Dört yüreğin destansı direnişi – Jindar ŞÎLAN

Dört büyük yüreğin direnişi, 27 Kasım gününde yazıldı tarihin sayfalarına. Özgürlüğü filizlendiren, mücadeleyi yükselten bahar gülüşlü kahramanlar yazıldı. Nasıl cesaretlice savaşılır, nasıl namerde karşı durulur, nasıl direniş şarkısıyla anlamlı kılınır yaşam hepsini gösterdi 4 onurlu savaşçı. Halkımızı ölüm sessizliğinden uyandıran, varlığımızın diriliş günü olan tarihi 27 Kasım’da destan yazdı güneşin ve ateşin çocukları. Yaşamı uğruna ölecek kadar seven ve bunun için sonsuzluğa doğru yol alırken direniş şarkısını dilinden düşürmeyen 4 kahraman oldular. Adı Dicle, adı Serdem, adı Sorxwîn, adı Mazlum olan yiğitler. Her biri ayrı bir güzellikte, ayrı bir ahenkte kendini var etti Dersim’in asil topraklarında. Nakşettiler direnişlerini her bir taşa, çiçeğe, ağaca, dağa hem de kök salarcasına nakşettiler.

PKK’de uzun yıllar mücadele ederek kendini kor bir ateş haline getiren Heval Dicle küllerinden yeniden yarattı kendini. Haksızlığa karşı boyun eğmez kişiliği, çelikten iradeli duruşuyla herkeste hayranlık uyandıran yılmaz militan kadın duruşunu oluşturdu. Bilge insanı anlamak ve uygulamak için öğrendi, çabaladı emek verdi. Yoğurdu yüreğini ve beynini bin yılların köleliğine karşı özgürlük aşkıyla. Özgürlük felsefesinin neferi haline getirdi kendini. Bilinç ışıklarıyla donattı ruhunu. Ve Dicle anlam oldu, anlam da Dicle de varlık buldu.

Dersim’in yiğit evladıdır Heval Serdem. Karadeniz’in zorlu koşullarında gerillalık yapan fedai bir kişiliktir. Büyük komutan Celal yoldaşın savaştığı dergahta mücadelemizi büyüten hakikat savaşçısıdır Heval Serdem. Tarihin lanetlenmiş yaşamına karşı Önder Apo’nun aydınlattığı özgürlük çağının en saf yüzüdür. Zalimin zorba dayatmalarına kafa tutan asi bir yürek, celladını korkutan cesaret abidesidir. Ruhunun gıdasını Kemallerden, Hakilerden aldı. Yaşamı şiir tadında sevdiği gibi en güzel duyguları, hissedişleri yoğun bir şekilde yaşardı. Ve bu sevgi yoğunluğuyla aktı yoldaşlarının yüreklerine. Herkeste kalıcı bir iz bıraktığı gibi yoldaşlık sırrına eren hakikat sembolü oldu.

Genç yaşta arayışlarının peşinden yol alıp Kürdistan dağlarıyla buluşan kızıl yıldızımız Sorwxîn nice güzelliklere tanık oldu gerilla yaşamında. Gerillalığın zorlukları karşısında güçlendirdi bedenini, yüreğini ve iradesini. Dağların esrarengizliğini, güzelliğini, huzurunu sevdi. Yoldaşlarının sıcaklığındaki şefkati gördü ve yaşama bağlandı. Bilge insanı tanıdı, tanıdıkça kendini buldu. Kendi hakikatinin farkına vardıkça Önder Apo’yu tanıdı. Çelişkilerinin, sorgulamalarını cevabını bilge insanın özgürlük felsefesinde gördü. İnsan olmanın, kadın olmanın güzelliğini hissetti, yaşadı. Ve Heval Sorxwîn 4 yıllık gerillalık pratiğini dolu dolu yaşarken tıpkı Ali Çiçek gibi ölümsüzleşti….

Amed dağlarından Dersim’e yol alan Heval Mazlum 2015 yılında PKK dergahının dervişhane yaşamına katıldı. PKK’nin büyük şehitlerinden olan Mazlum Doğan’ın ismini aldı. Mazlum gibi dolu dolu yaşamak, Mazlumca mücadele etmekti tek gayesi. PKK yaşamına çok çabuk alıştı Heval Mazlum. İstekli, mütevazi, saygılı yaklaşımlarıyla olduğu ortamda dikkat çekti. İçtenliği, sadeliği, dürüst yaşamıyla tüm arkadaşların gönlünde taht kurdu. Herkes Mazlum’u sevdi Mazlum’da yoldaşlarının en sevilen yüreği oldu.

4 onur savaşçısına tanık oldu tarih, zaman ve evrenin her canlısı. Bir 27 Kasım gününde kavganın güzelliğinde kendini yaratanlara tanık oldu. Haksızlığa karşı başkaldıran özgürlük fedailerinin direnişlerine tanık oldu. Şahitlik etti Zel Ana, Düzgün Baba ve dokuz kayalar. Tüm doğa pür dikkat izledi bu savaşın amansız demlerini, kahramanların dilinden dökülen ‘direniş zafere teslimiyet ihanet götürür’ şarkısına tanıklık etti. Yoldaşlarımızın şarkısı Harçık vadisini inletti. Dalga dalga yayıldı dağların doruklarına, geçit vermez uçurumlarına, peşi sıra dizilen gür ormanlarına. Ve oradan da bıraktı kendini Harçık suyuna. Harçık suyu süzüldü usul usul tüm yaşanmışlıkların içinden. Birleşti asi ve coşkun Munzur suyuyla. Munzur coştu, coştukça hırçınlaştı Ve direniş şarkısı dağıldı ülkemizin dört bir yanına…

Dicle Helin (Naciye İlbasan); Haksızlığa karşı boyun eğmez kişiliği, çelikten iradeli duruşuyla herkeste hayranlık uyandırdı.

Serdem Jiyan (Bilal Serhat Sarıtaş); Herkeste kalıcı bir iz bıraktığı gibi yoldaşlık sırrına eren hakikat sembolü oldu.

Sorwxîn Botan (Kader Bilen); Genç yaşta arayışlarının peşinden yol alıp Kürdistan dağlarıyla buluşan kızıl yıldız.

Mazlum Andok (Mazlum Kaymaz); Mazlum gibi dolu dolu yaşamak, Mazlumca mücadele etmekti tek gayesi…

Yazarın diğer yazıları

    None Found