Geleceğe notlar

Gelecek yıla düşülecek notların başında iki toplantı ve bir de Rojava’daki mücadelenin son başarısı var.

Birinci toplantı, Diyarbekir’de gerçekleşti ve “Kürt Dili Platformu”nun kuruluşuyla sonuçlandı.

Geç kalmasına rağmen, tarihi bir adımdı.

Gecikmesinin nedenlerinden başında, Kürdistan’daki Ulusal ve Toplumsal Kurtuluş Mücadelesi’nin Kürt toplumunda homojen bir atmosfer yaratmasının beklenenden daha uzun bir süre alması duruyor.

Başka bir neden ise siyasi çatışmaların yerini, siyasi görüş ayrılıklarına bırakması oldu.

Türkiye’deki kolonyal faşizmin, teslim olmayan Kürt alanlarını “ava serbest” ilan etmesinin de, bu adımın atılmasına etkide bulunduğu hipotezi yanlış olmaz.

Dil Platformu’nun kurulması, ulusal ve sosyal formasyonun Diyarbekir’de gelecek yıllara düştüğü tarihi bir not oldu.

Devamında, HDP, KDP-Bakur, AZADİ, KDP-T, DBP, KKP, İnsan ve Özgürlük Partisi’nin müşterek açıklamalarında Türkiye’nin Şengal ve Mahmur’a yönelik bombalamalarını kınadılar. Bu ise gelecekte Diyarbekir merkezli bir güç birliğine ve yakınlaşmaya işaret ediyor.

İkinci toplantı Brüksel’de yapıldı.

Çağrı Kürdistan Ulusal Kongresi’nden (KNK) gelmişti.

Katılan 82 parti, örgüt ve kuruluş ve onlarca şahsiyet, Brüksel Basın Kulübü’nde, ABD’nin PKK yöneticileri Cemil Bayık, Duran Kalkan ve Murat Karayılan’a dönük kararına karşı ortak mücadelede kararlılıklarını dile getirdiler ve önermelerde bulundular.

Hatip Dicle’nin ABD’nin tavrının uluslararası komplonun devamı olduğunu belirtmesi, ABD kararının ciddiye alınması gerektiğine işaret ediyor.

Kongra-Gel, PJAK, KODAR, YNK, PYD, Komelê, Parti Sosyalisti Demokrati Kurdistan, El Parti Demoqrati Kurd, Partiya Komunista Kurdistan, Partiya Çep a Kurd li Suriya, Partiya Kesk a Kurdistan, Hizbi Komunisti Krekari Kurdistan gibi sosyal tabanları olan örgütlenmelerin ABD kararına karşı birlikte hareket etmeleri, tarihi olarak önemli.

Toplantıda, ABD’nin kararının sadece PKK’ye değil, tüm Kürtler’e dair alınmış olduğunun altının çizilmesi, Türkiye’nin Kürtler’i kutuplaştırma çabalarına karşı verilen önemli bir yanıt olarak görülmelidir.

Kürdistan’da ilk ulusal müşterek siyasi tavır ve duruş olarak algılanırsa, gelecek açısından önemli etkileri olabilcek bir resim karesi olarak, tarihe geçecektir.

IŞİD’in Suriye’deki son kalesi Hecin’de uluslararası fırtınalı bir süreçte ve Türkiye’yi savaş hazırlığı yapmaya sevkedecek oranda bir başarıyla kovulması, 2018’in en önemli gelişmelerden biri olarak görülmeli.

Rojava kendisi için savaştı.

ABD’nin bu mücadeleyi desteklemesi, kendi çıkarınadır.

Rojava’nın ABD’nin yardımını kabul etmesi de Rojava çıkarına…

Bunun son çatışma olmayacağı biliniyor. Hecin’deki kurtuluşa damgasını vuran fotoğrafların arasında, savaşçı iki kadın Gerilla vardı. Bu fotoğraf karesi, devrimci romantizmin 2018’e vurduğu tarihi damga olarak hafıza kaydedilmeli.

Ve sonuçta, “Prensip olarak Umut” (Bloch), Rojava’nın Ortadoğu Halkları’na düştüğü not.

Kendi kaderlerini birlikte mücadele ederek, Rojava’da kollektif belirleyenler, gelecek yılda da ümit edecekler!

Tüm zamanların toplamının anti Kürt gücü Erdoğan kolonyal faşizmi Rojava’da kaybedecek; tarihe düşecek asıl tarihi not da bu olacak!

Yazarın diğer yazıları