Fransa boyundan büyük işlere kalkışınca!

Fransa Gündemi

Fransa Parlamentosu Suriye’ye askeri müdahalede bulunulması önerisini görüşmek üzere bu hafta olağanüstü toplandı. Esad yönetiminin kimyasal silah kullandığı iddialarının ardından Fransız milletvekilleri müdahalede ısrarcı olan hükümetin tutumunu tartışıyor. Hükümet ise Fransa Başbakanı Jean-Marc Ayrault aracılığıyla yaptığı açıklamada müdahale konusunda ısrarını sürdürdüğünü gösteriyor. “Eğer Suriye’deki rejimin eylemlerini biran önce durdurmazsak, o zaman siyasi bir çözüm mümkün olmayacak. Çünkü Suriye diktatörü Beşar Esad, muhalefeti yok ederek, terör ve ölüm saçarak, yaptıklarını tekrarlayabileceğini düşündüğü sürece müzakereye gerek duymaz” diyerek hükümet adına açıklamada bulunan Ayrault, muhalefetin ısrarına karşılık parlamentoda herhangi bir oylamanın olmayacağını belirtmekten geri durmadı.
“Sadece Birleşmiş Milletler bize nasıl ve kimin tarafından bu gazın kullanıldığını söyleyebilir. Suriye’de yaşanan her şey, on yıl önce Irak’ta olduğu gibi. Bu yüzden de Fransa uluslararası meşruluğun göz önünde bulundurulmasını sağlayabilir” diyen hükümet, daha önce Libya ve Mali’ye de parlamento kararı olmadan askeri operasyonlarda bulunmuştu.
Suriye’de 21 Ağustos sabahı kimyasal silah saldırısı sonucu çoğu çocuk olmak üzere, her yaştan yüzlerce insanın ölmesi üzerine savaş çağrısı ilk olarak Fransa’dan gelmişti. Ardından ülkeler biririni izleyerek savaş çağrıları yapmaktan geri durmadı. Batılı müttefikler arasında müdahale yandaşlarının liderliğini Fransa yaptı ve yapmaya devam ediyor. Savaş tamtamları çalan diğer ülkeler ise bir bir geri adım atmaya başladı. Güvenlik Konseyi onaylı olması ihtimali son derece düşük olan olası müdahalenin, Fransa tarafından hangi uluslararası ilkeye dayandırılacağı ise meçhul.
Obama’nın geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Suriye’de askeri bir müdahalenin ancak kimyasal silah kullanımı durumunda olabileceğini açıklamıştı. Kimyasal silah kullanımının kırmızı çizgi ilan edilmesinin üzerinden tam bir yıl geçmişti. Obama’nın geçen yıl yaptığı açıklama tarihi olan 21 Ağustos günü kimyasal kullanılması elbet tesadüf olamaz. Kaldıki dünya görmezden gelse de Suriye’de son bir yıl içerisinde Rojava’da dahil olmak üzere bölgede 4 kez kimsayal kullanıldığı belgelendi. Bir yıl boyunca kullanılan kimyasal silah ‘sınırlı ve münferit vaka’ olarak değerlendirilmiş ve kırmızı çizgi meselesi kimyasal silahların ‘sistematik kullanımı’ seviyesine yükseltilmişti.
Kırmızı hatlar arasında gelip giden emperyalist güçlerden İngiltere ve ABD bölgede bir domino etkisi yaratacak fiili müdahale konusunda kararsızlığını koruyor. Asıl olarak da müdahale sonrası emellerini üzerine inşaa edecekleri güç konusunda duyulan kaygı geri adım atılmasına vesile oldu. Fransa ise bölgeye mühadale konusunda ısrarını sürdürüyor.  Müdahale konusunda yalnızlaşan Fransa’nın stratejik ortağı Türkiye dışında dayanabileceği bir güç kalmadı. Fransa’nın muhtemel bir müdahaleye girişmesi ise ancak kendisi açısından bir fiyasko olacağı şimdiden görünüyor.
Askeri müdahale diyen Hollande ise askeri madahelenin olmaması halinde mevcut muhalefeti destekleyeceklerini açıkladı. Oysa şuana kadar mevcut muhalefet diye tanımlanan tüm çeteleri Fransa desteklemişti. Bütün bunlarla birlikte mevcut hükümet Suriye kriziyle giderek irtifa kaybetmeye devame diyor. Hükümet, ekonomik ve sosyal program olarak önüme koyduğu hiçbir vaadi yerine getirmediği gibi, geçmiş hükümeti aratır karlar almaya devam ediyor. 10 Eylül günü emek cephesi bu gidişe dur demek için greve giderek alanlara inecek. Bütün bu tablo içerisinde Fransa’nın Suriye krizinden nasıl çıkacağı ise merak konusu!

Yazarın diğer yazıları