Erdoğan değişecek diyen var mı?

‘1 Kasım’dan sonra tamamından hesap sorulacak.’

Bunu söyleyen Erdoğan’ın eski başdanışmanı, metin yazarı ve AKP milletvekili Aydın Ünal. Ünal bu sözleri İpek Koza grubuna Kayyumla el konulmasının akşamında sarf etti. 

Aydın Ünal, Erdoğan’a en yakın isimlerden. Belli ki bir bildiği var. Bir bildiği var ki kesin konuşuyor; "hesap soracağız" diyor. Neyin hesabı bu? 

Erdoğan’a muhalefet etmenin hesabı… Diz çökmemenin hesabı… Zulmüne boyun eğmemenin hesabı… 

Hesabı kimden soracaklar?

Cemaatten sormaya devam edecekler, Doğan Medya’dan soracaklar, CHP’li kemalistlerden soracaklar, Kürt halkından ve temsilcilerinden hesabını soracaklar, direnen Müslümanlardan, Alevilerden ve gençlerden hesap soracaklar. 

Pek ki hangi durumda soracaklar?

AKP 13 yıllık iktidarı boyunca halkla hep çatıştı, kutuplaştırdı ve kanla bıçakla hakim olmayı seçti. Tüm muhalefeti "mum" yapana kadar nefretini kuşanmış ve yumruk sıkılı olarak 2 Kasım’ı bekliyorlar. Eğer 1 Kasım’da tek başına iktidar olacak çoğunluğu elde ederlerse soracaklar bu hesabı… Yani 2 Kasım sabahı zorbalıkları artacak… Yani 2 Kasım sabahı Erdoğan sandıktan aldığı halk desteğiyle kesin darbeyi indirecek ve diktatörlüğünü kurumlaştıracak… Yani tek adam idaresi kurulmuş olacak.

AKP ve Erdoğan’ın etrafında kenetlenen devletin plan ve hesabı bu… 

Tutar mı?

Tutmaz. Tutmaz çünkü AKP 1 Kasım’da tek başına iktidar olacak çoğunluğu sağlamaz, sağlayamaz. O eski halk desteği yok artık. Bunu 7 Haziran’da gördük. 

Bunu Erdoğan da biliyor, AKP yönetimi de biliyor. Bu nedenle halk iradesini gasp etmenin yollarını arıyorlar. Hileyle ve hırsızlıkla iktidar olma çabası içindeler. Bu nedenle İpek Koza grubuna el koydular, sayfalarını, ekranlarını kararttılar. 

Şimdi ise halkın iradesini hile yaparak, korkutarak ve hırsızlıkla yaparak elde etmeyi deneyecekler. O nedenle Pazar günü kurulacak sandıklara gidip oy kullanmak ve o sandıkları korumak hayatidir. 

Buna rağmen hala Erdoğan ve AKP’nin değişeceğinden ümidini kesmeyenler var. Temmuz 2015’e kadar özgürlük hareketi çevresinden de buna inananlar vardı. 

Kobanê, DAİŞ ve AKP ortaklığının kuşatması ve saldırısı altındaydı. Amed, Batman ve Kürdistan’ın tüm şehirlerinde zorbalık ve katliam vardı. 6-8 Ekim 2014’te 50’nin üzerinde sivil polis kurşunuyla öldürülmüştü. KCK operasyonu adı altında Kürt siyasetçiler hapse atılıyordu. Bunlar yaşanıyorken özgürlük hareketine yakın birileri çıkıp ‘Erdoğan Kürt sorununu çözecek ama işte paralel yapı engeller çıkartıyor, darbe mekaniği işliyor, paralel ve derin devlet provokasyon yapıyor, bu provokasyonlarda yabancı istihbarat örgütlerinin de parmağı var’ diyorlardı. İşte o birilerinin söyledikleri Kürt gazete ve tv’lerinde manşet oluyordu. O gün bu değerlendirmelerin fasa fiso olduğunu ve yaşananın bir AKP-Erdoğan mekaniği olduğunu yazmıştım. Geçte olsa o birileri de artık gerçeği görüyorlar. 

Yine de hala kimi çakma liberal aydın ve çevreler Erdoğan’ın değişeceği umudunu taşıyorlar, bunun için tek yaptıkları dua etmek ve hayal kurmak. Bu hayalin altında yatan ise ‘Erdoğan’ın Suriye politikasını değiştirdiği, bölgesel ve uluslararası güç odaklarıyla iyi ilişkiler kurduğu, bölgesel ve uluslararası müttefikleriyle iyi ilişkiler kuran Erdoğan’ın iç siyasette de yumuşamak’ iddiasına inanıyor olmaları. Ve mücadele edecek takatleri olmadığından ancak hayal kurabiliyorlar. Onlar buna inanıyor ve hayal kuruyor olsun Erdoğan iki gün önce çıktığı bir televizyonda ‘HDP’nin kampanyasını Obama’nın kampanyasını yapan ekip yapıyor. Avrupa Türkiye’ye karşı terörü destekliyor’ dedi. Yani bölgesel ve uluslararası müttefikleriyle arası iyi değil aksine daha da bozuluyor. 

Bu yeni Türkiye hükümeti ve idaresi yalnızlaştıkça içerideki muhalefete baskıyı arttırıyor, bölgesel ve uluslararası müttefiklerini suçluyor. 

Ne AKP değişir ne de Erdoğan. 

Ya Erdoğan ve AKP gidecek ya da bu zulüm sürgit devam edecek!

Bunun ortası yok. Bunu bir kenara yazın!

Hala ‘AKP ve Erdoğan değişir’ diyen var mı?

Yazarın diğer yazıları