Fransız aydınlar: Hükümet inisiyatif alsın

 Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal operasyonlarına tepki gösteren Fransız aydın, sanatçı, gazeteci ve yazarlar, Fransa hükümetinin inisiyatif alması çağrısında bulunuldu.

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye başlattığı işgal saldırılara bir tepkide Fransız aydınlardan geldi. Aralarında siyasetçiler, akademisyenler, sivil toplum örgütü temsilcileri, gazetecilerin de bulunduğu bir grup Fransız aydını Liberasyon Gazetesine ilan verdi. İlanda, Fransa’nın Rojava konusunda inisiyatif alması çağrısı yapılırken, aynı zamanda Rojava’nın tüm bölge için gerçek bir umudu temsil ettiğine işaret edildi.

İlanın Türkçe metninde şöyle denildi:  “Bölgede barış umutlarını yok eden Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeyine dönük askeri işgaline karşı yüzlerce yurttaş ve siyasetçi harekete geçiyor.  Amerikan Başkanının yeşil ışık yakmasının ardından, acınası dengesizlikler ve çelişkilere rağmen Türk ordusu milisleriyle beraber Suriye’nin kuzeyini istila etmeye hazırlanıyor. 2018’de Afrin’in ve Suriye’nin kuzeybatısının işgali gösteriyor ki; bu işgal, savaştan derin etkinlinmiş bölgeye sadece acı ve kaos getirecektir. Kürtlerin ve SDG’nin terk edilmesi Suriye’de barış şansının son bulması anlamına gelir.

Bu işgal, IŞİD’in tekrar ortaya çıkması ve halkın kitlesel olarak göç etmesi ihtimalini artırıyor. Aynı zamanda Avrupa kapılarında ultraotoriter, gerileyen bir ülkenin başkanı olan Erdoğan’ın sürece dahil olma ihtimalini artırıyor. Kürt, Arap, Êzidî, Süryani savaşçılardan oluşan SDG, bölgede kritik bir role sahip. SDG, hala IŞİD’in son hücrelerinde savaşmaya devam ediyor ve şu an binlerce cihatçı SDG tarafından cezaevlerinde tutuluyor.

Suriye’nin kuzeyi umudu temsil ediyor 

Dahası, Suriye’nin kuzeyindeki halklar, bölgede barış ve istikrar amaçlarıyla ekolojik, çok kültürlü, demokratik bir toplum inşası konusunda çabalıyor. Bu inisiyatif, tüm bölge için gerçek bir umudu temsil ediyor. Donald Trump’in tek taraflı kararına karşı gelişen seferberlik gösteriyor ki Kürtler, bölge ve belki de Avrupa için felaketten kaçınmak ve harekete geçmek mümkündür.

Fransa, Danielle Mitterand ve birçok örgütün inisiyatifi ve sonrasında kendi hükümeti aracılığıyla 1989’dan beri Saddam Hüseyin’in saldırılarına karşı Irak Kürtlerini korumada temel rol oynamıştır. Tarihte ilk kez, katliamın son bulması için BM Güvenlik Konseyi tarafından hava sahasını koruma bölgesi kurulmasına izin vermiştir.


TALEPLER

Biz, sivil toplum örgütleri, kadın ve erkek politikacılar, aydınlar, sanatçılar ve yurttaşlar, Donald Trump’ın çirkin ve sorumsuz tavrını kınıyor ve derhal:

  • Fransa’nın Kürtlere ve Suriye halklarına desteğini açıkça bildirilmesi
  • İşgali önlemek için ABD ve Türkiye ile diplomatik düzenlemeler yapılması
  • BMGK’dan bir hava koruma bölgesi kurulması
  • Suriye’nin kuzey bölgesi için uzun vadeli bir koruma planına katkıda bulunulması konularında uluslararası koalisyonun üyesi olan Fransa’yı teşvik ediyoruz.”

Metni imzalayan kurum ve kişiler şöyle:

Gilbert Mitterrand, Danielle-Mitterrand Vakıf Başkanı

Jill Alpes, Araştırmacı, Nijmegen Centre for Border Research

Sylvie Altman, Villeneuve-Saint-Georges (Val-de-Marne) Belediye Başkanı

Eliane Assassi, Senatör

Clémentine Autain, Milletvekili

Rusen Aytac, Avukat

Olivier Babeau, Sapiens Enstitüsü kurucusu

Julien Bayou, Avrupa Ekoloji-Yeşiller Partisi (EELV) Sözcüsü

Stéphane Beaudet, Evry-Courcouronnes (Essonne) Belediye Başkanı, Paris Belediye Başkanları Derneği Başkanı

Esther Benbassa, Senatör

Ugo Bernalicis, Milletvekili

Olivier Besancenot, NPA Partisi Sözcüsü

Yves Blein, Léo-Lagrange Federasyon Başkanı

Eric Boquet, Senatör

Alice Bosler, Genç Nesiller Ulusal Koordinatörü

Philippe Bouyssou, Ivry-sur-Seine (Val-de-Marne) Belediye Başkanı

Danielle Brochier, Rakhi Vakfı Başkanı

Ian Brossat, Paris Belediye Başkan Yardımcısı

Céline Brulin, Senatör

Michel Cantal-Dupart, Fransız Kentbilimci ve Mimar

Laurence Cohen, Senatör

Fabien Cohen, Fransa-Latin Amerika Genel Sekreteri

Pierre-Yves Collombat, Senatör

Maxime Combes, ‘Attac’ Sözcüsü

Eric Coquerel, Milletvekili

Alexis Corbière, Milletvekili

Cécile Cukierman, Senatör

François Damervam, CAP21 Genel Müdürü

Laure Darcos, Senatör

Stéphanie Daumin, Chevilly-Larue (Val-de Marne) Belediye Başkanı

Hélène de Comarmond, Cachan (Val-de-Marne) Belediye Başkanı

David Debyse, Alliance&Co Başkanı

Reza Deghati, Fotomuhabir

Patrick Douet, Bonneuil-sur-Marne (Val-de-Marne) Belediye Başkanı

Olivier Duhamel, Eski AP Millevekili

François Durovray, Essonne Bölgesi Başkanı

Pierre Favier, Gazeteci, AFP siyasi servisi eski Başkanı

Rémi Feraud, Senatör

Caroline Fiat, Milletvekili

Didier Fradin, ‘Archipel Osons les jours heureux’ Hareketi

Marc Frey, Sud Education 91 et Solidaires 91 Eş Sekreteri

Cyprien Gay, Fizikçi

Fabien Gay, Senatör

Christophe Girard, Paris Belediye Başkan Yardımcısı

Jean Glavany, Eski Bakan, Eski Milletvekili

Guillaume Gontard, Isère Senatörü

Guillaume Gouffier-Cha, Milletvekili

Dominique Gros, Metz Belediye Başkanı

Jocelyne Guidez, Senatör

Didier Guillaume, Choisy-le-Roi (Val-de-Marne) Belediye Başkanı

Benoît Hamon, ‘Génération·s’ Vakfı Kurucusu

Khaled Issa, Fransa Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Temsilcisi

Sylvie Jan, ‘France-Kurdistan’ Başkanı

Michel Joli, Danielle-Mitterrand Vakfı Direktörü

Régis Juanico, Milletvekili

Jean-Claude Kennedy, Vitry-sur-Seine (Val-de-Marne) Belediye Başkanı

Margot L’Hermite, Fotoğrafçı

Bastien Lachaud, Milletvekili

Jean-Christophe Lagarde, Fransa Ulusal Meclis Kürt Çalışma Grubu Başkanı

Thierry Lamberthod, Lyon ve Rhône-Alpes Kürt Dostlukları Başkanı

Jean-Pierre Lancry, ekolojist, Archipel Osons les jours heureux Hareketi

Michel Larive, Milletvekili

Pierre Laurent, Senatör ve Gazeteci

Renée Le Mignot, MRAP Eş Başkanı

Jean-Paul Lecoq, Milletvekili

Corine Lepage, Eski Bakan

Marie-Noëlle Lienemann, Senatör

Victoria Lovelock, Uluslararası Gönüllü Hizmeti Koordinasyon Komitesi Başkanı

Noël Mamère, Ekolojist

Federico Mayor, Unesco eski Genel Direktörü

Jean-Luc Mélenchon, milletvekili, La France insoumise Partisi Meclis Grup Başkanı

André Metayer, Bretagne Kürt Dostluğu Kurucu Başkanı

Corinne Morel-Darleux, Bölgeler Konseyi Üyesi

Edgar Morin, Sosyolog ve Filozof

Roland Nivet, ‘Barış Hareketi’

Daniele Obono, Milletvekili

Pierre Ouzoulias, Senatör

Mathilde Panot, Milletvekili

Raphael Pitti, Doktor

Emmanuel Poilane, ‘Crid’ Başkanı

Agit Polat, Fransa Kürt Demokratik Konsey sözcüsü

Michel Pouzol, Eski Milletvekili

Loic Prud’homme, milletvekili

Christine Prunaud, Senatör

Adrien Quatennens, Milletvekili

Paul Quiles, Eski Savunma Bakanı, eski milletvekili

Olivier Rabourdin, Aktör

Jean-Hugues Ratenon, Milletvekili

Sandra Regol, Avrupa Ekoloji-Yeşiller (EELV) Ulusal Sekreter Yardımcısı

Muriel Ressiguier, Milletvekili

Michèle Rivasi, AP Milletvekili

Fabien Roussel, Fransız Komünist Partisi (PCF) Ulusal Sekreteri

Sabine Rubin, Milletvekili

Tony Rublon, Bretagne Kürt Dostluğu Başkanı

François Ruffin, Milletvekili

Annick Samouelian, Solidarités et Libertés Provence Derneği Eş Başkanı

Mounir Satouri, AP Milletvekili

Pascal Savoldelli, Senatör

Ghislaine Senée, Paris Bölgeler Konseyi Üyesi, ‘Alternative écologiste et sociale’ grubu başkanı

Pierre Serne, Bölgeler Konseyi Üyesi

Alain Serrie, ‘Douleurs sans frontières’ Derneği Başkanı

Danielle Simmonet, Paris Konsey Üyesi

Françoise Sivignon, ‘Dünya Doktorları’ Eski Başkanı

Sophie Taille-Polian, Senatör

Bénédicte Taurine, Milletvekili

Patrick Tort, Charles-Darwin Uluslararası Enstitüsü Müdürü

Marie Toussaint, AP Milletvekili

Grégoire Verrière, Genç Nesiller Ulusal Koordinatörü

Denis Vicherat, ‘Mouvement Utopia’ Derneği Eş Animatörü

Olivier Weber, Yazar, Fransa Eski büyükelçisi


Taviz vermek ile soykırım arasında tercih yapmak zorunda kalırsak, halkımızı seçeriz

Mazlum Abdi

Dünya bizi, Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDF), ilk kez, ülkemizin iç savaş kaosunun ortasında duydu. Ben başkomutan olarak görev yapıyorum. SDF’nin 2015’ten bu yana cihatçı aşırılıkçılara, etnik nefrete ve kadınların ezilmesine karşı savaşmış 70.000 askeri var. Son derece disiplinli, profesyonel bir savaş gücü haline geldiler. Türkiye’ye tek bir kurşun bile sıkmış değiller. ABD askerleri ve subayları, artık bizi iyi tanıyorlar ve ne kadar etkili ve yetenekli olduğumuzu sürekli övüyorlar.

Güçlerimize daima, bunun bizim savaşımız olduğunu söyledim. İslam Devleti’nin cihatçı teröristleri dünyanın dört bir yanından Suriye’ye geldiler. Onlarla savaşması gereken biziz çünkü bizim köylerimizi yağmaladılar, çocuklarımızı öldürdüler ve kadınlarımızı köleleştirdiler.

Halkımızı bu ciddi tehlikeden kurtarmak için aralarında en iyi savaşçılarımızın ve komutanlarımızın da bulunduğu 11.000 askeri kaybettik. Ayrıca, güçlerimize daima Amerikalıların ve diğer müttefik güçlerin bizim ortağımız olduğunu, dolayısıyla daima onların zarar görmemesini sağlamamız gerektiğini söyledim.

Savaşın hukuk tanımazlığı içinde, devlet dışı birçok başka aktörün aksine, biz daima etik değerlerimize ve disiplinimize bağlı kaldık. El Kaide’yi yenilgiye uğrattık, İslam Devleti’ni sildik ve bir yandan da, küçük bir [merkezi] hükümete, çoğulculuğa ve çeşitliliğe dayalı iyi bir yönetim sistemi kurduk. Araplar, Kürtler ve Süryani Hıristiyanlar için yerel yönetim organları üzerinden hizmet sağladık. Herkesi kapsayan, çoğulcu bir Suriye ulusal kimliğine vurgu yaptık. Suriye’nin siyasi geleceği için vizyonumuz şu: inanç özgürlüğü ve karşılıklı farklara saygıya dayalı merkezsizleşmiş federalizm.

Komuta ettiğim güçler şu anda Suriye’nin üçte birini Türkiye’nin ve ona bağlı cihatçı güçlerin işgaline karşı koruma kararlılığında. Suriye’nin şu an savunduğumuz bölgesi, Türkiye tarafından son iki yüzyıldır Kürtlere, Süryanilere, Asurilere ve Ermenilere karşı gerçekleştirilmiş olan soykırımlardan ve etnik temizliklerden kurtulan halklar için güvenli bir bölge olageldi.

Hapishanelerimizde İslam Devleti’nden 12.000 terörist tutuyoruz ve onların radikalleşmiş eşlerinin ve çocuklarının yükü de bizim üzerimizde. Suriye’nin bu kısmını İranlı milislerden de koruyoruz.

Destek konusunda tüm dünyanın bizi yalnız bıraktığı bir sırada Birleşik Devletler elini uzattı. O eli sıktık ve cömert desteğini takdir ettik. Washington’ın talebi üzerine, ağır silahlarımızı Türkiye ile olan sınır hattından çekmeyi, savunma tahkimatımızı yıkmayı ve en tecrübeli savaşçılarımızı geri çekmeyi kabul ettik. ABD yönetimi bize verdiği sözleri tutsaydı, Türkiye bize asla saldırmazdı.

Şu anda Türk silahları karşısında çıplak göğsümüzle direniyoruz.

Başkan Donald Trump uzun süredir ABD askerlerini çekmeyi vaat ediyordu. Bunu kesinlikle anlıyoruz. Babalar çocuklarını dizlerinde gülerken görmek, aşıklar partnerlerinin onlara sevgi dolu sözler söylediğini duymak istiyor. Herkes evine geri dönmek istiyor.

Ancak biz, Amerikan askerlerinden muharebeye dahil olmalarını istemiyoruz. Birleşik Devletler’in dünyanın jandarması olmadığını biliyoruz. Ama Birleşik Devletler’in Suriye’de siyasi bir çözüme ulaşılması konusunda önemli bir role sahip olduğunu kabul etmesini istiyoruz. Washington’ın bizimle Türkiye arasında sürdürülebilir bir barışa aracılık etmek için elinin yeterince güçlü olduğundan eminiz.

Temel bir kavram olarak demokrasiye inanıyoruz ama Türk işgali ve bu işgalin halkımız açısından teşkil ettiği varoluşsal tehdit ışığında, ittifaklarımızı yeniden gözden geçirmek durumundayız. Ruslar ve Suriye rejimi, korumamız altında yaşayan milyonlarca insanın hayatını kurtarabilecek teklifler yaptılar. Onların vaatlerine güvenmiyoruz. Dürüst olmak gerekirse, kime güveneceğimizi bilmek zor.

Çeviri: Serap Güneş

Kaynak: https://foreignpolicy.com


200 aydın: Rojava yalnız değil

Aralarında John Holloway, David Harvey, David Graeber ile Noam Chomsky’nin de aralarında olduğu dünyaca ünlü aydınlar, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye başlattığı savaşa karşı imza kampanyası başlattı.

Meksika’dan Fransa’ya, Hindistan’dan İzlanda’ya 21 ülkeden 200’den fazla akademisyen, yazar, düşünür, onlarca grup, kurum ve kolektif, Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına karşı imza kampanyası başlattı. Rojava ile dayanışma mesajının da yer aldığı metne aralarında Noam Chomsky, David Harvey, Etienne Balibar, Vittorio Sergi gibi akademisyenler ile Janet Biehl ve Raul Zibechi gibi düşünürler de imza attı.

“Kürt Halkı ve Kuzey Suriye’nin direnişte olan halkları ile dayanışıyoruz” başlıklı metinde şu ifadeler yer aldı: “Devlet dışı özerklik, kendi kaderini tayin hakkı, doğrudan demokrasi ve ataerkil sistemle mücadele temelinde alternatif bir sosyal örgütlenmeyi esas alan Demokratik Konfederalizme dayanan Rojava Komünü, Ortadoğu’daki ilk anti-kapitalist politik projeyi temsil ediyor. Rojava’daki özerklik, kültürel bir aradalığın, farklı ve erdemli bir cinsiyet ilişkisinin, toprak anaya saygının günlük olarak kurulduğu başka bir dünya mümkün ütopyasıdır. Rojava bize içinde yaşadığımız vahşete teslim olmamanın mümkün olduğunu gösteriyor.

Soykırım ihtimali

Rojava’daki otonomi mücadelesinin ilk kazanımı İslam Devleti (IŞİD) ve köktencilik anlayışının engellenmesi oldu. Bugün, yapılan bu kirli anlaşma Kürt militanların çabalarını baltalıyor ve bugüne kadar YPG ve YPJ’nin Suriye’nin Güneyinde IŞİD terörüne karşı kazandığı önemli mevzileri tehlikeye atıyor. Nitekim Rojava’nın kuzey sınırını Türk işgalinden korumak ve özgürleştirmek için Kürt kuvvetlerinin yer değiştirmesi gerekecek. Suriye devletinin yıkıntılarına dayanan Rojava’nın özerkliğine karşı savaş yıllardır sistematik olarak sürdürülüyor. Saldırılar ve istilalar norm haline geldi. ABD askeri güçlerinin Türkiye-Suriye sınırından çekilmesinin ardından, bu sistematik saldırlar daha da tehlikeli hale geliyor ve demokrasi için savaşanlara karşı Türk Devleti’nin düşmanlığı gerçek bir soykırım ihtimaline dönüşüyor.

Bu nedenle, bu bildiriye imza atan akademisyenler, öğrenciler, aktivistler, sosyal organizasyonlar, kolektifler, örgütlü ve direnen halklar olarak Kürt halkının ve Kuzey Suriye’nin mücadele eden tüm halklarıyla dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyor ve bize bir kez daha insan haklarını ancak kapitalist piyasa koşullarına itaat çerçevesinde savunduklarını gösteren Birleşmiş Milletlerin, Avrupa Birliği’nin ve uluslararası tüm örgütlerin karmaşık sessizliği altında Türk devletinin yüksek sesle gerçekleştirdiği bu yeni kapitalist ve ataerkil saldırıya karşı öfkemizi haykırıyoruz.

 Rojava yalnız değildir

Rojava’yı savunmak, yalnızca Ortadoğu’da değil, dünyanın birçok köşesinde kapitalist barbarlığa karşı her gün mücadele eden tüm kolektifleri ve özneleri savunmak anlamına geliyor. Bu deklarasyon bir öfke çığlığıdır, başka bir yaşam için mücadele eden Kürt kadın ve erkek kardeşlerimizle dayanıştığımız bir öfke çığlığı. Yaşasın Yaşam! Ölsün Ölüm! Rojava Yalnız Değildir.”

İmzacılar

John Holloway

Sergio Tischler

Fernando Matamoros Ponce

Calos Figeroa

Jerome Baschet

Noam Chomsky

Sylvia Marcos

Jean Robert

David Harvey

Arjun Appadurai

Etienne Balibar

Teodor Shanin

Barbara Duden

Michael Hardt

Marina Sitrin

Carole Pateman

Donna Haraway

Raquel Gutierrez

Boaventura de Sousa Santos

Federica Giardini

Dora Maria Hernandez Holguin

Francesca Gargallo

Giacomo Marramao

Alfonso Garcia Vela

Roberto Xavier Ochoa Gabaldón

Vittorio Sergi

Aldo Zanchetta

Lucia Linsalata

Kathleen Bryson

David Graeber

Edith Gonzales

Gustavo Esteva

Raul Zibechi

Alexandros Kioupkiolis

Paolo Vernaglione Berardi

Anna Rosa

Antonio Lucci

Luigi Sonnefeld

Fabio Milana

Mina Lorena Navarro

scott crow

Umberto Franchi

Imanol Antonio García Verges

Luis Menéndez Bardamo

Elaine Santos

Arturo Escobar

Joan Martinezalier

Viviana Asara

Ines Duran Matute

Jill Rease

Alberto Bonnet

Sergio Uribe

Paola Rafanelli

Juan Miguel Ortiz Reparaz

Esther Patricia King Davalos

Francisco Javier Villanueva Vázquez

Daniele Fini

Giuseppe Lo Brutto

Cecilia Zeledón

Màrgara Millán

Luisa Riley

Raúl Ornelas

Daniel Inclán

Rita Laura Segato

Raffaele K. Salinari

Philippe Corcuff

Roberto Giovannini

Angela Micheli

Maurizio Pallante

Larisa de Orbe

Jorge Alonso Sánchez

Evelyn Fox Keller

Balam Pineda Puente

Dalia Morales

Juan Wahren

Mercedes Escamilla

Juan Carlos Mijangos Noh

Yazarın diğer yazıları

    None Found