General Hafter Erdoğan’ın tuzağına düşmedi

General Hafter, Türkiye’nin girişimleriyle devreye sokulan ateşkes anlaşmasını imzalamadan Libya’ya döndü. Erdoğan ise Hafter’in bu tutumu karşısında oldukça öfkeli ve saldırgan bir dil kullanıyor.

Libya Ulusal Ordusu lideri General Halife Hafter, Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın Müslüman Kardeşler orjinli Libya Mutabakat Hükümeti’ne rahat nefes aldırmak ve Libya’da bir Türk işgalini geliştirmek amacıyla ortaya attığı ‘ateşkes’ oyununa düşmedi. Ateşkes ile ilgili anlaşmayı imzalamadan Moskova’dan ayrıldı. Hafter, AKP-MHP iktidarının tuzağına düşmeyince Erdoğan dün yaptığı konuşmada Libya’ya karşı tehdit ve işgal dilini kullandı.

Anlaşmayı imzalamadan Libya’ya döndü

Trablus merkezli Türkiye’nin uydusu durumundaki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne karşı son günlerde Sirte’yi çetelerden kurtaran ve Trablus’un güney banliyölerine kadar ilerleyen Libya Ulusal Ordusu’nun lideri General Hafter, Türkiye ve Rusya’nın girişimiyle Libya Mutabakat Hükümeti lideri Fayez El Sarraj ile ateşkes anlaşmasını imzalamak için önceki gün Rusya’nın başkenti Moskova’daydı.

Bazı kaynaklara göre Suriye’deki binlerce çetelerini Libya’ya Fayez El Sarraj yönetimindeki Mutabakat Hükümeti için gönderen  Türk devletinin üst düzey yöneticileri de,  Sarraj’a destek vermek, Hafter’i ise markaja almak amacıyla Moskova’da buluyordu. Türk heyeti içinde MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da bulunuyordu.

Dış kamuoyunun dikkatlerini üzerinde toplayan ve Libya’nın doğusunu denetiminde bulunduran Halife Hafter’in vereceği karar ve ateşkes anlaşmasının içeği oldukça merak ediliyordu. Zira, Hafter’e bağlı güçler, askeri gücünü El Kaide kökenli çetelerden alan Müslüman Kardeşler orjinli Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin elindeki önemli bir liman kenti Sirte’yi çetelerden temizlemiş, Mutabakat Hükümeti’nin merkezi olan Trablus’u ise ablukaya almıştı.

Hafter, anlaşmayı imzalamış olsaydı, Türkiye ve Rusya’nın girişimleriyle son bir haftadır taraflar arasında fiili olarak süren ateşkes, yazılı bir hale gelecek ve resmiyet kazanacaktı.

Ancak, uzun süren görüşmelerin ardından Hafter ateşkes metnini imzalamadan Libya’ya döndü.

Tobruk merkezli yönetimin kontrolü altındaki Tobruk’ta faaliyet yürüten Libya haber ajansı LANA ve AFP’ye konuşan Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zaharova da, Hafter’in ateşkes anlaşmasını imzalamadan Libya’ya döndüğünü doğruladı.

Hafter’in çekilmesinin nedenleri

Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Dubai merkezli El Arabiya televizyonuna göre, Hafter’in ateşkesi imzalamamasının nedeni Türkiye. El Arabiya, ateşkes anlaşmasının Türk devletinin Libya’daki askerlerini çekmesi ve Trablus ile Ankara arasında Kasım sonunda yapılan anlaşmaların iptalini içermediği için Hafter’in böyle bir karar aldığını belirtti.

Önceki gün Moskova’daki görüşmelerden önce ise El Arabiya kanalı basına sızdırılan ateşkes metnini haberleştirmiş, o metinde Türk askerlerinin Libya’ya gönderilmemesi maddesi yer alıyordu.

Tarafların üzerinde mutabık kaldığı ateşkes taslağında, Türk askerlerinin Libya’ya gitmemesi varken, Türkiye son anda bir hamle ile bu maddeden vazgeçtiği için mi Hafter anlaşmayı imzalamadan Libya’ya döndü? Bu önemli bir soru olarak ortada duruyor.

El Arabiya, Hafter’in “Anlaşma taslağı, Libya Ulusal Ordusu’nun bir çok talebini dikkate almıyor” dediğini aktardı.

Rus TASS haber ajansı da Sky News Arabia’ya dayandırdığı haberde, Hafter’in Moskova’daki müzakerelerde Türkiye’yle ilgili bazı isteklerini kabul ettirmeye çalıştığını bildirdi. Haberde Hafter’in ateşkesin Türkiye’nin dahil olmadığı bir uluslararası gözetime tabi tutulmasını ve “Türkiye ile Suriye’den gelen paralı askerlerin” derhal çekilmesini istediği öne sürüldü. Hafter’in, emrindeki güçlerin Trablus’a girmesi ve Tobruk merkezli parlamentodan güven oyu alacak bir ulusal birlik hükümetinin kurulması konusunda da ısrarcı olduğu belirtildi.

Bingazi’de Hafter’e yakın isimlerden aldığı bilgileri aktaran Rus basını ise Libyalı komutanın, ateşkes anlaşmasında Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı güçlerin dağıtılması konusunda bir zaman çizelgesi bulunmadığı için müzakere masasından kalktığını iddia etti.

Hafter güçleri: Zafer için kararlıyız

Hafter’in Moskova’dan ayrıldığı yönündeki haberlerin çıktığı saatlerde kendisine bağlı Libya Ulusal Ordusu da internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından bir açıklama yaptı. Libya Ulusal Ordusu, Trablus’a yönelik taarruzu sürdüreceklerini ve zafere ulaşmak için “hazır ve kararlı olduklarını” söyledi. Libya Ulusal Ordusu’nu destekleyen sosyal medya hesapları da Bingazi’de Hafter’e destek eylemlerinin yapılması çağrısı yaptı.

El Cezire’nin Arapça kanalı da, Ulusal Mutabakat Hükümeti kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Hafter güçlerinin Trablus’un güneyine yönelik operasyona başladığını belirtirken, Hafter’e bağlı savaş uçakları da Trablus’u bombaladı. Yine Trablus yakınlarında meydana gelen çatışmalar da yazılı anlaşma haline gelmeyen ateşkesin fiilen bittiğini gösteriyor.

Erdoğan öfkeli ve saldırgan

Hafter’in masadan imza atmadan kalkmasına Erdoğan’ın oldukça öfkelenmesi dikkat çekiyor.  Erdoğan “Ülkenin meşru yönetimine ve Libya’daki kardeşlerimize saldırılarını sürdürmesi halinde, darbeci Hafter’e hak ettiği dersi vermekten de asla geri durmayacağız” diyerek bir başka ülkede savaşan taraflardan birine karşı saldırgan bir politika içinde olacaklarını bir kez daha dile getirdi.  AKP Meclis Grup Toplantısı’ndaki konuşmasında Erdoğan “Libya’daki gelişmelere kayıtsız kalamayız. Darbeci Hafter’e tabi olmayan Arap kardeşlerimiz var. Hafter onları yok etmek istiyor” diyerek, manipülatif ifadelerle bir Türk işgaline zemin hazırladı.

Akşener: Ergen sinirinden ne zaman kurtulacaksın?

Öte yandan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “‘Teröristle müzakere mi olur’ diyen Sayın Erdoğan, Putin söyleyince anında ikna oldu” diyerek, Libya konusunda AKP hükümetini eleştirdi. 3 Ocak’ta Meclis’teki Libya tezkeresine “hayır” dedikleri ve bu ülkeye asker gönderilmesine karşı çıktıklarını hatırlatan Akşener, “Taraf olmadan bu anlaşma korunabilir dedik. Dinletemedik. Devlet işlerinden anlamamakla itham edildik. 8 Ocak’ta Putin geldi, bir de baktık ki kendi milletini dinlemeyen Erdoğan’ın dostu Putin, iki dakikada ikna edivermiş. ‘Teröristle müzakere mi olur?’ diyen Sayın Erdoğan, Putin söyleyince anında ikna oldu “ dedi.

Akşener devamla “Kendi ülkesini dinlemeyen biri, bir gün ABD’den, ertesi gün Rusya’dan gelenlerin dediklerini anında anlıyor. Milletine sırtını dönmüş, el alemin dediğinin peşinde koşuyorlar. El iyisi bunlar. Senin görevin ülkelere trip atmak değil.  Attığın her tripte binlerce insan ekmeğinden oluyor farkında mısın? Senin görevin başa kim gelirse gelsin o ülke ile ilişkileri geliştirmek ticareti büyütmektir. 18 yıl geçti, sen bu diplomasiyi ne zaman öğreneceksin, bu ergen sinirinden ne zaman kurtulacaksın?”

HABERMERKEZİ


Libya’da güçlerin pozisyonu

Libya, 2011’de Muammed Kaddafi rejiminin NATO tarafından kanlı bir şekilde devrilmesinden bu yana çok parçalı bir yapı ve kaos içerisinde bulunuyor. Mevcut durumda ülkenin doğusunu Tobruk merkezli olmak üzere Halife Hafter güçleri, batısını da Trablus merkezli Birleşmiş Milletler’in de tanıdığı radikal dinci yapılardan oluşan Ulusal Birlik Hükümeti (GNA) yönetiyor. Ülkenin güneyinde daha çok çöl alanı olan bölge ise aşiret güçlerinin kontrolünde bulunuyor.

Halife Hafter bağlı güçler, Nisan 2019’dan beri Trablus’u almak için operasyon halinde. Geçtiğimiz hafta, stratejik önemdeki Sirte kenti de Hafter güçlerinin denetimine geçti. İki güç arasındaki çatışmalar dokuz ayı aşkın bir süredir, Trablus kapılarında sürüyor.

AKP’li Cumhurbaşkan R.Tayyip Erdoğan, General Hafter karşısında oldukça zor günler yaşayan, toprak ve güç kaybına uğrayan Fayez El Sarraj yönetimdeki Mutabakat Hükümeti’ni ayakta tutmak amacıyla 3 Ocak Meclis’te AKP-MHP’nin onayı ile Libya’ya Türk askerinin gönderilmesinin önünü açan tezkereyi onaylatmıştı. Ancak, bu tezkere AKP-MHP’nin Libya çıkmazını biraz daha derinleştirmiş, başta Arap dünyası olmak üzere uluslararası güçlerin tepkisi çekmişti. Libya’da da General Hafter, Libya halkına ülkeye gelecek Türk askerine karşı silahlanmaya çağrısı yapmıştı. Hafter güçlerinin ilerlemesi devam edince Erdoğan bu kez de Rusya aracılığı ile birlikte hem İdlib’de sıkışan çeteleri kurtarmak hem de Libya’daki uydu hükümete nefes aldırmak ve zaman kazandırmak amacıyla ateşkes girişiminde bulunmuştu.

Ürdün Kralı çete transferini hatırlattı

Türk devleti Libya krizine açık bir şekilde BM silah ambargosunu ihlal ederek, Trablus merkezli Müslüman Kardeşlere silah, zırhlı araç, dron, DAİŞ-El Nusra karışımı çete grupları ve kendi askerlerini gönderiyor. BM, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni de Libya’nın doğusunu denetiminde bulunduran Halife Hafter güçlerine silah vererek ambargoyu delmekle suçluyor.

Son olarak da Ürdün Kralı II.Abdullah  bu hafta içinde Strasbourg, Brüksel ve Paris’e yaptığı ziyarette Libya hakkında “Suriye’den yabancı savaşçılarla yapılan takviyeye” tepki göstererek, “Binlerce yabancı savaşçı İdlib’i kuzey sınırından terk etti ve Libya’ya ulaştı” ifadesi kullanmış, Türk devletinin çete transferine işaret etmişti. 

 HABERMERKEZİ


Rusya: Hafter iki gün süre istedi

Libya’nın doğusunu kontrol altında tutan General Halife Hafter, Rusya’da dün yapılan müzakereler sonucunda hazırlanan ateşkes anlaşmasını imzalamadan Moskova’dan ayrıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Hafter’in iki gün süre istediğini açıkladı.  Rus Interfax ajansının haberine göre, Hafter ateşkes anlaşmasına olumlu baktığını söyledi.  Haberde, Rusya Savunma Bakanlığı’nın, Libya’da tüm tarafların ateşkesi desteklemesinin de “olumlu bir hava” yarattğı belirtildi. 

 MOSKOVA

Yazarın diğer yazıları

    None Found