ENSEFALİT – II

Herkeste ensefalit gelişme ihtimali olmasına rağmen riski arttıran bazı faktörler vardır. Ensefalitin bazı türleri belli yaş gruplarında daha sık ya da daha şiddetli görülür. Küçük çocuklar ve yaşlılarda viral ensefalit türleri daha sık oluşmaktadır. Herpes simpleks isimli virüslere bağlı gelişen ensefalit ise 20 ile 40 yaş arasındaki insanlarda daha yaygın olmaktadır. Zayıflamış bağışıklık sistemi (AIDS virüsü taşıyanlar, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullananlar veya başka nedenlerden dolayı bağışıklık sistemi zayıf düşen insanlar) ensefalit riskini arttırmaktadır. Sivrisinek veya kene kaynaklı virüsler özellikle bazı coğrafi bölgelerde daha yaygındır. Kene ya da sivrisineklere maruz kalma ihtimali fazla olan bazı işlerde çalışan kişilerde ensefalit riski artar. Sivrisinek ve kene kaynaklı hastalıklar yazın ve sonbaharın ilk haftalarında daha yaygın olur. Bazı sıcak bölgelerde ise sivrisinekler yıl boyunca vardır.

Çocukluk çağında sıklıkla görülen kızamık, kızamıkçık ve kabakulak gibi enfeksiyonlar ikincil ensefalitin oldukça yaygın nedenleri arasında yer alır. Ancak günümüzde çocuklar için aşılama bilinci ve imkanları çoğaldığı için bu nedenden ötürü meydana gelen enfeksiyonlar nadiren görülmektedir.

Ensefalitten kaynaklanan komplikasyonlar yaş, enfeksiyonun nedeni, hastalığın ilk başlardaki şiddeti ve hastalığın başlangıcından tedaviye kadar geçen süre gibi birçok faktöre bağlıdır. Çoğu durumda hafif hastalığı olan kişiler birkaç hafta içinde iyileşir ve uzun vadeli komplikasyonlar gerçekleşmez.

İltihabın beyinde oluşturmuş olduğu hasarlar bir takım sorunlara yol açar. Nadir görülen ciddi durumlarda ise ensefalit hayatı tehdit edici boyutlarda (solunum durması, koma ve ölüm) olmaktadır. Yorgunluk, zayıflık, duygu durumunda bozukluklar, kişilik değişiklikleri, bellek sorunları, zihinsel engeller, kas koordinasyon eksikliği, felç, işitme, görme veya konuşma bozuklukları gibi komplikasyonlar ise aylarca devam edebilir ya da kalıcı olabilir.

Ensefalit hastalığının seyri tam olarak kestirilemediği için tanı ve tedavinin zamanında yapılması oldukça önemlidir. Tanı için omurilikler arasında beyin sıvısı alımı, tomografi ve kan tahlili önemlidir. Tedavi belirlenen bir mikroba karşı veri¬len ilaçlarla yapılır. Hafif vakalarda yatak istirahati, bol sıvı tüketimi, ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar genelde yeterli olmaktadır.

Şiddetli ensefaliti olan insanlar için hastanede ek destek tedavisi yapılması gereklidir: Solunum desteği ve kalp fonksiyonlarının dikkatle izlenmesi, vücutta yeterli sıvı desteği sağlamak için damar yoluyla sıvı verilmesi, kafatası içindeki şişkinlik ve basıncı azaltmak için kortizon gibi ilaçlar verilmesi ve nöbetleri durduran / önleyen ilaçların verilmesi. Komplikasyonların şiddetine ve tipine bağlı olarak ek tedavi uygulanması gerekebilir: Güç, esneklik, denge, motor kas koordinasyonu ve hareketliliğini artırmak için fizik tedavi yapılması, günlük iş becerilerini geliştirmek ve günlük faaliyetlere yardımcı olması için kullanılan ürünlerin uyarlanması, konuşma terapisi, psikoterapi uygulamaları.

Yazarın diğer yazıları