Gündem Rojava’ydı

SABRİ BÖLEK / LORİENT

Her yıl Bretagne’de gerçekleşen Féte de L’Humanite (İnsanlık Bayramı) 28. yılını büyük bir şölenle kutladı. Bretegna bölgesinde bulunan birçok derneğin de stant açtığı festivale, Lorient bölgesinde yaşayan Kürdistanlılar da katıldı. Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarına ilişkin bildiri dağıran Rojasor France, Rojava için başlatılan yardım kampanyasına destek çağrısında bulundu ve katledilen Kürt siyasetçi Hevrîn Xelef’in resimlerini görünür yerlere astı. Etkinlikte stant açan Yunanistan Bretegna Dostluk Derneği yöneticilerinden Ricou Herve, topladıkları yardımları Lavrio kampında kalan mültecilere ulaştırmaya çalıştıklarını belirtti. Kampa her yıl düzenli olarak 3 defa sağlık hizmeti sağlamaya çalıştıklarını dile getiren Hevre, son dönemde Erdoğan’ın baskıları nedeniyle Yunanistan’da kampa karşı bir kampanya başlatıldığını kaydetti. Lavrio kampında kalanların zor zamanlar yaşadıklarını belirten Hevre, mültecilerin yeterince destek alamadıklarını kaydetti ve yardım çağrısında bulundu.

Dünya işgale neden sessiz?

Etkinliği düzenleyen Fransa Kominist Partisi (PCF) Lorient yöneticilerinden Dr.Boris Campos da yaptığı açıklamada, ABD başkanı Donald Trump’ın asker çekme kararıyla Erdoğan’ın işgal saldırılarına yeşil ışık yaktığını dile getirerek, Türk devletinin dünyanın gözü önünde, DAİŞ’e karşı savaşan Kürt güçlerine saldırdığını dile getirdi. Türk devletinin DAİŞ’i yeniden canlandırmaya peşinde olduğunu dile getiren Campos, dünya halkları Kürt halkının yanında diyerek, herkesi Rojava ile dayanışmaya çağırdı. Campos sözlerine şu şekilde devam etti: ”Neden DAİŞ’e karşı uluslararası koalisyon, DAİŞ’in yeniden canlanmasına karşı çıkmak için müdahale etmiyor? Bölgedeki tek demokratik proje saldırıya uğradığında “demokrasi” kampının savunucuları nerede? Bu sözde demokratik hükümetler neden Türkiye’de bir diktatörlüğün suç ortağı oluyor? Sözleriyle eylemleri arasındaki boşluk, ikiyüzlülüğü ile orantılıdır. Fransız dahil emperyalistler halkların çıkarlarını değil yalnızca çıkarlarını savunacaklarını belirterek, bir yandan halkın iradesiyle seçilmişleri tutuklatacak, yazılı ve görsel medyayı kendisi gibi düşünmeyenleri susturacak, sonra da kalkıp demokrasi diyeceksin. Bunun tek adı var o da, Dikatörlüktür.”

Campos kullanılan kimyasal silahlara dikkat çekerken, Türk mallarının da boykot edilmesi gerektiğini kaydetti.

Yazarın diğer yazıları

    None Found