Sadece oy kullanmıyoruz…

Türkiye ve Kürdistan’da esen seçim rüzgarı, Avrupa’da da başladı. Demokratik koşullar altında gerçekleşmeyecek olan 24 Haziran seçimlerine yönelik elbette şimdiden algı yönetimi de başlamış durumda. Seçmenin aklını karıştırmak adına her türlü propaganda yapılıyor.

Edirne cezaevinde tutuklu bulunan HDP Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş Avrupa’daki seçmenlere, “Seçim dönemlerinde de yurt dışındaki halkımıza önemli bir rol ve misyon düşüyor. Seçim kampanyasını örgütlemek, sadece seçmeni sandığa götürme çalışmasından ibaret değildir. Seçim kampanyasını örgütlemek, aynı zamanda güçlü bir örgütlenme, propaganda ve diplomasi çalışmasıdır. Seçim çalışmalarını büyüterek sürdürmek, yurtdışındaki halkımızın kendi arasındaki dayanışmasını, kenetlenmesini ve sahiplenmeyi de artıracaktır“ mesajını gönderdi.

Demirtaş’ın da belirtiği gibi, seçim kampanyasını örgütlemek, aynı zamanda güçlü bir örgütlenme, propaganda ve diplomasi çalışmasıdır. Bu süreçte yapılacak seçim çalışmaları salt seçmenlerin mobiliyetini sağlamak üzerinden yapılamaz. Zira bloklar tarafından dışlanıp, yalnızlaştırılmak istenen HDP kitlesinin bundan çok daha fazlasına ihtiyacı var. AKP’nin dizaynına epey kafa yorduğu, itaat kültürüyle şekillendirmek istediği sistemin önündeki tek ciddi muhalefet HDP. Dolayısıyla bu muhalefetin daha güçlü bir dinamizme dönüşmesi gerekiyor.

24 Haziran seçimlerine giderken manzaraya baktığımızda HDP yalnızlaştırılarak baraj altına itilmek isteniyor. Muhalefet  görevini bugüne kadar yerine getiremeyen partilerin sorumluluğunu da alan HDP, malum nedenlerden dolayı sistemin ve ona hizmet eden partilerin hedefinde ve elbette ki istemeyen ilan ediliyor. Eşit koşullardan yoksun, demokratik şartlarda yapılmayacak olan bu seçimler elbette demokrasi mücadelesi için sadece bir araç. O nedenle seçim çalışmalarının tek hedefi oy toplamak olmamalı. Çalışmaları devamlılığa evriltecek, sürekliliği esas alan, demokrasi cephesinin temellerini inşa edecek, tüm ötekileştirenleri kapsayacak bir çalışma dayatıyor kendini.

***

Almanya’da seçim etkinlikleri, seçimlere 3 ay kala yapılamıyor. Dolayısıyla AKP Almanya’da herhangi bir etkinlik gerçekleştiremeyecek. Bu kararı demokratik bulmayan AKP, Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet yetkililerinin 24 Haziran seçimleri vesilesiyle Almanya’da kampanya düzenlemeyi planlamadığını bildirdi. Elbette Almanya’nın bu kararını demokratik bulmak mümkün değil. Fakat Türkiye’de seçim şartlarını esas aldığımızda, AKP’nin Almanya’ya eleştiri yöneltme hakkını düşünmemiz gerekiyor.

Avrupa’da yasak olan Erdoğan, 20 Mayıs’ta Bosna Hersek’e giderek Avrupa’daki seçmen kitlesine hitap etmeyi planlıyor.

Almanya’nın bu yasağı koyması, AKP aleyhine bir siyaset güttüğü anlamına gelmiyor elbette. Hali hazırda Almanya Dışişleri Bakanlığı AKP örgütlenmesinin önemli kurumlarından biri olan DİTİB ile ilişkilerini sürdüreceklerini açıkladı.

Alman İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Stephan Mayer, “DİTİB’den bazı imamların Türk hükümeti için casusluk yaptığı suçlamaları DİTİB’le bundan sonra bütün işbirliğinin sona erdirilmesi için bir gerekçe teşkil etmiyor” dedi. Geçen haftalar da da casusluk iddialarına rağmen, Alman hükümetinin geçen yıl Türkiye’den 350 imamın gelmesine onay verdiği ortaya çıkmıştı. Hatırlarsanız geçen seçimlerde DİTİB’e bağlı imamlar Diyanet’e bağlı memurlar oldukları gerekçesi ile sandık başkanı olmuşlardı. İmamların sandık başkanı olduğu bir atmosferde oylar kullanılmıştı.

***

Almanya’da oy verme işlemleri 7 Haziran’da başlayacak 19 Haziran’da son bulacak. 13 merkezde kurulacak sandıklarda oy verme işlemi gerçekleştirilecek. Tabii öncesinde kayıtlı olmayan seçmenlerin, 12 Mayıs’a kadar kayıt işlemlerini yaptırmaları gerekiyor.

Oy kullanacak her bir bireyin kendisini sorumlu hissederek kayıtlı olup olmadıklarını kontrol etmesi ve oy verme işlemine kadar bu duyarlılıkta çalışması önemli. 1 Kasım 2016’da yapılan seçimlerdeki rakamları tekrar hatırlatalım: AKP yüzde 59.7, HDP yüzde 15.93, CHP yüzde 14.78, MHP ise yüzde 7.47 oranında oy aldı. Oy oranlarını değiştirmek elbette mümkün. Oluşan sinerjiyi tüm kesimlere ulaştırarak bir kampanya yürütmek gerekiyor.

Muhalifleri kriminalize eden, Türkiye ile silah başta olmak üzere ticari anlaşmalarını devam ettiren, AKP kurumlarına göz yuman, yasaklama politikalarında Türkiye’ye özenen Almanya’da bu temelde bir çalışma yürütmek, örgütlü bir mücadele yaratmak artık daha da önemli. 24 Haziran seçimleri bu gücü göstermek için bir fırsat. Artık tamam demenin zamanı geldi…

ELİF SONZAMANCI

Yazarın diğer yazıları