Fırat’ın Doğusu rejimin sonu olacak!

Türkiye muazzam bir yenilgiden sahte bir zafer çıkarmaya çalışıyor; aslında bütün despotlar bugüne kadar hep aynı şeyi yaptılar; buraya kadar yeni bir şey yok aslında! Son 16 yılda Erdoğan ve ekibinin hiç bir siyasi dehası ile karşı karşıya değiliz; kırk kere dünyanın başka yerlerinde denenmiş olanı Erdoğan ve etrafındaki ekip şimdilerde Türkiye’de yeniden sahneliyorlar…

Almanya I.Dünya savaşından yenilgi ile çıkmış; ülke topraklarının önemli bir kısmı işgal altında; ülkenin elitleri toplumun geri kalanını aşağılayarak yaşıyor; yani toplum hem içerdeki elitler hem de şimdilerde revaçta olan tabirle dış güçler tarafından aşağılanıyordu.

İşte Hitler bu koşullarda Almanya’da oraya çıktı; kendini savunamayacak durumda olan, ‘iblis’leştirilmiş Yahudi toplumunu Alman toplumunun önüne kurban olarak attı. Bütün her şeyin sorumlusu bulunmuştu. Bundan sonra hiç bir şey için sorumlu aramaya gerek kalmamıştı.

İlk iş içerde tipik koorperatif faşist ekonomiyi inşaa etti; artık neyin ne kadar ve kimin için üretildiği devlet tarafından belirlenecekti. İçerinin dizaynında Alman Parlamento’sun yine NAZİ’ler tarafından kundaklanmasını; dışarıda sürdüreceği saldırganlık için ise SS’lerin Polonya sınırıda bir Alman karakoluna yönelik provokatif saldırısını kullandı.

Almanya artık içerde iç düşmanlarla; dışarıda dış düşmanla savaş halindeydi; bu koşullarda kim Hitler’in otoritesini sorgulayabilirdi. Başta komünistler olmak üzere, sırayla; sosyal demokratlar, sosyalistler, liberaller ve en sonunda muhalif Hıristiyanlar tasfiye edildi.

Herkesin bildiği tekrar etme gereği duymadığım “Papaz Metaforu!” böylece dünya siyasi literatürüne girmiş oldu. Bir ülkede faşizm varsa kimse artık güvencede değildir; bizzat sistemin kurucuları bile bir süre sonra Führer’in şimdiki tabirle Reis’in hedefi haline gelebilirler…

Almanya’da Nazizmin iktidara gelmesinde SA’lar (Sturmabteilung) önemli bir rol üstlenmişti; toplumun geri kalanına komplolar kuran; sahte belgelerle tutuklatan, infaz eden SA’lardı. Fakat bir süre sonra bu grup Hitler’den bağımsız hareket etmeye başlamıştı. Bu da onların sonu oldu; Hitler “Uzun Bıçaklar Gecesi”nde (Die Nacht der langen Messer) hepsinin kellesini aldı.

Teşbihde hata olmaz derler; her şey tabi ki birebir birbirine benzemiyor; öyle bir iddiamız da yok; Fakat ben kişisel olarak Fethullahçıları Almanların SA’larına benzetiyorum. Muhakkak şimdi çok pişmandırlar; fakat Erdoğan rejimini Fethullahçılar kurdular. Erdoğan iktidarının Roboskî de dahil olmak üzere bütün karanlık işlerinde onların parmak izlerine rastlarsınız.

Erdoğan çok ustaca sözüm ona Türkiye’de islamcıların en akıllısı geçinen bu kesimin hem dirisinden hem de ölüsünden hala yararlanmaya devam ediyor. Fethullahçılar Erdoğan rejiminin geçmişte SA’ları şimdi ise Yahudileri olarak rejimin kendisini konsolide etmesine yardım etmektedirler.

İçerde düşman tamam; fakat bu yetmez dışarıda da Erdoğan’ın sürekli iktidarda kalmasına yardım edecek bir düşmana ihtiyacı var. Geçenlerde Erdoğan “biz Arapları da, terörist Kürtleri de iyi tanırız!” ifadesini boşuna kullanmadı. Bu aslında yeni dönemin birinci elden açıktan ilanı olmaktadır.

İçerde her alanda hırsızlık, yalancılık, işten çıkartmalar, ağzına kadar dolu cezaevleri, hukuksuzluk, toplumun önemli bir çoğunluğu yoksulluk sınırında yaşarken rejimin sahiplerinin sürdürdüğü şatafatlı hayat, tren faciaları ve daha birçok rezilliğe rağmen iktidarını sürdüremeyeceğini bilen Erdoğan daha çok uzun bir süre hem içerde hem de dışarıda savaş dilini kullanmaya devam edecektir. Çünkü Erdoğan toplumun gerçek sorunları karşısında çaresiz kalmış, bütün beceriksizliği açığa çıkmıştır.

Suriye iç savaşında uğradığı ağır yenilgiyi; eski Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nu görevden alarak kabul etmek zorunda kalan Erdoğan, şimdilerde dört koldan Esad’la ilişki kurmaya çalışıyor. Eskiden ‘Zalim Esed’ üzerinden toplumu mobilize etmeye çalışıyordu; muhtemelen şimdilerde “Fırat’ın Doğusu” diyerek aynı şeyi yapmaya çalışacak…

Erdoğan Kürtleri Suriye’de herşeyin başladığı yerde Kobanê’de bitirmeye çalışacak; Kürtler de bütün güçleri ile çok boyutlu bir direniş örgütleyerek Erdoğan’a karşı koyacaklar; nasıl ki Fırat’ın Doğusu DAİŞ’in bitişin başlangıcı olduysa; Erdoğan Rejimi de Fıratın Doğu’sunda kendi sonunu hazırlayacak!

Yazarın diğer yazıları