‘Ez li vir im’ dediği için 10 yıldır tutuklu – Hazırlayan: Zabel MİRKAN

Zindana sığmayan sesler…

Türkiye’de yapılan yerel ölçekli ama genel seçim etkisi yaratan seçimlerden sonra muhalefette görece de olsa bir rahatlama oldu. “Her şey çok güzel olacak” sloganının etrafında birleşenlerin unutmaması gereken en önemli şeylerden biri ise itidali elden bırakmamak ve Kürtleri bu mücadelenin dışına atmamaya çalışmak. Hala Kürtlerin, Kürt siyasetçilerin maruz kaldığı baskı, imha politikaları ve yine Kürtlere yönelik iktidarın geliştirdiği savaş politikaları Türkiye’nin muhalefet ayakları için önemli bir uyaran. Çünkü belki de en önemlisi de Kürtlerin mücadelesine vurulan her darbenin Türkiye’deki tüm toplumsal kesimleri de etkilediği ve bundan sonra da etkileyeceği. Hatırlatmaya bile gerek yok, 7 Haziran sürecinden sonra Kürtlerin maruz kaldığı saldırı sadece Kürtleri etkilemedi. Türkiye’deki sol-muhalefet, feminist ve ekolojik hareket de hızla geriledi. Saldırıya karşı savunmasız hâle geldi.

Bu bağlamda, iktidarın İstanbul’u ikinci kez kaybetmesinin ardından siyasi tutsaklara yönelik tahliyeler ve beraatler gündeme gelse de hala tutuklu olan Kürt siyasetçileri ve diğer politik tutsakları unutmamak hepimizin boynumuzun borcu. Bu siyasetçilerden biri kapatılan DTP’nin Van Merkez İlçe Başkanı Bazi Bor. Bor yaklaşık 10 yıldır tutuklu.

Van’da 5 Ağustos 2010’da ‘PKK’ye adam kazandırdıkları’ iddiası ile Gürpınar ilçesinde gözaltına alınarak tutuklanan, kapatılan dönemin DTP Van Merkez İlçe Başkanı Bazi Bor’un da aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında açılan davanın karar duruşması 2012’de görülmüştü. Duruşmada halihazırda tutuklu bulunan Bor, kimlik tespiti sırasında Kürtçe “Ez li vir im-Buradayım” diye cevap verdiği için susturulmuştu ve yaşanan diyalog, tutanaklara ‘Kürtçe konuşulduğu görüldü, anlaşılmadı’ şeklinde geçirilmişti.

Karar duruşmasında Bor’un Avukatı Taner Polat, dosya ile ilgili olarak daha önce geniş bir savunma yaptıklarını belirterek, savunmalarını tekrarladıklarını kaydetmiş, dosyada tutuklanmaya veya cezalandırmaya yönelik bir delilin bulunmadığını belirterek tahliye ve beraat talebinde bulunmuştu. Ancak savunmalardan sonra Mahkeme Başkanı, Bor’un son sözünü sordu. Bor, yine Kürtçe olarak tahliye talebinde bulundu.

Nihayetinde ise mahkeme heyeti, Bor’u ‘Örgüt üyesi olmak’ ve ‘Örgüt propagandası yapmak’ iddiasıyla 19 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Bor’un tutuklanmasına yönelik hiçbir somut “delil” olmamasına rağmen, 19 yıl ceza verilmesi hangi aklın ürünü, bunun sırrına asla erişilemedi. Bor üzerine atılan suçlar nedeniyle haksız yere 2010’dan beri tutuklu.

Mektup Adresi:

Bazi Bor Diyarbakır Kapalı Ceza İnfaz Kurumu –Diyarbakır

Yazarın diğer yazıları

    None Found