Günlerdir alandalar

Seçimle alamadığını hırsızlıkla alan AKP/MHP faşist yönetiminin Kürdistan’daki üç büyükşehir belediyesine atadığı kayyumlara karşı halkın direnişi sürüyor. Kayyuma karşı günlerdir alanları terketmeyen kadınlar, “İrademizi geri alana dek bu alanları terk etmeyeceğiz” diyor.

Türk İçişleri Bakanlığının kararı ile Amed, Mêrdîn ve Wan büyükşehir belediyelerine kayyum atandı. Bunun üzerine her üç kentte kadın, genç, yaşlı demeden bütün halk alanlara döküldü. “İrademizi geri alana dek bu alanları terk etmeyeceğiz” diyen halka polisin hunharca saldırısı gözden kaçmadı.

Jinnews’in Amed’de “Neden günlerdir alanlardasınız” diye sorduğu kadınlar konuştu.

‘İlk icraatları banyo yapmak oldu’

Üç gündür alanları terk etmeyen Fatma Yıldız, haksızlık ve hukuksuzluk yapıldığını bundan dolayı alanlarda olduğunu söylüyor. Yıldız, oylarını kendilerine verdiklerini belirterek, “Oyumuz namusuzdur, bunun için hakkımızı geri alana dek burada olacağız. Tazyikli su, biber gazı ve cop ile kadın, çocuk demeden saldırıyorlar. Geçen gün burada bulunan kadınlarımızı yaraladılar. Onlara dedim elimizde top yok, tüfek yok, silah yok eli boş buradayız, neden bu kadar saldırıyorsunuz, korkuyor musunuz? Her şeyi bir yana bırakın, önceki kayyum gelir gelmez ilk icraatı kendine banyo yapmak olmuş. Hizmet bu mu?” diye sordu.

‘Bu hakarettir’

Kudret Aslan ise kayyım atamalarına karşı alanlarda olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Zorluklarla belediyemizi kazandık, gelip üstüne oturdular. Kanımızın son damlasına kadar yaşımıza  bakmadan alanlarda olacağız. Bu hakaret değildir de nedir? Tüm dünya izliyor bu haksızlığı, resmen gelip evimize oturdular. Bize hizmet yaptığını söylüyorlar fakat sadece banyo yaptılar, tatlı yediler. Demek ki bir banyo daha yapmak ve biraz daha tatlı yemek için tekrar geri geldiler. Dünyada o kadar insan gelip geçti kim iş yerine böyle altın kaplama bir banyo yaptı? Belediyelerimiz onların trilyonlarca tatlı ve çerez parasını ödeyemiyordu. Şerefli olan herkes bize destek verip sahip çıkar.”

‘İrademizi teslim etmeyeceğiz’

“İradeye ve Kürt halkına tahammülleri yok” diyen Meryem Soylu tepkisini şu sözlerle gösterdi: “Amacı bizi el altında tutup zulüm yapmaktır. Peki, nereye kadar? Herkes bilsin ki Kürt halkı yıllardır nasıl iradesine sahip çıkıyorsa bugün de aynısını yapıyor. Bir anne olarak diyorum; iradelerine dokundular, herkes çıksın tepkisini göstersin. Her defasında saçma sapan bahanelerle belediyelere kayyum atıyorlar. Pili bitmiş, vakti dolmaya yakındır, ondan dolayı Kürtlere saldırıp duruyor. Ne yaparsa yapsın Kürt halkı başını eğmedi, eğmeyecektir. Asla irademizi size teslim etmeyeceğiz.”

‘Yemeyi özlediler’

Ayten Koyukaya ise gece gündüz demeden çalışıp mücadele verdiklerini ve belediyeleri kazandıklarını ve atanan kayyımı kabul etmeyeceklerini söyledi. Koyukaya, “Amacımıza ulaşana dek irademize sahip çıkacağız. Hizmet edeceklerini söylüyorlar. Eskiden de hizmetlerini gördük ancak kendilerine ve yandaşlarına hizmet ederler. Yemeyi özledikleri için geri geldiler. Fakat onlar kendilerince bizden İstanbul’un intikamını alıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, irademiz ortadadır” dedi.

HABER MERKEZİ


Dünyanın örnek aldığı sisteme saldırıyorlar

Türk İçişleri Bakanlığı, kadın-erkek eşitliğini sağlamaya yönelik bir mekanizma olan eşbaşkanlık sistemini “suç oluşturan eylem olarak” nitelendirerek hedef aldı. Kayyum atamalarını irade gaspı olarak değerlendiren Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri, İstanbul Sözleşmesi’ni, nafaka hakkını, kadınlara yönelik şiddetle mücadele yasalarını ortadan kaldırmaya yönelik adımlar atan zihniyetin, aynı şekilde eşbaşkanlık sistemini de hedeflediklerini söyledi.

Hakkımızı yedirmeyiz

Kayyum atamalarını siyasi bir darbe olarak değerlendiren Muş Milletvekili Şevin Coşkun, çeşitli bahanelerle kılıf uydurarak maniple ettikleri bu durumu asla kabul etmeyeceklerini söyledi. Eşbaşkanlık sisteminin yasal bir hak olduğunu söyleyen Coşkun, “Burada aslında hedef aldığı kadın eşbaşkanlarımızdır. Bizler her ne olursa olsun kazanılmış hakkımızı yedirmeyiz” ifadelerini kullandı.

AKP’nin son çırpınışları

Türkiye’de iktidar mekanizmasının sürekli seçimi manipüle etmeye çalışan bir pozisyonda olduğunu söyleyen HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, “Ülkeyi sürekli seçim gündemleriyle meşgul eden ama seçim sonuçlarını kabul etmeyen bir iktidarla karşı karşıyayız. Uzun süredir sadece seçimler değil bütün yaşam alanlarına dair hak ihlalleriyle karşı karşıyayız. Anayasayı baz alarak hukuk dışına çıkan bir yaklaşım bir gelenek halini aldı. İçinde bulunduğumuz durumda AKP iktidarının artık son çırpınışları olarak değerlendiriyorum. Türkiye’nin her alanda yaşadığı kriz ile de AKP’nin artık Türkiye’yi yönetemez hale geldiği açıktır” diye belirtti.

Birleşirsek durdurabiliriz

HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm ise kayyum atamaları ile ülke demokrasisine, hukuk ve adaletine bir darbe yapıldığını ve bunun sadece Kürtleri değil bütün Türkiye halklarını ilgilendiren bir durum olduğunu söyledi.Birlikte mücadele çağrısında bulunan Gülüm, “Buna karşı birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Nasıl ki daha önceki anti demokratik uygulamalara karşı birlikte ‘dur’ dediysek, İstanbul seçimlerine karşı birlikte sözümüzü büyük kurduysak, bugün de tüm ezilenlerin, tüm yoksulların, tüm kadınların, demokrasi güçlerinin AKP-MHP bloğuna karşı birlikte bir duruş sergilemeye davet ediyorum. Birlikte birleşirsek bu politikalara ‘dur’ diyebiliriz” dedi.

Kadın ittifakıyla yan yana

Züleyha Gülüm, eşbaşkanlık sistemine karşı Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamalarına yönelik ise şunları belirtti: “Eşbaşkanlık sistemini illegalize etmeye çalışıyor. İktidar zaten kadınların bütün kazanımlarına darbe vurmaya, geri almaya çalışıyor. Kadınlara yönelik şiddetle mücadele yasalarını, İstanbul Sözleşmesi’ni, nafaka hakkımızı ortadan kaldırmaya çalışıyor. Bunların bir benzeri de eşbaşkanlık sistemine karşı yaptığı açıklamalar. Kadın-erkek eşitliğini sağlayan, kadınların siyasal hayatta sözünü kurabilme iradesini gösterdiği bir mekanizmadan söz ediyoruz. Çünkü şunu biliyoruz, siyasette hep erkekler var. Kadınlar yok sayılıyor, hep arka planda emekçi pozisyonda tutuluyor ama asla sözü kuran mekanizmalarda yer almasına izin verilmiyor. Eşbaşkanlık sistemi tam da kadın-erkek eşitliğini sağlamaya yönelik bir mekanizmadır. Tüm dünyanın örnek almaya çalıştığı bir sistemdir.”

Kayyım politikalarının ilk hedefinin kadın kazanımları olduğunu hatırlatan Gülüm, “Kadınlar olarak bu politikalar karşısında durmamız gerekiyor. Siyaset alanından, belediye kurumlarından, sokaklardan alınarak eve hapsedilme tüm kadınlara kaybettirir. Bunun için kadın ittifakıyla birlikte yan yana durulmalı” çağrısında bulundu.

Tekçi zihniyetin yansıması

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya ise, “İçişleri Bakanlığının zihniyetinden, onun pratiğinden zaten başka bir şey beklenmez. Eşbaşkanlığa karşı olmak demek kadın düşmanlığı yapmak demektir. Biz eşbaşkanlık sistemiyle karar mekanizmalarında hiçbir şekilde tekçi bir zihniyete teslim olmadan, tekçi zihniyete yol açacak imkanları ortadan kaldırarak sadece cinsiyet eşitliği değil inanç ve etnik kimlikler üzerinden de eşitliğin sağlanması noktasında bir temsiliyeti gerçekleştiriyoruz. Eşbaşkanlığa laf etmek, eşbaşkanlığa muhalefet etmek, itiraz etmek, başta kadın düşmanlığı ile beraber bu toplumun zenginliğine inanç, kültürel, etnik zenginliğine bir itirazdır. Tam bir erkek egemen ve tekçi zihniyetin yansımasıdır” dedi.

Yazarın diğer yazıları

    None Found