Futbol sadece futbol değildir

Çocuklar ölmesin, maça da gelebilsinler diye pankart açıyor Fenerbahçe maçına çıkmadan önce Amed Spor. Nazım Hikmet’in "çocuklar ölmesin şeker de yiyebilsinler" dizelerine nazire yapıyorlar. Amed Spor’un futbolcuları Nazım’ı da bilir Victor Jara’yı da. Lorca’yı da Faqiyê Teyran’ı da. Futbol sadece futbol değildir bunu da çok iyi bilirler. O kadar iyi bilirler ki seyircisiz oynama cezası verilmesini protesto için açtıkları bu pankartta yazılanlar tesadüfü yazılmamıştır.

Bu ülkede, Amed’de Cizre’de, Slopi’de kaç çocuğun öldürüldüğünü, kaç çocuğun cenazesinin sokağa çıkma yasakları yüzünden günlerce sokaklarda bekletildiğini, kokmasın diye ölü çocuk bedenlerinin, anneleri tarafından buzdolabında saklandığını bilirler. O yüzden çıktıkları maçı, verilen ceza yüzünden izlemeye gelemeyen çocukların bu şehrin bir yerlerinde polis kurşunuyla, gaz fişeğiyle yahut panzerle, TOMA’yla ezilerek öldürülebileceğinin korkusuyla çıkarlar o maça. O yüzden açarlar o pankartı, onlar top oynarken bir çocuk daha öldürülmesin diye. 

Ama korktukları gelir başlarına. Yahut aslında faşizmin ne olduğunu tecrübe etmiş olmanın bilgisidir yüreklerine bu korkuyu zerk eden. Onlar top oynarken üstlerinde uçan f-16 savaş uçaklarının sesleri altında Amed sokaklarında on altı yaşında bir çocuk daha koparılır eşiğine geldiği gençlik baharının ve annesinin oğul sevdasıyla ağrıyan kucağından. Kürtçe konuşulan coğrafyanın çocuklarının yahut Türkçe konuşulan coğrafyalardaki Kürtçe konuşan çocukların bedenine giren ve canlarını tazecik bedenlerinden çekip alan kurşunlardan söz edilirken hep edilgen yapılı cümleler kurar Türkçe haber bültenleri. Hep bedenlerinin bir yerine isabet eden bir kurşunla hayatlarını kaybederler. Bedenlerine bu kurşunları kimlerin isabet ettiği dile gelmez haber bültenlerinde. 

Haber yapmanın amentüsündeki "5 n 1 k’nin" "k"si firar eder, cümleler ism-i failsiz kalır söz konusu Kürt çocuklarının bedenlerinin ölümü olunca. Kürtçe konuşulmayan beldelerde vuku bulan bir çocuk kaybolma olayına yarım saat vakit ayıran yahut Kürt’e dair politik bir mülahaza içermeyen bir çocuk ölümü vakası olduğunda dünyanın bütün gözyaşlarını akmaya davet eden bir hassasiyetle yaklaşan medya ve siyasetin küberası için bir sinek ısırığı kabilindedir dili Kürtçe söyleyen çocukların bedenine değen kurşun için atfettikleri ehemmiyet. Sanırsınız ki Kürtçe konuşulan coğrafyada çocuğun bedenine değen kurşun değil de bir sivrisinektir, bu kadar normaldir bir çocuğun kurşunla ölmesi. 

Futbol yalnızca futbol değildir Bilirler Amed Sporlu Futbolcular ve seyirciler. Yoksa "yaşasın özgürlük" diyen futbolcuya 12 maç oynamama cezası verilir, nazi, rabia, asker selamı, ülkücü selamı verenlere iltifat edilir miydi? Yoksa 11 kişilik bir futbol takımın karşısına maçta cümle devlet aygıtını,  maçın oynandığı saha üzerinde savaş uçaklarını, giremedikleri stadın dışında takımlarını desteklemek, seslerini giremedikleri stadın içindeki takımlarına ulaştırmak için çırpınan çocukların üzerine "toma, akrep, altay, dağ geyiği" adını verdikleri zırhlı savaş araçlarını sürerler miydi?  

Çocuklar öldürülüyor maça gidemiyorlar, çocuklar ölüyor, büyüyemiyorlar. Çocukların bedenine kurşun değiyor şeker yiyemiyorlar. Çocukların bedenleri buzdolabında saklanıyor çocuklar çok üşüyorlar. Çocukların anneleri, babaları, abileri, dayıları, amcaları kurşunlardan, top mermilerinden kurtulmak için sığındıkları bodrum katlarında yaralarından günlerce kan çekile çekile ölüyorlar, üzerlerine kimyasal gaz atıla atıla yakılıyorlar. Hasbel kader bedenine top mermisi, şarapnel parçası değmemiş, panzer altında ezilmemiş çocuklar bütün bunları görerek, yaşayarak, bilerek büyüyorlar. O yüzden çocuklar maça gelsinler ki ölmesinler diye pankart açıyor Amed Sporlu futbolcular. Çünkü futbol sadece futbol değildir, biliyorlar. Çünkü dünyanın her yerinde ve dünyanın her diliyle konuşan çocukları kayıtsız şartsız ayrımsızdır, birdir onlar için. 

Yazarın diğer yazıları