Grev sürerken kaos büyüyor

Fransa’da grevler devam ediyor. Hükümet elinde bulundurduğu son kartı, “Noel nedeniyle halkımız rahat etsin ve ara verin greve” isteğini masaya sürdü ama işler beklediği gibi gitmedi. Sendikalar “devam” diyerek, bugüne kadar sadece ulaşım alanında devleti 400 milyon euro zarara sokmayı başardı. Peki giderek maliyeti yükselen grev konusunda hükümetin planı ney?

Mevcut iktidar son iki yılda demiryolları işçilerinin statüleri de dahil çalışma yaşamını yakından ilgilendiren tarihi kararlara imza attı. Söz konusu bu reform paketleri nedeniyle işçi ve emekçilerin sayısız bedel ödeyerek kazandığı hakları budanırken, yaşanan gösteriler ve grevler reformları durdurmaya yetmemişti. Demiryolları işçilerinin eylemleri en fazla ülkede 500 bin emekçiyi sokağa dökerken, bir süre sonra eylemler sonlanmıştı. Hükümet bu nedenle bugün yaşanan kararlı grevler gibi bir eylem dalgasıyla karşılaşmayı beklemiyordu!

Hükümet dün olduğu gibi artık güçsüz ve bir süre sonra sönümlenecek bir bir mücadele olacağı ihtimali üzerinde hesap yapamıyor. Çünkü grevler kitlesel olduğu gibi Devlet Demir Yolları (SNCF), Paris Metrosu (RATP), eğitim sistemi ya da devlet elektrik şirketinin son yirmi yılda yapılan ya en güçlü grevi 5 Aralık tarihinden bu yana sürüyor. Grevler kapsamında sokak gösterilerinin çapı milyonları aşıyor. Hükümet, bu kez halk desteğine Noel kozuyla oynasa da yapılan anketlerin sonuçları, halkın yüzde 70 dolayında grevcilerin yanında!

Sadece kamu sektörüyle de sınırlı kalmayan ve özel sektöre de yansıyan grevin “Macron planını geri çek” sloganıyla buluştuğu grevler kapsamında 9 Ocak tarihine kadar sendikalar planını yapmış gözüküyor. Bunun karşısında günlük toplantılar gerçekleştiren hükümet ise geri adım atacak durumda değil. Çünkü başta işverenler, mevcut planın arkasında duruyor. Macron, Fransa’da eski cumhurbaşkanlarına tanınan ayrıcalıklı emeklilik maaşından vazgeçtiğini açıklamış olsa da durum değişmedi. Hükümet bir taraftan yükselen grev maliyeti, diğer taraftan işverenlerin istekleri arasında sıkışırken, yaklaşan yerel seçimlerin sonuçları konusunda da endişeli. Çünkü son anketlerin de gösterdiği gibi kamuoyunda da eylemlere büyük bir destek var. Toplu taşıma araçlarının tamamen felç olmasına karşın, halkta Macron ve hükümetine tepki büyüyor. Büyük kentlerde kamuoyu yoklamalarında yerel seçimlerin Macron için çok da parlak geçmeyeceği bugünden görülüyor.

Cumhurbaşkanı koltuğuna gelmeden önce Macron’un “ne emekliye ayrılma yaşına ne de emeklilik maaşına dokunacağız” sözü daha akıllarda. Peki Emmanuel Macron bu işçi ve emekçilerin büyük öfkesini toplamış projesini dondurma ve alternatif projeleri dikkate alacak ve de geri adım atmak için bir yola girecek mı?

Şuana kadar bunun hiçbir sinyali gözükmüyor. Yaşamın zorlaştığı ve kamu hizmetlerinin bazı günler durma noktasına geldiği grev sürecinde Liberation gazetesinde yapılan bir anket önemli bir noktayı işaret ediyordu. Ankete göre Fransız halkının yüzde 89’u ülkenin “sosyal kriz” yaşadığını düşündüğü ve bundan çıkışın ancak mücadeleyle olabileceğine inandığı belirtildi.

Sosyal ve ekonomik kriz hali hatırlarsanız, bir önceki iktidarı yerle bir etmişti. Son yüzyıla damga vurmuş Fransız Sosyalist Parti ve başında bulunan Hollande’ı silen bu kriz içerisinde sistemin talebiyle iktidara getirilen adeta savaş cumhurbaşkanı olarak tanımlanan sosyal-liberal Macron’un’da krizin ağır faturasını ödemesi an meselesi. Grevlerin sonucu ne olursa olsun, iktidara bir daha gelemeyecek duruma geldiği düşünülen Macron için ‘krizden çıktı ve krizle gidecek’ denilebilir!

Yazarın diğer yazıları