Halklar birlik olsun, ya Kürtler?

Kürt Gerillası çekilse ne olur? Silah bırakılacak mı?

Kürtler hangi hakları elde edecekler?
Kürdistan ne olacak?
Gibi sorular soruluyor…
Çıldıran kalemler var.
Kürdistan’da onlarca kişilik grupları aşmayan “Kürt Malperleri”, örgütsel varlıklarını ispatlamak için ultra karalamalara başladılar.
Korucular çark edeceklerini duyurdular, ama;
Sınıfta kalan “Kürt Grupları”, kalemde radikalleştiler.
Bunları normal karşılıyorum.
Yorum yapıyorlar.
Sorumlulukları yok.
Karayılan’ın yorum yapmadığını gözlemliyorum.
Görünürde bir satranç oyunu oynansa da, temelde atılacak adımların gölgesini görmek mümkün.
Türkiye cephesinde ise başka bir oyun sahneleniyor:
Halklararası birlikten bahsediliyor.
Kürt ve Türk halkları birleşsinler!
Bunu, Kürt ve Kürdistan adını yasaklayan TV kanallarının mödaratörleri belirtiyorlar.
Bu kanallar Kürt adını kullanıyor ve “Kürdistan Bölögesel Yönetimi”nden bahsediyorlar.
Aynı ülkede Dilan’a karşı suikas girişiminde bulunuldu.
Taksim’de 1 Mayıs yürüyüşü yasaklandı.
Kanunların merkezi hükmünün olmadığı bir ülkede, Kürtçe diline ait o üç harf hala yasak.
Kürdistan’a siyasi ambargo var.
Eğer olacaksa birşey, Ankara merkezli olacak.
Erdoğan’ın kanıksatmak istediği bu.
Ama iş bununla bitmiyor.
Özellikle son aylarda, Kürdistan’ın nabzı birlikte atıyor.
Türkiye’nin ekonomik hegemonyaya sahip olmak istediği alanlardan biri de Kürdistan.
Türkiye büyümeye adım atıyor.
ABD İrak ve Afganistan’dan sonra, bir askerini bile feda etmek istemediği Ortadoğu’da Türkiye’yi göndere çekecek.
Kürdistan’ı bölen güçler, ABD’nin başlattığı “yeni hamle” ile Türkiye’yi tarihinde benzeri olmayan bir “siyasi manevra”ya mecbur kıldılar.
Ancak ABD, İran’ın nefesinin kesildiği an, Türkiye’yi yükselttiği yerden indirecek yeni bir tarihi manevra başlatacak, bundan kuşkum yok.
O zaman Kürtler hiç çaresiz değil.
Başka halklarla birleşmesi için, başta Kürt Halkı’nın birliği gerekiyor.
Totaliter ve baskıcı rejimlerin olduğu ülkelerle, özgür Kürt Halkı’nın birleşmesi mümkün olmayacak.
Eğer gönüllü bir birlikten bahsediliyorsa, her halk önündeki bariyerleri kaldırmalıdır.
Çünkü her devlet, halkını dizginleyecek, yüzbinlerce; bir milyon askere sahip; Türkiye gibi.
Kürdistan’ın şansı, devlet egemenliklerine son verdiği andan itibaren, bir halk gücü olmasıdır.
Kardeşlik, birlik sloganı, egemenler tarafından atıldığında, tuzak, ezilenlar tarafından manifestolaştırıldığında, kurtuluş yolu açabilir.
Devletsiz olduklarında, halklar arasında bir birlik olacaktır; bunun adı da okuduğumuz klasiklerde, “sosyalizmin son aşaması”dır.

Yazarın diğer yazıları