Doğu’da ırkçılar iktidara gözünü dikti

1 Eylül’de Doğu Almanya’nın iki eyaleti Sachsen ve Brandenburg’da eyalet seçimleri olacak. Aşırı sağcı AfD’nin oy oranındaki büyük artış, Doğu Almanya’da toplumsal yapı ve Sol Parti’nin durumunun sorgulanmasını da beraberinde getiriyor.

FEHMİ KATAR / BERLİN

Nazi Almanyası’nın yıkılışından beri ilk defa açık bir şekilde ırkçılık yapan Almanya için Alternatif Partisi (AfD), 1 Eylül’de yapılacak olan Sachsen ve Brandenburg eyaletlerindeki seçimlerde birinci parti olabilir. Sol Parti’nin (Die Linke) kalelerinden olan Doğu Almanya’daki seçmenlerin aşırı sağa evrilen oyları, seçimlerin en çok tartışılan konularından biri.

Irkçı Nazi NPD’nin kitleselleşerek başarı kazanmış versiyonu olan AfD, alacağı yüksek oya rağmen koalisyon için ortak bulamayacağı için özellikle de Sachsen eyaletinde hükümeti kurmak için oldukça zorlanacak.  Avrupa Parlamentosu seçimlerinde iki eyalette de birinci olan AfD’nin her iki eyalette de yeni bir başarıyı yakalaması durumunda hükümet ortakları Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile Sosyal Demokratlar (SPD) arasındaki tahribatın daha da derinleştirmesi bekleniyor.

İki hafta öncesine kadar da yapılan anketlere göre AfD iki eyalette de birinci görünüyordu. Son yapılan anketlerde ise şaşırtıcı bir şekilde bir şekilde CDU, SPD ile baraber iktidarda olduğu Sachsen eyaletinde, SPD’de de Sol Parti ile beraber yönettiği Brandenburg eyaletinde AfD’nin önünde görünüyor.

Sachsen’da CDU 30 yıl sonra iktidarı kaybedebilir

Berlin Duvar’nın yıkılışından beri Sachsen eyaletinde birinci parti olarak iktidarda olan CDU, ilk defa bu ünvanını kaybedebilir. Kimi anketlerde AFD ile başabaş hatta son iki haftada oyunu arttırarak önüne geçtiği söylenirken, kimi anketlerde ise AFD halen birinci parti görünüyor.

CDU, 2014 seçimlerinde yüzde 39,4 oy alarak, yüzde 13,2’lik oy oranına sahip SPD ile eyalet hükümetini kurmuştu. Michael Kretschmer’nın başbakanlık yaptığı hükümetin bu seçimlerde tekrardan kurulması ise neredeyse imkansız. Zira yapılan anketlerde CDU yüzde 10 oy kaybı ile yüzde 30 bandlarında gezinirken, hükümetin diğer ortağı SPD ise seçim barajı olan yüzde 5’in sadece yüzde 2’lik oranla üstünde görünüyor.

Bu durumda çoğunluk hükümeti oluşturamayan CDU/ SPD yerine, küresel ısınmayla ortaya çıkan hareketlerin oluşturduğu rüzgarı arkasına alarak yakaladığı çıkış ile bu eyaletlerde oylarını ikiye katlayan (yüzde 12) Yeşiller ile birlikte CDU-SPD-Yeşiller koalisyon hükümetini oluşturabilir.

AfD’ye bu eyalette en çok seçmen kaptıran Sol Parti de düşük bir ihtimal de olsa Sachsen’da SPD-Sol Parti-Yeşiller hükümetinin ortağı olabilir. Fakin bu üç parti yeterli çoğunluğu yakalayamadığı için iki sağ partinin çoğunluk muhalefeti oluşturacakları bir mecliste azınlık hükümeti kurmaları çok şans verilen bir olasılık değil.

Yüzde 5’lik barajı zorlayan liberal FDP de tekrar Parlamento’ya girerek hükümet ortaklarından biri olabilir.

Brandenburg’ta sol hükümet sallantıda

Brandenburg eyaletinde de CDU yerine SPD düşünüldüğünde nerdeyse eşdeğer bir durum var. Berlin duvarınının yıkılışından beri bu eyalete iktidarda olan SPD’yi 2004 yılından bu yana belki de en kötü seçim sonuçları bekliyor. Sol Parti ile beraber eyaleti yöneten Sosyal Demokratlar, 2004 yılında aldığı yüzde 31,9’luk oy oranında yüzde 10 gibi yüksek oy kaybederek yüzde 21 bandında geziniyor. Yapılan son anketlere göre aşırı sağcı AfD de SPD ile aynı oyu alıyor. CDU yüzde 17 oy ile 3’üncü sırada, Sol Parti yüzde 15, Yeşiller ise yüzde 14 oy oranı ile dördüncü ve beşinci olacakları tahmin ediliyor. Yüzde 5 bandında gezinen liberal FDP’nin barajı aşması bir süpriz olacak.

2014’ten beri Brandenburg eyaletini yöneten SPD- Sol Parti (Die Linke), bu seçimlerde koalisyona ya Yeşiller Partisi’ni  ortak edecek ya da ikisinden biri muhalefete geçecek diğeri ise Hristiyan Demokratlar, Yeşiller ile birlikte koalisyon hükümetinin ortağı olacak.

Öte yandan Brandenburg’da da Sachsen’da olduğu gibi AfD’nın içinde olduğu bir koalisyon hükümeti dışında bütün koalisyon varyasyonları mümkün. Bu seçeneklere Sol Parti ve sağcı iktidar partisi CDU’nun içinde olacağı koalisyon da dahil.

Doğu Almanya ırkçılığa neden kayıyor?

1 Eylül’de Doğu Almanya’da yapacak olan seçimlerde en çok tartışılan konulardan biri de kuşkusuz sosyalist geçmişe sahip olan Doğu Almanya’da nasıl oluyor da ırkçı bir parti bu kadar yüksek bir oy alabiliyor?

Buna yol açan faktörleri 5 maddede sıralayabiliriz:

  • Doğu Almanya, Batı Almanya’ya göre kendini politik olarak çok daha zayıf görüyor. Yapılan anketlere göre Doğu Almanların yüzde 28’i demokrasiden şikayetçi olurken, bu oran  Almanya’nın batısında sadece yüzde 15.

AfD’de Almanya’daki demokratik süreçlere saldırarak, bu şikayetçi olan kesimin oyunu devşiyor.

  • Doğu Almanlar kendilerine sırt çevrildiğini düşünüyor. Doğu Almanya’daki 30 yıl sonra bile halen ortalama işlerde çalışanların yüzde 67’si Batı Almanyalı. Doğu Almanya’da aylık gelir, Almanya’nın ortalamasının 730 euro altında. Bu gelir eşitsizliğinden dolayı Doğu Alman gençlerinin çoğu Almanya’nın batısındaki metropollere göç etti.
  • Batı Almanya’da katolikler CDU’yu, endüstride çalışanlar ise SPD’yi seçiyor. Ancak böyle bir gelenek Doğu Almanya’da yok. Doğu Almanya’da seçmenler çok daha değişken olabiliyor. Bunda da en çok gençlikte, futbol ve müzik taraftarları arasına aktif olan olan sağcıların etkisi var.
  • Doğu Almanya’daki yabancı düşmanlığı Doğu Almanya’da daha yaygın.
  • En belirgin nedenlerden biri de küreselleşmeyle beraber aile, dernek, köy ve kilise gibi geleneksel toplum yapılarında oluşan değişikliklerin toplumda yarattığı güvensizlik.

Bu teze göre Doğu Almanya gibi asgari de olsa sosyalist dünya görüşüne inanan, önüne bir ideal koyan toplum, sürekli gelişme halinde olan küreselleşme karşısında bir boşluğa düştü. Diğer yerlerde olduğu gibi din Doğu Almanya toplumu için bir şey ifade etmediği gibi bir seçenek de olmadı. Bunun yerini de aşırı sağcılar, ırkçılıkla bu ruhsal boşluğu doldurdu.


Sol Parti seçmenini AfD’ye kaptırdı

Daha önce Sol Parti’yi destekleyen hiç de azımsanmayacak Doğu Almanyalı seçmen,  AfD’ye geçti.

Peki bir sol parti seçmenlerini neden aşırı sağcı bir partiye kaptırdı?

Baskın düşünceye göre Berlin Duvarı’nın yıkılışının ardından sistem karşıtlarının sesi olan Sol Parti artık sisteme dahil olmuştu. Bundan dolayı da seçmenini AfD’ye kaptırdı. Doğu’da 3 eyalette hükümet ortağı olan Sol Parti, sisteme entegre bir parti olarak görülüyor. Seçmen partinin elle tutulur bir politika üretmediğini de düşünüyor. Almanya’da sosyal eşitsizliğin en büyük mağduru olan Doğu Almanlar, göçmenleri bütün sorunların kaynağı olarak gösteren AfD’ye yöneliyor.

Doğu Almanya Temsilcisi olma iddiasındaki AfD, yer yer Sol Parti (Die Linke) ile nerdeyse aynı söylemlerde bulunuyor. Bunlardan biri de Sol Parti’nin iki Almanya’nın birleşmesinden sonra 1990’da Doğu Almanya’ya ait 8 bin devlet kuruluşunu özelleştirme amacıyla kurulan Treuhandanstalt (THA, Treuhand) ile ilgili soruşturma komisyonu kurulması önerisinin aynısını AfD seçim propagandası olarak kullanıyor.  AfD’nın sol ile benzeşen diğer argümanları ise elitlere ve küreselleşmeye karşı geliştirdiği söylemler.

AfD, dar gelirli ve eğitim almayan seçmenlere ulaşmada Sol Parti’den daha aktif. Sol Parti’nin en büyük destekçileri ise eğitimli şehirli genç üniversite mezunları.

Bu kesime de tümüyle hakim olduğu söylenemez zira üniversiteli gençler konusunda da Sol Parti Yeşiller ile rekabet halinde.

Küresel ısınma, anti faşist mücadele, göç politikası gibi argümanlar da hem Yeşiller hem de Sol Parti tarafından kullanılan argümanlar. Bundan dolayı Sol Parti bazı seçmenlerini de Yeşiller Partisi’ne kaptırdı.  Sol Parti’ye seçmen ve bölge kaybettiren bir faktör ise uzun süreden beri süren parti içi çatışma ve çelişkiler. Sonuç olarak bütün bunlardan dolayı kendisini bir nevi ‘üvey evlat’ olarak gören Doğu Almanlar, aşırı sağcıların kucağına itildi.

Aydın ve entellektüeler de büyük şehirlere veya Almanya’nın batısına göç edince de Doğu Almanya’da ırkçılara at koşturabilecek bir alan açıldı.

Öyle olmasaydı, Doğu Almanya’da hiç de azımsanmayacak bir göçmen kitlesi olmasına rağmen aşırı sağcılar Doğu Almanya’da bu kadar etkili olmayabilirdi.

Yazarın diğer yazıları

    None Found