20.5 C
Berlin
Çarşamba, Ağustos 21, 2019
Ana Sayfa Dizi Sayfa 219

Dizi

Devrimimizi savunuyoruz

Cindirês’in her yerinde bir seferberlik durumu yaşanıyordu. Halk Meclisi’nin ve YPG’nin önündeki meydan ve caddeler boyunca insanlar toplanmış kendilerine bir görev verilmesini istiyor. Yaşlı, kadın, genç, çocuk demeden insanlar gelip orada devrim için bir şeyler yapmaya, saldırılara karşı bir yerde görev almak için kuyrukta bekliyorlardı.

Kavram olarak egemenlik

Egemenlik, devletle özdeşleşmiş bir olgudur. Toplumsal alanı düzenleme amacıyla gerekenlerin uygulanmasını sağlama amacıyla siyasal yetkiye kavuşturmadır. Egemenlik, devleti meşrulaştırmak amacıyla hukuksal ilkelere dayandırılıp işlevsel kılınmasıdır. Özcesi egemenlik, iktidarın ve devletin toplumlara yedirilmesi amacıyla hukuk ve yasalar yoluyla perdelenmiş gerçekliktir.

Kültürel soykırımcıların ruh hali

Türk devleti cumhuriyet tarihi boyunca gazeteciler ve yazarlar, Kürtler başta olmak üzere diğer farklılıkların asimile edilip kültürel soykırıma uğratılması için özel rol üstlenmişlerdir. Özellikle Kürtlere karşı uygulanan kültürel soykırımın özel savaş elemanı gibi çalışmışlardır. Zaten devlet tüm gazetelere bu kültürel soykırım konusunda genelgeler göndermiştir.

Braudel, Frank, Bookchin Wallerstein ve Öcalan

Braudel, Frank, Bookchin ve Wallerstein gibi bilim insanları daha çok modernist sosyal bilimlere alternatif geliştirme istemleri ve çalışmalarıyla bilinirler. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ise İmralı’da yazdığı “Savunmaları“nda, politik-pratik önermeler ve yaratıcı kavramsallaşmalara yönelerek sosyal bilimlere devrim niteliğinde katkılarda bulundu.

Derslerle dolu bir seçim

“Bu seçimde bize göre Kürtler kazanmıştır. Çünkü Kürtlerin oyları artık görülür bir hale gelmiştir. İkincisi ise sadece Kürtler değil, Kürtlerin dostları da bu seçimde iyi çalışmıştır. Türkiyeli devrimci demokratlar, Aleviler, Asuriler, Anadolu coğrafyasından gelen bütün farklı kesimler bu seçimlerde ortaklaşma yaratmışlardır. Bu da çok önemli.”

Ajanlaştırma kurumu YİBO’lar

YİBO’ların çoğunun Kürt illerinde yoğunlaşması sonucu, savaş savunucularına okul kapatmanın, köy ve mezraları boşaltmanın, göçe zorlamanın şartlarını sağlamıştır. Çıkışında masum ve halkçı görünen YİBO’lar, asimilasyonun, süreç içinde ise savaş politikalarının aracı olmuşlardır.

Cehennemin sırat köprüsündeki halk: KÜRTLER

Beyaz Türklerin Kürdistan’ı İngiliz ve Fransız sömürgeci yönetimleriyle yeniden dört parçaya bölmesi, Kürdistan coğrafyasına yönelik komplocu bir darbedir. 1925’teki Şark Islahat Planı’yla ise Kürt gerçekliğini tümüyle tarihten silmek, Kürtlerin vatanı yok sayılmak istenmiştir.

Varlık ve anlam birlikteliği

Kapitalizm ve Ulus-devletçi sistemin geliştirmiş olduğu asimilasyon ve soykırım sistemi milyonlarca insanı yurtsuzlaştırdı, milyonlarca insanı kültürlerinden, öz’lerinden uzaklaştırarak kendi ülkelerinde yabancı bir duruma getirdi. İnsanlar kimliklerini kusup unutsunlar diye aklın sınırlarını zorlayan zulümler yapıldı.