Erdoğan muhalefete hazırlanıyor!..

Son yıllarda Türkiye’de yaşananları altalta sıraladığımda bu yazının başlığı ortaya çıkıyor. Ne zamandan itibaren almaya başladığımı sorarsanız, işte o tarihi vermek oldukça zor. Çünkü o dönem herkese göre değişken bir süreç. Erdoğan’ın çok demokrat olduğunu düşünenlere göre o süreç Avrupa Birliği’nden uzaklaştığı süreç olabilir, demokrat kesime göre Dolmabahçe mutabakatına “Bu da nereden çıktı” dediği süreç olabilir. Bu mantığa göre 10’a yakın gerekçe sayabilirim.

Oysa bana göre Erdoğan’ın muhalefet olacağı süreç, daha doğrusu AKP’nin yok oluş sürecinin başladığı tarih, iktidara geldiği tarihtir. Başbakan olduktan sonraki bütün süreçler iktidardan düşüşü hızlandıran süreçtir. 2003 yılında Fransa’ya geldiğimde, yani ilticaya başvurduğumda yabancılar masası bana nedenini sormuştu, ben de kendilerine “AKP hükümeti iktidara geldi, Türkiye bundan sonra yaşanılmaz bir ülke olmaya adım adım gidiyor” demiştim. Beni sorgulayan Ermeni asıllı bir Fransızdı, bana pek inanmamakla birlikte deneyimlerime saygı duydu ve ilticam kabul edildi.

2003 yılında bunu neye dayanarak söylemiştim, çok zor değildi esasında bunu anlamak, Erdoğan’ın parti kurmadan önce, yani Necmettin Erbakan’ın partisinde siyaset yaparken, belediye başkanı olduğunda söylediklerini sıraladığınızda, bugün geldiğimiz noktaya nasıl geldiğimizi açık açık görüyoruz.

Ayrıca bu sürece benzer süreci daha önce yaşamış bir ülke Türkiye, hem de aynı mantıkla. 12 Eylül 1980 darbesi sonrası Turgut Özal’ın hem başbakan yardımcısı, hem de ekonomiden sorumlu ekonomi bakanı olduğu süreç bence tıpatıp benzer süreçtir. 12 Eylül faşizminin başbakan yardımcısı, 3 idam cezasına imza atan Turgut Özal nasıl parti kurup ANAP başkanı olduğunda bir gecede demokrat olamıyorsa, Erdoğan’ın da AKP’yi kurmadan önce şeriatı savunan konuşmalarını unutup, AKP’yle birlikte demokrat olması beklenemezdi.

Esasında bunu kanıtlamak için Erdoğan’ın konuşmalarından 5-10 örnek vermek mümkün ama ben hem kendimi, hem de sizi bu konuşmalarla yormayacağım. Erdoğan’ın belediye başkanıyken Hulki Cevizoğlu’nu telefonla canlı yayında arayarak Ceviz Kabuğu Programına katılan Aziz Nesin’e söylediklerini dinlerseniz, parti başkanı olduktan sonra Türkiye’nin geleceğini ve sonrasında yavaş yavaş yokoluşu görebilirsiniz.

Televizyonlara çıkan uzmanları yıllardır izliyorum. Bizdeki uzmanlık diğer ülkelerdeki uzmanlıklara pek benzemiyor. Program başlamadan en az 3-4 gün önceden uzmanları arıyorsunuz ve konuşacağınız konuyu söylüyorsunuz. Ya da benim gibi yapıyorsunuz, yani programa çıkacak kişiyi arayıp, onun uzmanlık konusunda konuşuyorsunuz. Mesela bir ressamsa çıkarttığınız kişi, ona “Sizce İstanbul’da deprem olacak mı, Erdoğan depremi önleyebilir mi, belediyeler ne gibi tedbirler aldı” gibi bilmediği konularda sorular sormazsınız, hatta bence soramazsınız.

Geçen gün CNN’de Ahu Özyurt’un programını izledim. Uzmanlar tanıdık simalar, siyaset konuşacaklar. Ama o da ne, İspanya’da IŞİD bir saldırı düzenlemiş ve 13 kişi canını kaybetmiş. Doğal olarak Ahu Özyurt bu haberi es geçemez, uzman konuklarına bunu sormalı, çünkü konuk değiştirmek ya da birisine bu konuda telefonla bağlanmak aklına gelmiyor. Ya da geliyor da bizde herkes, herşeyin uzmanı olduğundan gerek duymuyor.

Neyse, lafı uzatmayayım, ilk 2 uzman konuşmacı aynen şunu söyledi, “Ben İspanya’daki bu saldırıya şaşırmadım, bekliyordum, zaten saldırı yapılan bölge de Katalan bölgesi, bu bekleniyordu…” Uzman oldu mu böyle olacaksın, yapılacak saldırıyı önceden bilmiyorsan, yerini ve nedenlerini bilmiyorsan zaten orada ne işin var.

Saldırı konuşuldu, doğal olarak seçime geçildi ve bu kez uzmanlar başladılar AKP’yi, daha doğrusu Erdoğan’ı övmeye, “Dikkatinizi çekerim Ahu Hanım, Erdoğan bugüne değin hiç seçim kaybetmedi” İyi ki bu programlara katılmıyorum, sinirden ya kendimi ya da oradakileri çiğ çiğ yerim herhalde. Hiç seçim kaybetmemişmiş, leyn 7 Haziran 2015 seçimlerini baban mı kaybetti, Devlet Bahçeli’nin AKP’lileşmesi ne zaman başladı, HDP 80 vekili uzay seçimlerinde mi kazandı.

İşte Erdoğan’ın düşüşünün hızlandığı süreç o süreçtir, o yüzden HDP eşbaşkanları hapistedir diğer vekil arkadaşlarımızla, belediye başkanlarımızla. Aynı süreç CHP için de geçerlidir, yaptırdığı anketlerde Erdoğan CHP’nin de yükselişini görüyor ve tutuklanma sırası onlara geleceğini, bilhassa genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutuklanacağını ima ediyor. İşte bu yüzden Erdoğan farkında olmadan ya da bilerek muhalefete hazırlanıyor. Bişey dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama Erdoğan 2019 seçimleri için, “Ben cumhurbaşkanı adayıyım” demedi. İşte Ahmet Nesin demedi demeyin, diye buraya yazıyorum, Erdoğan cumhurbaşkanı adayı olmayabilir.

Yazarın diğer yazıları