DİSK kongresini yapıyor

DİSK, üç gün sürecek olan 16. Olağan Genel Kongresi’nin yapıyor. Dün başlayan Kongre’de konuşan Başkan Çerkezoğlu, Kürt sorununun demokratik çözümü başta olmak üzere demokrasinin tüm kurallarıyla işlemesi için omuz omuza yürüyeceklerini söyledi.

Kongre’ye katılarak bir konuşma yapan HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli ise emek ve demokrasi mücadelesini birlikte vermenin zorunluluğuna işaret ederek, şunları vurguladı: “Ne yapmalı sorusunu yanıtını hep birlikte düşünmeliyiz. Yan yana bir mücadeleyi örme zamanı gelmiştir.”

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, seçme ve seçilme hakkının bile tanınmadığı; halkın iradesine kayyumlar atanan, siyasi parti başkanlarının, milletvekillerinin, belediye başkanlarının, gazetecilerin hapiste olduğu koşullara dikkat çekerek, “Demokrasi işçinin ekmeğidir” dedi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK), “2020’lerin DİSK’i Emeğin Türkiye’si” şiarıyla düzenlediği, üç gün sürecek olan 16. Olağan Genel Kongresi, dün başladı. Kongre salonuna “2020’lerin DİSK’İ Emeğin Türkiye’si, Demokrasi, Eşitlik, Dayanışma, Toplumcu bir ekonomi, insan onuruna yaraşır bir çalışma yaşamı” pankartı asıldı. Kongreye DİSK’e bağlı sendikaların genel başkanlarının yanı Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Sezai Temelli, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Elif Bulut ve yönetim kurulu üyeleri, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, HDP ve CHP’li milletvekilleri, uluslararası sendika temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. DİSK Korosu’nun dünya devrim marşlarını seslendirmesi ile başlayan kongrede daha sonra DİSK tarihine ilişkin sinevizyon gösterimi yapıldı.

İktidar krizi yönetemiyor

 Açılış konuşmasını yapan DİSK Genel Sekreteri Cafer Gonca çıkarılan yasalar ile işçilerin kazanımlarının bir bir elinden alındığını belirtti. Adaletsizliğin, açlığın yaygınlaştığı bir süreçle karşı karşıya olduklarını söyleyen Gonca, “İktidar bu krizi yönetme kabiliyetini kaybetmiş durumda. Biz Türkiye işçi sınıfı olarak DİSK’in öncülüğünde bu ceberut anlayışa karşı olan tüm unsurları bir araya getirip, direnmemiz gerektiğine inanıyoruz. Bu iktidarın bu durumdan çıkması mümkün değil, çünkü tünelin ucundaki ışık göründü, bıçak kemiğe dayandı. Bizler bu ülkenin demokrasi, barış ve insanlık için birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Ülkeyi karanlıktan aydınlığa çıkaracak Türkiye işçi sınıfı ve onun dostlarıdır” dedi.

Başka bir Türkiye mümkün

 Gonca’nın ardından konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK kongresinin tek adam rejiminin hakim olduğu bir dönemde yapıldığına dikkat çekerek, “2020’lerin başında dünyanın ve Türkiye’nin bu kritik kavşağında, kapitalizmin, neo liberalizmin yarattığı ağır sonuçlar karşısında işçi sınıfının, emekçilerin yanıtını ortaya koymak için toplandık. 40 yıldır ‘başka alternatif yok’ diyen sermayedarlara karşı, onların siyasal sözcülerine karşı ‘başka bir dünya, başka bir Türkiye mümkün, emeğin Türkiye’si mümkün’ demek için toplandık” dedi.

Omuz omuza yürüyüş

 İşsizliğe, sosyal ve siyasal sorunlara değinen Çerkezoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Seçme ve seçilme hakkının bile tanınmadığı, halkın iradesine kayyumlar atanan, siyasi parti başkanlarının, milletvekillerinin, belediye başkanlarının, gazetecilerin hapiste olduğu, Gezi gibi bir demokrasi şöleninin ağırlaştırılmış müebbetle yargılandığı bir ülkede sınıf mücadelesi, hak mücadelesi veriyoruz. Bu koşullarda bir kez daha altını çizerek söylüyoruz ki ‘demokrasi işçinin ekmeğidir’. Kürt sorununun demokratik çözümü başta olmak üzere demokrasinin tüm kurallarıyla işlediği bir ülke için, yani Emeğin Türkiye’si için omuz omuza yürüyeceğiz.”

Düzenin yıkılma zamanı

Kongrede konuşan HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, köhne düzenin yıkılma zamanı olduğunu belirterek, “Dünyanın her yerinde halklar, emekçiler, gençler, kadınlar, işçiler meydanlarda. Bağdat’tan Beyrut’a, Ekvator’dan, Cezayir’e, Şili’ye kadar. Şili’de kadınlar, emekçiler bağırıyor; neo liberalizm Şili’de doğdu, Şili’de öldüreceğiz, diyorlar. İnanıyorum ki Türkiye’de yükselecek emek ve demokrasi mücadelesi bu köhne düzenin sonunu hızlandıracaktır” dedi.

 Mücadeleyi ortaklaştırmalıyız

 Emek, demokrasi mücadelesini ortaklaştırmanın gerektiğine vurgu yapan Temelli, toplumsal emek zemininde bir sınıf mücadelesi anlayışıyla toplumsal örgütlülüğü hep birlikte var etme çağrısı yaptı. “Saray’da var ettikleri kara delik bütün haklarımız yutmaya devam ediyor” diyen Temelli, konuşması şöyle sürdürdü: “Bu ülkenin bütün zenginlikleri ortak zenginliklerimiz, yani hakkımız bu şekilde gasp ediliyor. O Saray’ın kara deliklerine taşınıyor. Yetmiyor, müteahhitlerine, damatlarına, yandaşlarına, silah tüccarlarına. Her seferinde daha fazla kaynak, daha fazla sömürü, daha fazla yoksulluk ile karşı karşıya kalıyoruz. Bu düzeni sürdürmenin yegane yolu olarak da şiddet ve savaştan başka bir şey yok ellerinde.”

2 milyon çocuk işçi var

 Türkiye’de 2 milyon çocuk işçi olduğuna dikkat çeken Temelli, 4 + 4+ 4 eğitim sisteminin çocuk işçiliğini genelleştirirken, bir taraftan da çocuk evlilikleriyle topluma başka bir zulmü dayattığını ifade etti. Kadın istihdamına katılım oranının yüzde 30 olduğunu söyleyen Temelli, “İstihdama katılan kadınlar ise ciddi bir sömürüye maruz kalıyor. Büyük bir adaletsizlik vardır. Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri sokaklarda kol gezerken kadına dair sömürü fabrikalarda, iş yerlerinde aşırı boyutlara ulaşmıştır. Sadece geçen yıl 449 kadın öldürülmüştür” ifadelerini kullandı.

Kayyum cumhuriyeti

 Temelli, “Kayyumla bir yandan siyasi irademizi, bir yandan özlük haklarımızı gasp ettiler Bu düzeni ayakta tutmanın yolu da şiddet, savaş, Kürt düşmanlığı, kayyum rejimi. O yüzden bir yerde kayyum varsa bilin ki orası kayyum cumhuriyetidir. Bu kayyum cumhuriyetinden hep birlikte kurtulmalıyız. Bizim belediyelerimize kayyum atandıklarında ilk yaptıkları şey çalışanları işten atmak oldu. Kayyumun ilk yaptığı şey özlük haklarını yok etmek, insanların hakkını gasp etmek oldu. Kürt halkı, Türk halkı ile Türkiye’de yaşayan 72 millet bir arada bu savaş politikalarına karşı yan yana barış siyasetini üretecektir. Bunu hayat geçirmek zorundayız. Emek ve demokrasi mücadelesini birlikte var etme zamanı gelmiştir” şeklinde konuştu.

Bir an önce iktidardan kurtulmalı

Mevcut iktidardan kurtulmanın zamanının geldiğini vurgulayan Temelli, şunları keledi: “Yan yana bir mücadeleyi örme zamanı gelmiştir. Bugün Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şey bir an önce bu iktidardan kurtulmaktır. Bunu başarabiliriz. Farklı farklı mücadele alanlarında bütün farklılarımızla tüm dünyada olduğu gibi bir mücadele yükseliyor, bunu eylemselliklerle hayata geçirmeliyiz. Umut büyüktük, şimdi bu umutla iktidarı inşa etme zamanıdır. Üreten bizsek yöneten de biz olmalıyız. Ne yapmalı sorusunu yanıtını hep birlikte düşünmeliyiz Toplumsal emeği sokak sokak iş yeri işyeri örgütlemeliyiz. Hepimizin yolu açık olsun.”

İSTANBUL

Yazarın diğer yazıları

    None Found