yankı yaptı. O yüzden biz de arkadaşlarımızla gelip gezmek istedik. Joey Lawrence, DAİŞ’e karşı savaşan YPG, YPJ savaşçılarının fotoğraflarını çekerek yaşadığı duyguları fotoğrafları ile bize de yaşatmak istedi. En çok dikkatimi çeken, Êzîdîlere ilişkin fotoğraflardı. DAİŞ’ten en büyük zarar gören Êzîdîler oldu. Köyleri, şehirleri DAİŞ tarafından yıkıldı. Evlerine el konuldu. Kızları ve kadınları kaçırıldı. Topraklarından göç etmek zorunda kaldılar. Fotoğrafların içindekilerin hepsinin yüzlerinde, gözlerinde umut var. Örneğin DAİŞ’in elinden özgürleştirilen bir Êzîdî kızının fotoğrafı var. DAİŞ’in elinde kaldığı sürece yaşadığı acılar da var gözlerinde ancak acılardan çok gözlerinden bir umut okunuyor. Fotoğrafların birinde Êzîdî din adamı var. Bu savaş ve yıkım içinde hâlâ gelenek ve göreneklerinden vazgeçmeden inancını yerine getirmeye çalıştığı görülüyor. Bu bir umuttur.”

SÜLEYMANİYE

Yazarın diğer yazıları

    None Found