Havuç ve sopa

Diktatör, 31 Mart akşamı önce büyük kent belediyelerini kaybetmeyi kabul eder tonda konuşmuştu. Birkaç saat sonra karar değiştirerek vazgeçmişti.

23 Haziran’da tekrar seçim yaparken, ya küçük hilelerle az farkı kapatıp İstanbul büyük kent belediyesini alacağını hesaplayarak veya kaybederse de ileride HDP’li belediyelerle birlikte bu iki belediye başkanını da görevden alabileceği hesabıyla, 1 Kasım kanlı sürecini tekrarlamadı.

İki nedenden biri diktatöre bunu yaptırdı.

Birinci olasılık, açgözlü neoliberal kapitalist olarak, ekonomik kriz ortamında, parayı elinde tutanların, emperyalist devletlerin, kredi ve borç vermesi imkanını sürdürmek için bu yumuşak yöntemi uyguladı.

İkinci olasılık, nasıl olsa Saray’ın yetkileriyle boğabileceğini de ekleyerek, burjuva muhalefetin başkanlıklarını kabul karşılığında, Saray rejimini/diktatörlüğünü onlara kabul ettirmek. Ya da her iki nedenle, 1 Kasım kanlı sürecini tekrarlamadı.

Faşizm sopayla teslim alma stratejisi izler. Fakat kitle temeli zayıfladığında faşist olmayan burjuva partilere sınırlı da çalışma olsa parlamenter yolu açarak faşizmi sürdürebilme manevrasına dönüştürür. Bulgaristan’da Çar Boris’in faşist rejimi, kitle temeli zayıfladığı koşullarda sosyal demokrat partiye parlamentoya katılma imkanını açtı.

Yine Mussolini 1924 seçimlerinde kitle temeli zayıflığını gördüğünde, sosyal demokrat sendika konfederasyon liderlerine çalışma ve bazı bakanlıkları teklif etti. Kabul edenleri faşizmin bakanı olarak çalıştırdı da.

Sopayla teslim alma Erdoğan faşizminin de temel stratejisi. Bu aynı zamanda teslim aldıktan sonra kitlelere “küçücük havuç” uzatmayla birleştirilir. Hitler ve Mussolini’de bu havuç, işsizliği gidermiş olmaktı. Tabii ki, havucun büyüğü hayali heybedekiydi. İşgalci faşist sömürücülüğün kaymağından bir parmak alabilme beklentisi de geniş kitleleri faşizme bağlı tutuyordu.

Erdoğan faşizmi sopayı 7 Haziran sonrasından başlayarak en kanlı biçimde kullandı. Seçim dönemlerinde geniş kitlelere küçücük havuçlar sunmayı bir yana bırakmadı.

Fakat Erdoğan faşizmi, geçen bu 4 yıllık süreçte kanlı sopasıyla devrimci ve demokratik güçleri teslim alamadığı için burjuva muhalif partileri de kapatamadı. Sendikaları da.

Yerel seçimde kitle tabanı daraldığı açığa çıkınca sopa-havuç yerine bu kez de havuç-sopayı denemeye çalışıyor.

Kendisini ve şeflik rejimini kabul ettirme karşılığında, belediye kaybetmeyi kabulleniyor. Burjuva muhalefeti etkisizleştirme yöntemi uyguluyor. Etkisizleştirdiği ölçüde sopayı etkili kılmayı deneyecek.

Diktatör, burjuvazinin “nezaket”li iç mücadele kuralını zaaf görerek kullanmayı ama kendisini bundan muaf görerek sopayı kullanmayı hesaplıyor.

Diktatör ve tetikçileri, bu stratejiyi çok iyi hesaplayarak değil, daha çok pratikten, alt sınıflardan gelmenin verdiği sezgilerle ve ne pahasına olursa olsun iktidarı sürdürmek pervasızlığından uyguluyorlar.

Nitekim daha başlangıçta “haklarında dava açılır ceza alırlarsa görevden alınırlar” sözlerini savurdu. Şimdi hasımları hakkında dokunulmazlıkları kaldırma sopasını sallamaya başladı.

Sonrasında işgalci savaşları genişletmeyi mi -buna çok elverişli koşullar yok gerçi – Kürt düşmanlığını mı -İsterik saldırganlığı yükseltebilmenin şimdi inandırıcılığı biraz zayıf- zindan sopasını mı tırmandıracak, süreç içinde daha net ortaya çıkacak. Ama sopayı kullanacağı şimdiden açık. Ve burjuva muhalefetin, diktatöre meşruluk tanıyan çizgisi kendisine cesaret veriyor.

Fakat bu saldırganlık diktatörün kitle tabanının heyelana uğramasına da yol açacak. Sopa, ateşe benzin gibi olacak.

Diktatörün kitle desteğindeki çözülme başlamışken, bugün dünden farklı olarak her mücadele, demokratik güçlerin saflarını büyüterek diktatörün sonuna işaret ederek daha geniş kitleleri cesaretlendirecek, saflarına katacaktır.

Bu nedenle, savaşa karşı barış, işgallere son verilmesi, işçilerin güncel talepleri, zindandaki tutsakların özgürleştirilmesi, kadın kırımına son verilmesi, KHK’yla tasfiye edilen memur ve akademisyenlerin geri alınmaları, demokratik, bilimsel, anadilde eğitim, vb. taleplerle kitle çalışması ve eylemleri safları büyütecek diktatörün sopasını kıracaktır.

Bu mücadelede diktatörü meşrulaştıran, kitle eylemi cesareti ve mücadeleciliğine yolu kapatan burjuva muhalefetle hegemonya mücadelesi yaşanacak. Burjuva muhalefetin diktatöre el sıkışan tavrı da aşılarak faşizm yenilgiye götürülecektir.

Yazarın diğer yazıları