Emekçiler haklarının peşinde

Hollanda’da işçi ve emekçiler, 28-29 Mayıs tarihleri arasında emeklilik yaşının 66’da tutulması ve sosyal hakları için genel greve gitti.

Ali SOLMAZ* / HABER/ANALİZ

Hollanda’da 28 -29 Mayıs tarihleri arasında başta ulaşım ve metal sektörü olmak üzere temizlik, itfaiye, güvenlik, sağlık, eğitim ve diğer bütün sektörlerde onbinlerce işçi ve emekçi FNV ve CNV adlı işçi sendikaları öncülüğünde emeklilik yaşının 66’da tutulması ve sosyal bir yaşam için genel greve gitti.

Ulaşım sektöründeki emekçilerin yüzde 90’nı greve katılarak sembolik olarak 66 dakika hayatı durdurdu. Diğer sektörlerde de ciddi katılımlar sağlandı.

18 Mart’ta da emekçiler greve gitmiş ancak bir Türk dinci gericisinin saldırısı, o günkü genel grevi gölgelemişti. Hükümet bu cinayet ve talihsiz olayı fırsat bilip bir çok ilde toplu gösteri ve bir araya gelmeyi ‘güvenlik’ gerekçesiyle yasaklamıştı.

Hükümet bu konuda hiçbir girişim ve görüşme talebinde bulunmadı. Aynı gün sendikalar, 29 Mayıs 2019’da daha güçlü eylemlerle genel greve gidileceğini duyurdu. Emekçilerin genel grevi; emeklilik yaşının 66 üzerine çıkartılmaması, ağır iş kollarında çalışanların ise 4 yıl önceden emekliliğe ayrılması, emekli maaşlarında alım gücünün arttırılması, bütün kuşakları kapsaması, bu taleplerin taşeron firma ve kendi işyerini işletenleri de kapsaması talepleriyle yapıldı.

28 Mayıs’ta ulaşım sektörü

28 Mayıs’ta ulaşım sektöründe gerçekleşen genel greve 4 bin 900 toplu ulaşım aracından (tren, tramvay ve otobüs) sadece 600’ü katılmadı. Bu da ulaşım sektöründen greve katılımın oranının yüzde 90’a ulaştığını gösteriyor.  Başta Amsterdam, Rotterdam, Den Haag (Lahey) ve Schiphol Havaalanı olmak üzere ulaşım durma noktasına geldi. Ülke genelinde 700 kilometrelik trafik kuyruğu oluştu. Yüz milyonlarca euroluk gelir kaybı yaşandı.

SEO (Economisch Onderzoek) araştırma kurumuna göre, toplu taşımadaki genel grevden dolayı özel araç ve diğer ulaşım olanaklarını kullananların yaşadığı aksamalar, işe geç gelme ve araç kazalarından dolayı 421 milyon euro zarar olduğu açıklandı. Sadece özel araçlarıyla trafiği tıkamaları ve giderler 38 milyon euro tutarında. 28 Mayıs’ta 25.000 işçi genel greve katıldığını sendikaların formunu doldurarak bildirdi.

2. gün eyleme katılan sektörler

Uzun süreden beri işyerlerinde ön hazırlığı yapılan genel grev, onbinlerce işçi ve emekçinin katılımıyla gerçekleşti. Arnhem, Den Haag (Lahey), Eindhoven ve Groningen başta olmak üzere çok sayıda şehirde binlerce işçi ve emekçi form doldurarak greve katıldı.   Eylemlerde ise atılan sloganlarda sınıf dayanışması ve mücadele vurgusu öne çıktı. SEO Araştırma kurumuna göre ulaşım ve üretimin durdurulmasının bir günlük maliyeti 3,7 milyar euro oldu. Bu Hollanda ekonomisi için ciddi bir kayıp ve zarar.

Alanları dolduran işçiler, gruplar halinde ayrı işyeri ve sektörlerden birbirini selamladı. Sendika ve bazı işyerlerinden temsilciler konuşma yaptı. 2008 krizinde emeklilik fonunda biriken milyarların nasıl tekellere ve bankalara peşkeş çekildiği, krizin faturasının işçi ve emekçilere çıkarıldığı anlatıldı. Bunun kabul edilmeyeceği ve eylemlere devam edileceği dile getirildi. Aynı anda dev ekranda bağlantı kuruldu. Arnhem, Den Haag, Eindhoven ve Groningen’den canlı görüntülü bağlantılarla işçiler birbirini selamladı. 29 Mayıs’ta ülke genelinde 30 binden fazla işçi genel greve katıldığını form doldurarak katıldığını bildirdi.

AP seçimlerinde gündemdeydi

Sermaye tek merkezden yönetiliyor ve saldırı da tek merkezden dalga dalga uygulanıyor. Bunun değişik örneklerini farklı zamanlarda gördük. Hak gasplarının Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde başlayıp, değişik adlar ve biçimlerde başka ülkelerde de uygulandığına şahit olduk. Hollanda’da 23 Mayıs’ta yapılan Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde de emeklilik sorunu gündemlerden biriydi. Partiler, parti sözcüleri ve adayları kendi programı ve düşünceleri doğrultusunda bu konuyu propoganda malzemesi olarak kullandı. Seçim sonucunda iki farklı kesim oylarını artırdı. İlki dinci, gerici ırkçı partiler. Bunlar yabancı düşmanlığı üzerinden hedef şaşırtıp bilinçsiz olan toplumun oy desteğini aldı. Bunlar, kalıcı ve gerçek hedefe varacak program ve söylemler değil. İkincisi birlikte ortak yaşamı savunan halkların kardeşliğini öne çıkaran ve sınıfın birliğine, sorunlarına vurgu yapan partilerdir.

Böyle vurguları yapan partiler başta yabancı kökenli ve kendi içinde ilerici demokrat aydınların ciddi desteğini alarak oylarını arttırdı. Mücadele alanlarında görüldüğü gibi işçi ve emekçiler yan yana ve kolkola girerek kendi ortak hakları için yürüyor. Yerli yabancı ayrımı yapılmadan her geçen gün daha fazla kenetleniyorlar. Çünkü kapitalist sömürü düzeninin saldırısı çıkarları gereği din, dil, ırk ayrımı yapmadan sınıfın tümünedir, toplumun genelinedir. Bunu işçiler, emekçiler yaşayarak görüyor. Onun için de saldırılar karşısında hızla gelişen kenetlenen bir işçi sınıfı var. Sorun gelişen mücadeleyi doğru bir kanala yönlendirmek. Sınıfın tümünü kucaklamak, bilinçlendirmek, örgütlemek! Görev ve sorumlulukla, politik bir işçi hareketi örgütlemek için alanlardayız.

* FNV-DAF İşyeri İşçi Temsilcisi


Eindhoven’da grev Philips önündeydi

Başta DAF, ASML, VDL, VDL Ned Car ve diğer işyerleri olmak üzere binlerce işçi ve emekçi katıldı. 5000’den fazla FNV ve CNV sendikalarına kayıtlı işçi ve emekçi form doldurarak greve gittiğini belirtti.  Emekçiler sabah saatlerinden itibaren kitleler halinde buluşma meydanı olan tarihi Philips binalarının olduğu alanda bir araya geldi. Sendikalar tarafından iyi hazırlanmış yiyecek, içecek ve enformasyon standları büyük ilgi gördü.

Yazarın diğer yazıları

    None Found