Fransa’da grev dalgası devam ediyor

Selma AKKAYA [email protected]

Fransız hükümetinin demiryolları şirketinde yapmak istediği reforma karşı 22 Mart günü başlayan grev ve eylem dalgasının 8.sini geride bırakılırken, farklı iş kolları grev dalgasına katılmaya devam ediyor. Bu kez mezarlık çalışanları yıpranma payı konusunda hükümetten beklentilerini elde edemeyince greve gitti.
Demiryolu şirketinden yapılan açıklamaya göre 8-9 Mayıs günü gerçekleşen grev nedeniyle beş hızlı trenden ikisi çalışırken diğer trenlerinde çalışma oranı üçte bire düştü. Havayolu şirketi Air France da greve devam ediyor. Şirket çalışanları son iki ay içinde 11. kez iş yavaşlattı. Her grev sürecinde uçuşların yüzde 30’dan fazlası iptal edilmiş oldu.
Ülke çapında gelişen eylemlerin öncülüğünü Fransa Ulusal Demiryolu İdaresinde (SNCF)’te çalışan işçiler yapıyor. Sektörde çalışma yürüten sendikalar arasındaki grevin yaz aylarında devam etmesi yönündeki tartışma sürüyor. Reform paketinin Temmuz başında Senato’da oylaması gerçekleşeceği için, Anayasa Mahkemesi’ne yapılacak itiraz süresince de Solidaires, Sud Rail sendikaları grevin devam ettirilmesi gerektiği yönünde görüş bildiriyor. Özellikle yazın tatil nedeniyle dış ve iç hatların kilitlenmesinin hükümete geri adım attırmak için önemli bir süreç olduğunu ifade eden sendikaların tartışmasının önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor.
Greve hazırlanan bir diğer sektör ise kamu çalışanları. Macron kemer sıkma programı kapsamında 120 bin kamu çalışanının işten atılması planlanıyor. Söz konusu kemer sıkma politikasına karşı kamu emekçileri 22 Mayıs’ta greve gidiyor.
Her hafta yeni bir sektörün grev dalgasına katıldığı Fransa’da haftanın iki günü boyunca grev nedeniyle hayat felce uğruyor. Şehirler arası seferlerde büyük aksamalar, büyük kentleri çevreleyen banliyölerden merkeze akış için çetrefilli yolculuk nedeniyle birçok sektörde yaşanan sıkıntılar nedeniyle haftalık grev buhranının faturası büyüyor. Bütün bu tabloya karşın şuana kadar hükümetten geri adım sinyali gelmedi. Reformun yasalaşma sürecindeki devletin kaybının çoktan gözden çıkarıldığı anlaşılıyor. Hükümetin izlediği yola bakıldığında kapitalizmin büyük buhranını aşılması için bu kayıp elzem!
İşçi ve emekçiler açısından ise halen rutinin dışına çıkma konusunda daha büyük bir dalga yaratılamadı. İki günlük grev ve onun etrafında şekillenen rutin eylem günlerine takılı kalındı. Özellikle 1 Mayıs sonrası hükümetin 1 Mayıs günü yaşanan çatışmaları karşı bir malzeme haline getirmesinin ardından sendikalarda kırılan cam ve çerçevenin zararı etrafına sıkışıp, hükümete “bunları yapanlar bizden değildir” derdine düştü. Sendikal hareketin giderek bocaladığı bu süreçte kamu ve diğer sektörlerde Haziran sonuna kadar yapılacak eylem ve grevlerin sürece katkısının olup olmayacağı ise meçhul!
Tüm bunlar yaşanırken, Macron, ABD ile yarışabilecek büyük emperyalist askeri güç olma yolunda yeni yöntemler arayışını sürdürüyor. Macron iktidarı ve onları destekleyen güçlerin bu beklentilerinin karşılanması için reform ve kemer sıkma politikaları firesiz uygulanmak isteniyor. Sonuç ise; aşırı sağ yükselişini sürdürüyor, militarizm yeni bir boyuta evrilirken, refah toplumunun son kırıntıları yok oldu ve toplumsal eşitsizlik büyümeye devam ediyor!

Yazarın diğer yazıları