Gebze’den Hewler’e direniş mektupları

 Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride karşı Leyla Güven öncülüğünde başlayan açlık grevine Hewler’den ses veren Nasır Yağız eyleminin 176.gününde. Gebze Kadın Kapalı Cezaevinde süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde yer alan tutsaklardan Şadiye Manap, Şinya Amed ve Ruhşan Bozan, Nasır Yağız’a bir mektup gönderdi.

Sevgili heval Nasır… İnsanın vatanlaştığı, yoldaşlarının sevgili varlığına dönüştüğü zaman hangi zamandır? İnsan ne zaman kendi nesnel varlığından öte anlam yüklenir, anlam yüklü bir güce dönüşür?

Şimdi heval Leyla için, senin için, diğer yoldaşlar için oldukça kaygıyla yüklendiğimiz bu zamanda böylesi sorularla haşır neşir oluyor, böylesi soruların yanıtlarını aramakla kanatlanıyor yüreğim. Hiçbir şey insanın başlangıçtaki anlama ve soruya yönelmesinden daha çok sadeleştirmiyor anlamı ve varoluşu. İnsan nedir, yaşam nedir, varoluşun amacı nedir?

Tam yirmi yıldır kendimize inancımızı itiraf edemiyoruz. Sevgimizi, bağlılığımızı iddia edemiyor, yüksek sesle haykıramıyoruz. Heval Leyla’nın sözlerini okurken, insanın bendlerini, engellerini aştığında nasıl da özgürleştiğini düşündüm, derinlerimde duyumsadım. Heval Leyla yirmi yıllık tecridin bizim için utanç olduğunu söylüyordu. Eğer bu özgürlük yüklü adımı atmamış olsaydı, bu utancı böyle ifşa etmez, sahiplenemezdi. İfşa etse meşru bir karşılığı olmayacağından havada kalırdı, hakikat ifade etmezdi. Heval Leyla bu sözleri sevgisini ifade etmesi ve tutumuyla aslında kim olduğunu, nerede durduğunu ifade etmiş olurdu. Adı Leyla yoksa bu hikaye sizin, heval Kurdê (Selamet Menteş) ile Rotinda’nın (Aynur Artan) dediği gibi yüreğini bir parça kara çevirebilen herkesin hikayesi.

Sevgili heval Nasır… Seni tanımaktan, yoldaşların olmaktan onur duyduk. Ana tanrıçalarımızdan aldığımız sevgi gücü seni korusun. Aşkın Sevgili’nin dediği gibi, “Biz kadın ve erkek yoldaşlar olarak birbirimize özgürlük sözü verdik.” Önden gidiyorsunuz ve bu nedenle takipçileriniz şahsında direnen tüm yoldaşları, direnen Başur halkımızı içtenlikle selamlıyor, kucaklıyoruz. Sevgimiz hep sizinle…

Şadiye Manap


Sevgili heval Nasır… Güneşin aydın doğuşuyla merhaba…

Modern Dehak’ların zulmüne karşı başkaldıran direnişinin ruhuyla selamlıyorum. Direnişinle destansı kahramanlık tarihini an be an yazıyor ve yazdırıyorsun. Tecride karşı bir çığlık, bir stran, bir şiir gibi yükselirken sesine bu koşullarda, sığ imkanlar içinde ses verdiğimizi, direnişle buluşmanın anlamını yaşamaktayız. Fiziksel olarak bir arada olmasak da aynı amaç etrafında buluşmanın anlamlı, değerli yoldaşlaşması içindeyiz. Yoldaşlık soframızda yer alan, yükselen direnişe kulak veren-katılanlar her geçen gün çoğalıyor ve büyüyor. Yüreklerimiz büyüyor, eylemlerimiz büyüyor, karanlığı aydınlatan ateşimiz yükseliyor ve zulme başkaldıran ruh-direniş evrenselleşiyoruz. Evrenselleşen bu direnişe öncülük yapmanın anlamı, değeriyle dolu olduğunuza inanıyorum. Bu duruşa, bu kararlılığa layık olabilme çabası ve arayışı içinde olacağımı belirtiyor ve hevallik sözümü veriyorum siz güzel insana. Bir kadın yoldaşınız olarak bu ruhu, bu kararlılığı, bu amacı esas alarak her daim yaşayacağımı belirteyim. Zafere olan inancımın büyüklüğüyle, hasretle sizi selamlıyor, kucaklıyor, öpüyorum. Sevgilerimle…

Şinya Amed


Merhaba değerli Nasır heval…

Öncelikle her anlamıyla iyi, sağlıklı olmanı diliyor, en içten yoldaşlık duygularımla seni kucaklıyor, selamlıyorum.Değerli hevalim… Özgürlük direnişinin, umudunun ve coşkusunun dört bir yanı sardığı ve günden güne giderek büyüyen, her yüreğe dokunan, temas eden bu erdemli günlerde onurlu duruşunla sen de bu erdem kervanında en önde yer alan, özgürlük sevdalısı yoldaşıma, ben de Gebze zindanında özgürlük tutkusuyla, coşkusuyla, inancıyla dopdolu sıcak bir selamla merhaba demek istedim. Değerli heval, bildiğin gibi ben de Gebze cezaevinde 5 arkadaşla birlikte özgürlük direnişi eyleminde yer almaktayım. Bizler, ben şu ana kadar iyiyiz ve bundan sonra da iyi olacağız. Asıl ben senin durumunu merak ediyorum ve tabi heval Leyla’nın durumunu merak ediyorum.  Aklımda hep sizler varsınız. Senin ve heval Leyla’nın günleri bizlerden hayli ilerde ama biz de hemen sizin arkanızdan geliyoruz 🙂 Değerli heval, gazetede resmini görünce, direnişin erdemi insanın ruhunu, duruşunu ne de güzel kılıyor dedim. duruşunda, nakışında direnişin o gizemli güzelliğinin yer ettiğini gördüm. Ve dedim ki, direniş gibi başka hiçbir şey güzel olana, anlamlı olana taşıramaz insanı. Genç bakışların böyle direniş güzelliğiyle ışıldamasıdır umudu güçlendiren. Boşuna demiyoruz genç başladık, genç başaracağız diye. Yanlış anlama ben yaşlı değilim ama senin kadar genç de değilim. Fakat direnişin coşkusuyla, ruhum on dörtlüler gibi dinç, dinamik, özgürlük enerjisiyle taşmakta. Yani demem o ki değerli hevalim direniş mücadele hep anlamlı yaşam enerjisini çoğaltır, yarınlara dağıtır. Öyle bir mirasla büyük ve giderek daha büyüyoruz. Zaten bizleri güçlü, iradeli, inançlı, umutlu kılan da özgür, anlamlı, yaşamı uğruna ölecek kadar sevmemizden gelir. Ve buna hep inandım ve hep inanacağım ki, bizi başarıya götürecek olan tek şey bu erdemli sevgidir.

Değerli heval nameme son verirken buradaki tüm hevallerin başarı dilekleri ve selamları var. Kendine güzel, yüreğine iyi bak. Kesin başarılı günlerde görüşmek umuduyla sevgiler…

Ruhşan Bozan

Yazarın diğer yazıları

    None Found