Erken seçim kapıda

Bir süredir İngiltere siyasetinin neresinden tutsan elinde kalır. Başbakan Theresa May istifa etti. Yerine akbabalar gibi bir sürü aday uçuştu. Malum Muhafazakar Parti; ilerici, özgürlükçü veya sosyalist bir parti zaten değil. 6 aday var. Ancak adayların tamamı birbirinden beter derecede sağcı. Bunların başında gelen Eski Londra Belediye Başkanı ve Dışişleri Bakanı Boris Johnson en favori aday olarak görünüyor?

AB karşıtı Johnson’un Başbakan olması demek erken seçim demek. ‘31 Ekim’de AB’den çıkılacak, nokta’ diyor. Nasıl çıkmak istediğinin detayları belli değil. Bilerek belirsiz bırakıyor. Sebebi de Başbakan olana dek her kesimden destek almayı planlıyor. Ama anlaşmasız çıkmak istediğini aslında herkes biliyor. Başbakan olduktan sonra anlaşmasız çıkmayı bastırması durumunda ipler kopacak. Böyle olması durumunda bu fikrin karşıtları da karşı atağa geçeceklerdir ve bu durumda erken seçimlerin Sonbahar gibi olmasına kesin gözle bakılabilir. Johnson gibi istediği konuma ulaşana dek yalan söylemekten iftira etmekten çekinmeyen birinin adaylığı bile tartışılmalı. 3 sene önce AB referandumunda, AB’den çıkış kampanyasını desteklemek amaçlı İngiltere’nin, AB’ye her hafta milyonlarca sterlin fon şeklinde hibe ettiğini söylemiş ve malum seçmenler de ‘niye AB’ye boşu boşuna para veriyoruz diye’ buna inanmış ve ona göre oy kullanmıştı. Johnson’un kendi kampanyası için yanlış ve çarpıtılmış bilgilerle halkı yanıltmaya çalıştığı, geçen haftalarda yani referandumun üzerinden 3 yıl geçtikten sonra kesinleşti. Ama yine aday yine halkı yanıltacak yalanlarla, manipülasyonlarla.

İngiltere’nin bütün sorunlarını sadece AB ile üyeliğe bağlamak da çok naifçe. Rusya’nın İngiltere’ye yönelik agresif politikaları, Çin’in Pazarını büyütmesi, Ortadoğu’da istikrarın olmaması gibi sorunlarda İngiltere’nin refahı için ciddi bir tehdit. Dış politikalarda ılımlı, yapıcı ama bir o kadar da etik davranacak bir lidere ihtiyaç olduğunu çok az insan düşünüyor. Brexit tüm gündemi 3 yıldır kapladığı için diğer meseleler hasır altı ediliyor.

Erken seçim gündeme gelince gözler, lider parti olma ihtimali yüksek olan İşçi Partisine yöneliyor. Ee haliyle de parti lideri Jeremy Corbyn’e. AB’de kalınması yönünde bir politika yürütmesi bekleniyor. İkinci referandumu desteklemesi için kendi seçmenleri ve partilileri tarafından baskı daha da artmaya başladı. Corbyn’in bu hafta ikinci referandum konusunda tutumunun netleşmesi bekleniyor. Corbyn AB konusunda duruşundan ödün vermek istemiyor, ama siyaset de Johnson gibilerinin insafına kalıyor. İmtiyazlı elit kesimi hitap eden Oxford mezunu Johnson gibi birinin bütün ülkeyi temsil etmesi nasıl mümkün olur? Bütçe açıklarını yüksek gelirli olandan değil de asgari ücret alandan aldığı vergilerle kapatmaya çalışan bir siyasetçi neticede. Siyasette her kirli yol mubahtır. Güçlü olan kazansın deniyor aleni.

Yazarın diğer yazıları