Giden Erdoğan/Gelen Öcalan

Belki bir paradoks gibi:Erdoğan’ın bitirmek istediği Öcalan’dı.

Şimdilerde Öcalan, Erdoğan’ın siyasi idamını engelleyecek adres oldu.

Hayret etmedim.

Aksesuara inanmayın.

Kaybedecek olan Erdoğan.

İstanbul seçimleri bahane.

İmamoğlu sadece küçük bir durak.

Hepsi geçici.

Kalıcı olan:

Kürdistan ve Türkiye’deki ezilenlerin temel sorunları.

Kürdistan’daki halklar huzur içerisinde, yasaksız yaşayacaklar mı?

İnsan Türkiye’de insan olduğunu söyleyince, insan onuruyla yaşadığını söyleme özgürlüğüne sahip olacak mı?

Asıl sorunlar bunlar.

Erdoğan’a gelince:

Erdoğan bir sokak kabadayısı gibi davrandıysa da, CHP Devleti’nin son icadı olmuştu.

Sistem kolonyal sistem.

Kürtler konusunda, Türki davada, CHP ve AKP arasında duruş farkı olmadı.

Efrîn’i işgal ettiklerinde, CHP/AKP farkı yoktu.

Savaş senaryoları, derin CHP devletince yapıldı.

Erdoğan sadece aksesuardı.

Unuttulmamalı:

Kürdistan ve Sosyalizm davalarında, geçmişteki sert iktidar duruşlarının temelinde CHP harcı var.

İstanbul seçimlerinde, İmamoğlu’nu seçmekle ilgili çağrı, CHP’nin Truva atı Erdoğan’ın, bir yerde kapitalizmi yeniden inşa etmek için iktidara gelen kolonyal faşist Erdoğan rejimini bertaraf etmek için seçilmiş rafine bir yol oldu.

Erdoğan’ın yenilmesi, bir yerde CHP’nin devlet vesayetinin de yenilmesi anlamına gelecek.

Erdoğan da CHP devletinin bir buluşu.

Sermeyenin stabilizasyonu ve Kürdistan kolonisini yeniden işgali için iktidara getirilen Erdoğan’dan kurtulmanın; rasyonal burjuva normlarına dönmenin mücadelesinin başlaması da işin tabiatına uygun.

Böylece Erdoğan rejiminin yenilgisi, rasyonal davranan tüm adresler için uygun.

Erdoğan yenildiğinde, geleneksel devlet politikası yenilecek.

Ancak:

Her yenilgiyle birlikte, halk yeni bir sınıfı geçer gibi öğrenecek.

Erdoğan gideceğini biliyordu.

Ancak, hukuki suç hanesi kabarık adam.

İktidarı kaybedeceğini anladığı andan itibaren, ve İstanbul’u kaybettiğini içselleştirdiği andan itibaren, Erdoğan artık kazanmak için değil; Ayakta kalmak için mücadele veriyor/buna mecbur bırakıldı.

Bundan dolayı da, derinde saklı dalganın sahibi Öcalan konuştu.

Eğer Erdoğan Efrîn’den çekildiklerini ilan ederse; PYD ile bir anlaşmaya varırsa;

24 Haziran öncesi, son İstanbul mitinginde, Ağar ve Çiller ile sahneye çıkmak yerine, Öcalan’ın mesajını avukatlarına okutup, katl politikasına son verdiğini açıklarsa…?

… Yine de bir şansının olacağını sanmıyorum.

Ama siyasette herşey mümkün olduğu için, şansının hiç olmayacağı gibi katı bir tezi ileri sürmekten de kaçınıyorum.

Yazarın diğer yazıları