Güven’in direnişi halk hareketi yaratırken

Leyla GÜVEN, halktan biriydi. Kürt halkının özgürlük mücadelesi içinde sayısız öncülerden biri haline geldi.

İnanmışlığıyla ve kendi halkının acılarıyla yoğrulmuşluğuyla, öne çıktı. Demokratik alanda siyasi kadro olarak gelişti. Belediye başkanlığı, DTK Eşbaşkanlığı ve vekillikle, halkının mücadelesinde yerini aldı.

Bu süreç, hem GÜVEN’i geliştirdi, hem de siyasi kadro olarak GÜVEN, süreci emeği ve yeteneğiyle geliştirdi.

Ayrıca Kürt devriminin öne çıkan özelliği Kürt kadınının hemen her alanda inisiyatif alması ve öncüleşmesi ve yenetici olabilmesiydi. GÜVEN Kürt kadın aydınlanması ve devrimcileşmesinin demokratik alandaki simgelerinden biri oldu.

Faşizm önce ayağa kalkan kadınları vurmalıydı.

GÜVEN’in bu gelişimi, Erdoğan faşizmi ve tetikçilerinin hedefi olmasına yetti. Son seçimden önce Erdoğan, GÜVEN’i tutuklattı. Vekil seçilmesine rağmen, Erdoğan özgür kalmasını emirle önledi. CHP’li vekili sonunda çıkarmayı kabul eden Erdoğan, emsal kararın verilmesini engelleyerek GÜVEN’i zindanda tuttu.

GÜVEN, sürecin bu dönemecinde de, öne atıldı. Faşist şef Erdoğan’ın, soykırımcı ve tasfiyeci saldırılarla yaratmaya çalıştığı “korku sessizliği”ne izin vermedi. Önceki direnişçilerin bayrağını devraldı. Zindan’dan eylemiyle seslenerek öne atılın, halk olarak direnişi büyütün dedi.

Zindandaki ve HDP’deki yoldaşları, zindandaki komünistler, devrimciler açlık grevine seferber oldular. Halk Amed zindanına ve mitingine yürüdü.

GÜVEN’in direnişi, sayın ÖCALAN’ın üzerindeki ağır tecritte yıllar sonra bir gedik açtı. GÜVEN’in direnişinin etrafında örülen mücadele, İmralı tecridini asgari düzeyde, ziyaretçi ve avukat kabulü düzeyinde kırmayı hedef olarak aldı ve devam ediyor.

Komünist, devrimci, demokratik harekete ve kişilere, bizlere düşen, halkın iradesini temsil eden GÜVEN’in, Erdoğan faşizmine karşı özgürlükler için yükselttiği direnişi büyütmektir.

Erdoğan’ın, zindan, kirli ve işgalci savaş ve katliamlarla inşa etmekte olduğu faşizme karşı, GÜVEN’in yaktığı demokratik ışığı büyütmektir.

Her mücadele deneyi birkez daha gösteriyor ki, direniş ve halkın seferber edilebildiği mücadeleler Erdoğan faşizmini sarsabilir ve yenilgisinin yolunu kısaltabilir.

GÜVEN’in öncülük ettiği direnişin asıl önemi budur.

Çoğumuz zindan direnişlerine katıldığımız için şu duyguyu iyi tanıyoruz: zindandaki devrimci direnişe kilitlenir, bu konuda tereddüt etmez, direnişin dışarıda büyütülmesinin faşizme geri adım attıracağını bilir. Bu nedenle bir gözü hep dışarıda direnişe katılımın güçlü olup olmadığını gözler.

Bu duyguyu bilerek, halkı direnişe seferber etmek için çalışmalı, “sen gelmezsen bir eksiğiz” şiarıyla hareket etmeliyiz.

Her kent, her ilçe, her semt, her işletme, her okul, Türkiye ve Kürdistan, Avrupa, GÜVEN’in öncülük ettiği faşizme karşı direnişin çalışma alanı olmalı. İmralı teciridini kırmanın, F tipi tecridi kırmak, Erdoğan faşizmini püskürtmek olduğu bilinci bize yol göstermeli.

GÜVEN’in direnişi, Erdoğan’ın Rojava’da işgali genişletme saldırganlığına da cevaptır ve engelleyici birikimin önemli bir atılımıdır.

Direniş, cesaretlendirici rol oynuyor, yeni mücadelelerin yolunu açıyor. Bu bakımdan da sürükleyici oluyor, Erdoğan faşizmine karşı mücadelenin büyümesini etkiliyor.

Demokratik güçlerin belediye seçimleri kitle çalışmasına kararlılık ve enerji aşılıyor. Bir kez daha seçim çalışmasıyla kitle mücadelesinin birlikte gelişeceğini gösteriyor. Buradan hareketle seçimde kitle çalışması GÜVEN’in öncülüğündeki direnişin ajitasyon ve eylem alanı yapılmalı,iki çalışma biribirini güçlendirerek geliştirilebilir, geliştirilmelidir.

Hiç bir faşist diktatör, gerçekte yenilmez değil. Diktatör Erdoğan da yenilmez değil, kitle desteği de halk mücadeleleri ve direniş büyütülerek heyelana uğratılabilir.

Erdoğan’ın ikizi diktatör Beşir de siyasal islamı kullanarak kitle desteğini sağlıyordu. Ama ne yaptığı sınırsız zulüm Sudan halklarını ilelebet korkutabildi. Ne de siyasal islamcı ve “dış güçler” demagojisi kitle desteğini sürekli kılabildi. Sudan halklarının, gençliğinin, kadınlarının mücadelesi Beşir’in diktatörlüğünü sarsıyor, demokratik bir Sudan’ı yaratmaya çalışıyor. Sudan halkları Beşir’in militarist güçlerinin kurşunları üzerine yürüyor.

Türkiye ve Kürdistan halkları da, diktatör Erdoğan’ı sarsacak mücadeleler geliştirecek, her diktatörün yenilgi tadacağını buradan da bir kez daha kanıtlayacaktır.

GÜVEN’in öncülüğündeki direniş, faşist Erdoğan’ın yenilgisini yakınlaştıracak halk hareketinin öncü çıkışıdır. Büyütülmeli, halk hareketi olarak geliştirilmeli, faşizmi yenilgiye uğratacak atılıma dönüştürülmelidir.

Yazarın diğer yazıları