Dünya Kadınları yürüyor!

Fransa Gündemi

Fransız kadın örgütleri 8 Mart etkinliklerine hazırlanıyor. Kadın örgütleri geçtiğimiz yıllarda Fransa’da bir bakanlığın oluşturulması ve Kadın Hakları Bakanı Najat Vallaud Belkacem’in konuya dair çabası nedeniyle bir nebzede olsa değişim yönünde umutlanmıştı. Belkacem, hükümet değişikliği ile Eğitim Bakanlığı’na getirildi. Hükümetin kadına dönük haklar konusundaki başlatmış olduğu mini çaba ise rafa kalktı. Böylelikle, 66 milyon Euroya mal olan Belkacem planı olarak bilinen, kadınlara daha çok sığınma evi, acil yardım telefonu, hukuki ve psikolojik destek ve şiddet uygulayan eşe daha ağır cezalar getiren yasal düzenlemeler kısmi olarak hayata geçirilirken, planın devamı gelmedi. Şimdi kadın kurumları hükümetin verdiği sözleri tutması için bir kez daha 8 Mart alanlarında haykıracak!

Kadın Hakları Bakanı Najat Vallaud Belkacem tarafından hazırlanan ve hükümete sunulan 3 yıllık plan ile Fransa’da aile içi şiddete karşı ciddi bir savaş planlanıyordu. İki yıl önce düzenlemeler gündeme geldiğinde meclis kürsüsünden dönemin bakanı, "her yıl 10 bin kadın tecavüz iddiasıyla suç duyurusunda bulunuyor" açıklamasını yapmıştı.

8 Mart öncesi Fransız İstatistik Kurumu INSE’nin kadınlara dair yayınladığı rakamlara bakıldığında hükümetin son iki yılda geliştirmeye çalıştığı planın çokta işlemediği ortaya çıkarıyor. Kadınlar da çok iyi biliyor ki yasaların olması, uygulandıkları anlamına gelmiyor. Son iki yılın rakamlarına göre Fransa’da 2013- 2014 yıllarında toplam 1 milyon 675 bin kadın fiziksel, cinsel ve psikolojik baskıya maruz kalmış. Yine son iki yıl içerisinde 157 kadın aile içi şiddet nedeniyle yaşamını yitirmiş.  INSE rakamlarına göre yılda 245 bin kadın aile içi şiddet görüyor.

Kadın örgütlerinin büyük mücadelesi sonucu Fransa’da yasal düzenlemelerle kadına dönük şiddetin ihbar edildiği bir telefon hattı mevcut. Ama telefondan sonraki aşama yine istenilen şekilde işlemiyor. Kadınlar karakola başvurduğunda, şiddet hafif de olsa, polise eşi yoklama zorunluluğu getirildi ama pratikte bu durum karakolların keyfine bırakılmış. Çoğu polislik ‘işlemsiz suç duyurusu’ uygulaması dahilinde başvuruları değerlendirip kadınları yeniden şiddete maruz bırakacak ortamı örgütleyen kurumlara dönüşmüş.

Hükümetin; şiddet kurbanı kadının, sığınma evine gitmesi, çocuklarının bakımı gibi her türlü işlemini kolaylaştırmak için karakol ve jandarma birimlerinde sosyal uzmanlar sayısında düşündüğü artış ise ülkedeki krize kurban gitti. Bu alanda halen yeterli eleman bulunmuyor. 2017 yılına kadar 1650 yeni kadın sığınma evi projesi de kriz nedeniyle ertelenen bir diğer proje olarak ortada duruyor.  

Kadın kurumları hükümetin belli bir planlama dahilinde gerçekleştirmeye çalıştığı projeyi tam destek sunmuştu. Ama hükümet kadın haklarını da krize kurban etti. Söz konusu talepleri yineleyen Fransız kadın örgütleri, adil ve eşit çalışma koşulları, aşırı sağcı ve gericiliğe karşı, şiddetin en ağır biçimde cezalandırılması vb taleplerle Pazar günü Fransa çapında sokaklarda olacak.

Sergiledikleri tarihi direnişle kadın özgürlük mücadelesi tarihine not düşmeye devam eden Kürt kadınları, 8 Mart’ta alanlara çıkmaya hazırlanan kadınları "tüm dünya kadınlarının özgürlüğü için savaşıyoruz" diyerek selamladı ve kadınlara öz savunmalarını geliştirme çağrısında bulundu. Bu yıl dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Fransa’da da kadın kurumları, Kürt kadınının bu çağrısıyla 8 Mart’ta alanlara çıkacak. 8 Mart günü "Kobanê’nin özgürleşmesi kadın zaferidir ve bu zafer dünya kadınlarının zaferidir" diyen onbinler aynı anda alanlarda olacak ve her inaçtan, her renkten kadın; yaşam ve gelecek umudunu haykıracak. 

Bu nehre yüreğini katan bütün kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum!

Yazarın diğer yazıları