G20 zirvesine taşınan S-400 krizi

Japonya’da gerçekleşen G20 zirvesi, gündemindeki tartışma başlıklarından çok, katılımcı ülkelerin liderleri arasında yapılan ikili görüşmelerle öne çıktı. ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasındaki ikili görüşme, iki ülke arasında süren “ticaret savaşını” uzlaşma arayışı olarak öne çıktı. Liderler, çıkarları ve öncelikli gördükleri konuları, icat ettikleri “ikili görüşmeler” formatında sürdürmeyi daha “uygun” buldular. Bu ikili görüşmelerden biri de Trump- Erdoğan görüşmesi oldu. Bu görüşmenin “kısa” süresi içinde, ABD-Türkiye arasında giderek derinleşen ve Türkiye’yi ABD yaptırımları ile baş başa bırakacak S-400 krizinin konuşulduğu “ikili” görüşme oldu.

Bu görüşmenin Türkiye’ye yansıması farklı oldu. Erdoğan açıkça bu görüşmede Trump’ın “Türkiye’ye yaptırım uygulanmayacağı” yönünde mesaj verdiğini açıklaması, Washington’da farklı seslerin yükselmesine neden oldu. ABD yetkililerinin yaptığı açıklamalara bakılırsa, ABD tutumunda bir değişiklik yok. Dolayısı ile S-400 krizi ve yaptırım tutumu olduğu gibi devam ediyor. O zaman Trump ve Erdoğan neyi konuştular ve hangi sorunları çözdüler?

ABD’nin S-400 alımı konusundaki tutumu biliniyor. Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması kararı orta yerde duruyor. Buna bağlı olarak Türkiye’nin ürettiği kimi uçak parçalarının tedarikinin durdurulması, F-35 uçak pilotlarının eğitiminin durdurulması kararları hali hazırda uygulanıyor. Öte yandan Amerikan müttefiklerine yaptırım öngören CAATSA yasasının uygulanacağı gerçeğini her iki tarafta biliyor. Washington’da açıklama yapan ABD’li yetkililer, “ABD şunu tutarlı ve açık bir biçimde ortaya koydu ki, Türkiye eğer S-400 alımını gerçekleştirirse çok gerçek ve olumsuz sonuçlarla karşılaşacak”. Bu açıklamalar doğru okunduğunda, Trump ve Erdoğan’ın, Osaka’da yapılan G20 zirvesinde yaptıkları bu “kısa” ikili görüşmede gerçekte “uzlaşma” sağlamadan masadan ayrıldıkları sonucuna varabiliriz.

ABD Dış İşleri Bakanlığı ve Pentagon ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarda, ABD’nin herhangi bir şekilde, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alımı konusunda, geri bir adımı ya da tavizinin söz konusu olamayacağını gösteriyor. ABD’nin tutumu net: “hiçbir şey değişmedi… Türkiye’nin her iki sisteme birden sahip olmasına izin verilmeyecek.”

Erdoğan, Trump’tan aldığını söylediği “yaptırım olmayacak” sözü, beraberinde yeni tartışmaları da getirmiş durumda. Ankara’da neredeyse “bayram havası” yaratan Trump’ın sözleri, Washington’da farklı seslerin yükselmesine neden oldu. ABD Dış İşleri Bakanlığı ve Pentagon tutumlarını “net” bir şekilde ortaya koyarken, ABD Kongresinde yükselen sesler, Trump’ın Erdoğan’a verdiği sözü tutma konusuna oldukça zorlanacağını gösteriyor. ABD Kongresinden gelen mesajlarda benzeri tonda; “Böylesi bir hamle Ankara’yı memnun edecektir ama Trump’ın Kongre’deki bazı müttefiklerinin hoşuna gitmeyecektir.”

Trump, Türkiye’ye yapılacak yaptırımların “yumuşatılması” konusunda kimi girişimlerde bulunsa bile, hem Kongre desteğini kaybedebilir, hem de önümüzdeki yıl yapılacak ABD Başkanlık seçimlerini riske edebilir. Trump bunları göze alır mı? Çünkü Kongrenin her iki kanadı (Cumhuriyetçiler ve Demokratlar) yaptırımlar konusunda ortak davranıyorlar. Kongrenin “Türkiye’ye uygulanacak yaptırımlar” konusunda ikna edilmesi oldukça zor görünüyor. Öyleki kimi kongre üyeleri S-400’leri ABD için “ulusal güvenlik” tehditi olabileceği konusunda görüşlerini açıklamaktan kaçınmıyorlar. Dolayısıyla Trump’ın Kongreyi ikna etme konusunda işi hayli zor olacak. Erdoğan’ın Trump’tan aldığı bu “keyif verici” destek katı bir “güçler ayrılığı” ilkesine dayanan bir sistemle yönetilen ABD’de “karşılık” bulamayacaktır.

Son sözü ABD Temsilciler Meclisi ve Dış İlişkiler Komitesi Üyesi Eliot L. Engel’in yaptığı yazılı açıklamada görebiliriz. Engel: “Rus silahları alması halinde Türkiye’ye yaptırım uygulanmayacağı yönünde Başkan tarafından verildiği belirtilen söz, NATO’yu ve bizim kendi ulusal güvenliğimizi tehlikeye atıyor. Türkiye, hassas NATO ve Amerikan sistemleri ile gelişmiş bir Rus hava savunma sistemini yan yana işletemez, nokta. Cumhurbaşkanı Erdoğan bunun sonuçları olacağını bilmeli.”

Başka söze gerek var mı?

Yazarın diğer yazıları