Gasp edilen haklarını istediler

”Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları gerekçesiyle ihraç edilen ve haklarında davalar açılan Barış İçin Akademisyenler, birçok kentte yaptıkları eylemlerle gasp edilen haklarını talep etti.

Barış İçin Akademisyenler, göreve iade ve haklarının iadesi için birçok kentte basın açıklaması düzenledi. İstanbul’da bir araya gelen akademisyenler, Fatih’te bulunan Valilik önünde basın açıklaması düzenledi. ”Gasp edilen haklarımızı geri alacağız” pankartının açıldığı açıklamada, sık sık ”Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz ” sloganı atıldı. Açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Oya Ersoy ve Serpil Kemalbay da destek verdi.

Vatandaşlık haklarından mahrum 

Akademisyenler adına basın metnini ihraç edilen akademisyenlerden Aslı Takanay okudu. Gasp edilen haklarının iadesi talebiyle İstanbul Valiliği’nin önünde bir araya geldiklerini hatırlatan Takanay, 822 barış akademisyenine dava açıldığını hatırlatarak, ”300 gün, 2 bin 300 duruşma adliye mesaisi yaptık. Cezalara çarptırıldık, hapis yattık. Seyahat özgürlüğümüzden, adil yargılanma hakkımızdan, sosyal güvencelerimizden yoksun bırakıldık. KHK’li olan arkadaşlarımızın velayet hakkı, seçilme ve hatta seçme hakkı dahi tartışmaya açıldı” dedi.

Tazminat ve miras hakları alındı

 Tazminatlarının verilmediğini ve miras haklarının ellerinden alınanların olduğunu ifade eden Takanay, Dr. Mehmet Fatih Tıraş’ın yaşanan bu duruma dayanamayıp intihar ettiğini hatırlattı. Barış akademisyenlerinin talepleri olduğunu belirten Takanay, şu şekilde sıraladı:

  • ‘Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisinin imzacısı olup KHK ile ihraç edilen, sözleşmesi yenilenmeyen, sözleşmesi feshedilen, istifa etmek ya da emekliye ayrılmak zorunda kalan tüm imzacılar, talepleri halinde ihraç edildikleri kurumlardaki görevlerine geri dönebilmelidir. Dönülecek üniversite hakkındaki kısıtlamalar ise başlı başına bir başka insan hakkı ihlalidir.
  • Araştırma görevlisiyken ihraç edilenlerin güvenceli bir kadroda işe dönüşü sağlanmalıdır. Öğrenimini sürdürenler öğrenim gördükleri kurumlarda görevlendirilmeli, doktorasını bitirenler doktor öğretim görevlisi olarak atanmalıdır. Doçentlik ve profesörlük koşullarını yerine getirdiği halde kadro ataması askıya alınan Barış Akademisyenleri hak kazandıkları kadrolarıyla göreve dönmelidir.
  • İşe alımda güvenlik ve arşiv soruşturması şartı, Anayasa’nın 20’nci Maddesinde güvence altına alınan ‘özel hayata saygı’ hakkına müdahaledir. 29 Kasım 2019 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı da buna işaret etmiştir. Buna derhal son verilmelidir.
  • Haklarına KHK’lerle yapılan ihraç tüm edilen saldırılar barış ortadan akademisyenlerinin kaldırılmalıdır ve Pasaportları kamu emekçilerinin derhal geri verilmeli, yurttaşlık bütün hak kayıpları tazmin edilmelidir.
  • Hukuk devleti olmanın gereği yerine getirilmeli. OHAL KHK’ları kaldırılmalı, OHAL Komisyonu lağvedilmelidir. Taraf olunan uluslararası antlaşmalara ve hukuk kurallarına uyularak toplumsal barışın önü açılmalıdır.”

Açıklama sonrası akademisyenler İstanbul Valiliğine işe geri alınma dilekçelerini teslim etti.

İZMİR 

Eş zamanlı olarak İzmir’de bir araya gelen Barış Eğitim Sen 3 Nolu Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi.  Barış Akademisyenlerinin açıklamasına HDP İl Eşbaşkanı Kadir Baydur, Emek Partisi İl Başkanı Emine Uyar, Türkiye İnsan Hakları Vakfı Temsilciliği, 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği il temsilcisi, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Eğitim Sen 1 Nolu Şubesi de destek verdi.

Akademisyenler adına konuşan Doç. Halis Ulaş, hazırlanan ortak metni okudu.

AMED

Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi, ”Gasp edilen haklarımız için dayanışmaya” şiarıyla Eğitim Sen Amed 1 Nolu Şubede basın toplantısı düzenledi. ”Barış için talebimizde ısrarcıyız!” yazılı pankartın açıldığı toplantıda kısa bir konuşma yapan Eğitim Sen 1 Nolu Şube Eşbaşkanı Abbas Şahin, 2 Aralık’ta Sur’da sokağa çıkma yasaklarının başladığı gün olarak kabul edildiği ve kendileri için acı bir gün olduğunu söyledi.  Sokağa çıkma yasaklarından sonra ülkede ciddi anlamda bir kaos yaşandığını hatırlatan Şahin, “Şehirlerin tarihi, kültürel dokuları ortadan kaldırıldı. Deyim yerindeyse tarihsel ve kültürel bir katliam yaşandı. 2015’ten itibaren ülkenin çeşitli yerlerinde özellikle bölgede yaşanan şehir çatışmalarından kaynaklı olarak yüz binlerce insan kendi ülkesinde mülteci konumuna geldi” ifadelerini kullandı.

Şahin’in ardından Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi adına akademisyen Fikret Uyar, hazırlanan metni okudu.

ANKARA

 Ankara’da ise Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi, Eğitim Sen 5 No’lu Şube’de basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda okunan ortak açıklama ardından konuşan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, “3 yıldır KHK’ler toplumun üzerinden buldozer gibi geçti. OHAL KHK’si anayasal vatandaşlığı ortadan kaldırıyor. Geldiğimiz noktada OHAL KHK’larının kaldırılması gerekiyor. Biz Meclis olarak bir yasayla bu KHK’ları ortadan kaldırabiliriz. Barış akademisyenler sadece barış talep ettiler. Sonuçta çok büyük bir kırımla karşılaştılar. Akademik kariyerleri bir anda elinden alındı ve büyük hakaretlere uğradılar. Hukuken hesabının sorulması, barış akademisyenlerinin iade edilmesi ve KHK’lerin iptal edilmesi gerekiyor. Anayasa mahkemesinin kararlarını tanımayan bir İçişleri Bakanı var. Buna tüm toplum olarak direnmeliyiz. Yaşanan hukukun ve anayasanın ayaklar altına alınmasıdır” dedi.

Yazarın diğer yazıları

    None Found