Fransa ve Rusya krizi!

Fransa Gündemi

Fransa ve Rusya arasındaki gerilime dair tartışmalar sürüyor. Moskova ve Paris arasında siyasi kriz Fransa’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine sunduğu Suriye’nin Halep kentinde çatışmaların durdurulmasını ve askeri uçakların kent üzerinde uçuşuna son verilmesini öngören karar tasarısının Rusya tarafından veto edilmesiyle geçtiğimiz hafta başlamıştı.  Önümüzdeki hafta Putin’in Paris’e yapmayı planladığı ziyaret Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın Rusya’nın veto kararına tepki göstererek, Putin’i ağırlayacak olmaktan pişmanlık duyduğunu üstü kapalı dile getirmesi nedeniyle iptal edildi. Putin tarafından ziyaretin iptal edilmesi, bu kez Fransa iç siyasetinde tartışmalara neden oldu. 

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Putin ziyaret konusunda, "şimdi kendime soruyorum, bunun bir faydası olacak mı? Bu gerekli mi? Bu bir baskı aracı olabilir mi? Suriye rejimi ile yaptıklarını ve Halep’te sivil halkı bombalamalarını biz durdurabilir miyiz?" ifadesini kullanmıştı. İç siyasette tartışmalara sebep olan bu açıklama en fazla Fransa’nın eski cumhurbaşkanı ve 2017 seçimlerinde tekrar aday olan Nicolas Sarkozy tarafından seçim argümanı haline getirildi. 

Vladimir Putin’in ziyareti iptal etmesini Sarkozy, François Hollande’ın Rusya başta olmak üzere dış siyasette başarısız olduğunun göstergesi olarak değerlendirdi. İktidarın Rusya’ya yönelik diplomasi tarzının yanlış olduğunu savunan Sarkozy, "Putin ile ben de aynı fikirleri savunmuyorum. Ama Fransa’nın çıkarı, Rusya ile diyaloğun sürdürülmesini öngörüyor. Elbette bu ülke ile farklı görüşlerimiz var ama diyalog kuramadan bu sorunları nasıl çözeceğiz?" ifadelerini kullanarak Suriye sorunu yüzünden Rusya ile soğuk savaş yürütmenin doğru olmadığı belirtti. 

Rusya ile kriz sürerken, mevcut iktidarın iki önemli ismi Hollande ve Fransa Başbakanı Manuel Valls, Türkiye konusunda ardı ardına açıklamalar yapma ihtiyacı duydu. Açıklamaların içeriği Türkiye AB müzakereleri konusundaydı. Valls, "Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusunda ikiyüzlü bir tutumdan vazgeçilip bu konuda gerçek bir tartışmanın yapılması gerekir. Türkiye çok önemli bir ortak, toplu savunmamız için çok gerekli ve ‘NATO üyesi bir ülkedir" derken aynı içerikte bir konuşmada Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’dan geldi. Açıklamaların zamanı ise manidar. Rusya ile krizin derinleştiği, Türkiye ve Rusya arasında Suriye ve Musul konusunda pazarlıkların sürdüğü bir dönemde Fransa’nın bu açıklamayı yapması, ezeli stratejik ortağım dediği Türkiye üzerinde eski gücünü yeniden AB kartıyla tazeleme ihtiyacının yakıcılaştığı anlamanı taşıyor. 

Fransa, Suriye savaşı başladığı günden beri bölgede etkin güç olan Rusya, Çin, ABD ve diğer bölgesel aktörler arasında etkin güç olma yarışını her fırsatta yineledi. Rusya ve ABD arasındaki kapışma sürecinde Ukrayna krizinde Fransa Rusya’yı sıkıştırmaya çalışmış, çeşitli askeri sanayi konusunda anlaşmalarını askıya almıştı. Bugün Halep konusunda ABD’nin isteği doğrultusunda BMGK’ya sunmuş olduğu karar tasarısı da Fransa’nın ABD’ye yakın bir siyasetin eksenine girdiğini gösteriyor. Fransa’ya yapılan veto aynı zamanda ABD’ye Rusya’nın yanıtı niteliğini taşıyor. 

Fransa, Suriye pastasından pay yarışı konusunda yol arayışını sürdürürken, işlerin geçmişteki gibi gitmeyeceği açık. Bütün bu gelişmeler, aynı zamanda Fransa’nın bölge üzerinde etki gücünü giderek kaybettiğinin de resmi niteliğinde!

Yazarın diğer yazıları