Fransa pusuda!

ABD ile Türkiye arasında, ‘güvenli bölge’ adı altında Türkiye’nin Rojava’yı işgal planı üzerine pazarlıklar sürüyor. Düne kadar Erdoğan’ın ‘Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna dönük operasyon’ fikrine karşı olduğunu her fırsatta yineleyip, “Kürtler teröre karşı müttefikimiz” diyen Fransa’dan çıt yok. Efrîn dönemini hatırlatıyor tüm gelişmeler; Fransa yeniden çıkıp Kürtlere “biz arabuluculuk rolü oynayabiliriz mi” diyecek!

Türkiye savaş tamtamları çalıp sınıra yığınak yaparken, dünya susuyor. ABD ise pazarlık masasında pastadan kendine ne düşecek diyen avcı misali sonuca bakacak, anlaşılan! Fransa her zaman olduğu gibi önce taraflar, bölgedeki diğer güçlerin tepkilerini izlemeye koyulmuş. Şuana kadar diplomatik bir çağrı dahi yapmış bulunmuyor.

Üç-beş Kürt dostu ve Komünist Partiyi dışında tutarsak, her gün YPG ve YPJ’nin kahramanlık methiyeleri dizenler, malum Ağustos tatil- ses vermiyor. ‘Sizin kışınızı da biliriz’ diyesi geliyor insanın. Efrîn döneminde benzer bir tutum vardı. Ağızlar en üst düzeyden en alt düzeydeki bürokrata kadar şöyle açılıyordu; ‘Türkiye bir NATO ülkesi. BM kararı ya da koalisyon ülkelerinin kararı olmadan biz Fransa olarak herhangi bir müdahalede bulunamayız!’

Bu cümleleri Türkiye’yi “yeni bir insani felaket” konusunda uyaran yarım ağızlı açıklamalar takip ediyordu. Kürtlerin hayatından çok yeni bir göç dalgasını istemediklerini her fırsatta yineleyen açıklamalardı bunlar. Türk işgalci güçleri çeteleriyle birlikte Efrîn’i yağmalarken, bu görüntülerin medyaya verilmemesinin emrini Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian bizzat vermişti. Çünkü düne kadar “Kürtler DAİŞ terörizmine karşı müttefikimiz” diyen Fransa, “Kürtleri yalnız bıraktınız” tepkisinin oluşmasını istemiyordu!
Dolaysıyla bugün Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’da dahil o Kürtleri alkışlayan ellerin sahipleri ABD’nin tutumuna göre yol almak için pusuda yatıyor.

Fransa’nın Türk işgalci güçlerinin saldırıları ne zaman söz konusu olduğunda bölgedeki tek amacının ‘arabuluculuk rolü’ olacağını yönündeki açıklamalar muhtemel ABD’nin nihai açıklamasından sonra gelme olasılığı büyüyor.  Fransa’nın Ortadoğu’da Kürtlerle bir dostluk bağı yoktu elbet. Kürtlerde bunun farkında.

Tüm bölge güçleri gibi asıl amacı petrol bölgelerinin kontrolünü sağlamak olduğunu sağır sultan bile biliyor. Bunu vicdan, insan hakları, demokrasi ve terörle mücadele kılıfı altına koymaları Fransa’nın bölgede Kürtlerin kendi özerk yapılanmasını istediği anlamına gelmiyordu. Sadece şuan Kürtlerin bölgedeki askeri fizik gücüne olan ihtiyaç da dahil olmak üzere kendi çıkarları için bir tehlike arz-etmediği için hedef olmasını istemiyordu.

Bütün bu dengeler nedeniyle anında Fransa’dan bir tepki beklemek bu nedenle yanıltıcı olur. Fransa pusuda bekleyen avcı rolünü oynarken, gelelim Fransa’da yaşayan Kürdistanlılar ve Kürt dostlarına, bu sessizlik duvarını ancak sizin sesiniz yıkabilir. Bu işgale karşı durmak için tıpkı Kobanê ve Efrîn sürecinde olduğu gibi alanlarda olmalısınız!

Yazarın diğer yazıları