Gün gelir hesap sorulur

Hadi size yekten bir soru: Mehmet Ağar deyince aklınıza ne gelir, bu isim sizde nasıl çağrışımlar yaratır? Benim aklıma ilk etapta; "1000 operasyon yaptık" lafı geliyor… Gazi Mahallesi katliamı geliyor… Sokak başlarında katledilen binlerce faili meçhul geliyor. Sönen ocaklar geliyor… ‘Bir tuğla çekersem bütün duvar yıkılır’ ifadesi geliyor…

Meclis bünyesinde kurulan 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu birkaç gün önce eski İçişleri ve Adalet Bakanı Mehmet Ağar’ı dinledi. Ağar konuşmasının bir yerinde "Sol örgütler bizim sandığımızın tersine, zararsız, eline bıçak almamış insanlar çıktı. Kabul etmek lazım ki temiz fikir adamlarıydı" deyiverdi.

Tam bir ikiyüzlülük göstergesi. Çok samimiyse kendi suçlarını dile getirse ya. Mağdurlar ve insanlık nezdinde böyle hoş görünme çabalarının bir kıymeti harbiyesi yoktur. Hayat sizden hesap ister. Adalet hesap sorar.

Onun müdürlük ya da bakanlık dönemleri Türkiye’nin en karanlık dönemleridir. Şimdi söylediklerinin bir hükmü yoktur. Katledilen evlatların anaları 600 haftadan fazladır Galatasaray Meydanı’nda oturuyor. Mehmet Ağar TBMM’de görüş bildiriyor. Derin devletin en karanlık adamı demokrasiden bahsediyor. Balık hafızalılar da alkışlıyor.

Bazen mızrak çuvala sığmaz. Susurluk davası kapsamında hapis cezası Yargıtay tarafından da onanan Mehmet Ağar için mahkeme; "en tehlikeli çetenin lideri" dememiş miydi? Söz konusu vatan olunca gerisi teferruat olmuyor muydu zaten.

***

Sıradan bir Avrupa ülkesinde olsa görevi sırasında yaptıklarıyla ömür boyu hapisten çıkamayacak bir kimse olacakken bu ülkede göstermelik olarak bir süre tatil gibi hapis yatmış ve salıverilmiştir. Susurluk’tan 5 yıla mahkum olan Mehmet Ağar, ‘denetimli serbestlik’ten yararlandı, 1 yıl yattıktan sonra tahliye oldu.

Ağar, cezaevi çıkışında gazetecilere şunları söylüyordu: “Hepsine şükran borçluyum, teşekkür ediyorum. Girerken, bunu bir devlet görevi olarak gördüm, tamamladım. Devlet ‘gel’ dedi geldik, ‘git’ dedi gittik”.

Ertuğrul Özkök gibiler de “Sol örgütleri yanlış tanımışız. O insanlar eline silah almadılar” dedi diye onu dürüst ve vicdanlı olarak taktim ediyor Ağar’ı… ”Ne mahkemeler sırasında, ne sonrasında devletini kötü duruma düşürecek tek kelime etmedi.” Diyor Özkök. Bu cümle bile kendi içinde bir şeylere işaret ediyor. Sormak gerekir neydi devleti kötü duruma düşürecek şeyler. Zaten tüm operasyonları devlet adına yaptım diyor. Bütün tüm kayıplar devletin bilgisi dahilindedir. Kozmik odalarda failler belli.

***

Bu vesileyle şunu bir kez daha belirtmekte yarar var; Türkiye’nin yakın tarihi; katliamlar, kayıplar, ölümler ve faili meçhul bırakılan cinayetler mezarlığı gibidir.

Geçmişin bütün hukuksuzluğunu yok sayarak demokratik bir devlet ve toplum oluşturmak imkansızdır. Gerçek bir demokrasi ve onun iradesi, geçmişle yüzleşme ve sorumluları yargı önüne çıkarma iradesidir aynı zamanda. Er ya da geç; hakikatler ortaya çıkarılıp hesaplar sorulmadan acılar dinmeyecek, yara kanamaya devam edecektir.

Adalet tesis edildiğinde gün gelir hesap sorulur.

Yazarın diğer yazıları