‘Hayır’ demek çok iyi de nasıl ‘hayır’ denecek?

CHP ne demişti?                                   

Bu rejimin “kitaplarda tarif edilen faşizmin” tıpkısı olduğunu söylemişti. Söyledikten sonra da sanki “unutmuştu.”

CHP başka ne demişti?

15 Temmuz’da olan bitenin “kontrollü darbe” olduğunu söylemişti. Yani bu darbeyi “Saray’ın, MİT’in ve de CIA-MİT ajanı, muhtemelen “müteveffa” Adil Öksüz’ün “kontrol” ettiği bir darbe olduğunu ilan etmişti. Etmişti de, sanki şimdi “unutmuş” gibi.

CHP daha başka ne demişti?

TBMM’ye karşı asıl darbenin “kontrollü darbeden” beş gün sonra, yani OHAL ilan edilerek, 20 Temmuz’da gerçekleştiğini söylemişti.

Evet, bunu da söyledikten sonra unutmuştu.

CHP’nin ifadesiyle konuşacak olursak, sormalıyız; faşizm ve darbe rejiminde demokratik bir Meclis içi oylama, meclis dışı oylama, seçim ve referandum mümkün mü?

CHP buna ne diyor?

Vallahi öyle şeyler diyor ki, biz ne diyeceğimizi şaşırıyoruz.

Bakın CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık ne demiş?

„Yaklaşık 3 haftadır OHAL döneminde olunmasına rağmen Anayasa komisyonu ve TBMM Genel Kurulu’nda halktan gizlenerek Cumhuriyet rejimi tek bir kişiye teslim edilmek istenmektedir. Bu noktada bazı yurttaşlarımız ‘CHP neden boykot etmiyor’, ‘CHP neden görüşmelere katılıyor’, ‘CHP milletvekilleri sine-i millete dönün’ gibilerinden serzenişte bulunmuşlardır. Normal bir süreç yaşansa belki bunlar düşünülebilir.”

İyi mi?

Senin ki “normal zamanlarda” TBMM’yi “boykot” edecek, “sine-i millete çekilecek”, ama partisinin resmi görüşü temelinde söyleyecek olursak, “faşizm ve darbe” zamanlarında  “boykot” etmeyecek, “sine-i millete çekilmek” yerine, TBMM’de bir yandan sopa yiyerek, diğer yandan “ayakta durma” eylemi yaparak, 20 Temmuz’da öldürülmüş olan TBMM’ye “sığınacak”. CHP “damsız, duvarsız, kürsüsüz” TBMM’de tepesine yağan şimşeklerden, dolulardan, kardan, fırtınadan yakasını kurtaracak.

Helal olsun.

Ne diyelim.

Boykot elbette Allahın emri değil.

Kamuoyu yoklamaları, eğer büyük bir sürprizli sonuçtan söz ediyor ise, eğer gerçekten de, örneğin Ağırdır’ın söylediği gibi “hayır”ın kazanma ihtimali hala var ise, boykot yerine referanduma katılmak ve “hayır” demek akla uygundur. Ama bunu yaparken bile, kişi “parlamenter ahmaklık” hastalığına yakasını kaptırmamalı.

Yüzde yüz “hayır” çıkacak olsa bile, bu “hayır” ile “kafayı bulmamalı”, konuya ayık kafayla bakmalı. Demeli ki, sonucu ne olursa olsun, bu referandum meşru değildir; OHAL kalkmadan, OHAL yüzünden tutuklanan siyasiler serbest bırakılmadın, Kürdistan’da oy verme güvenliğini sağlamak için, her on metrede bir kurulmuş “güvenlik” noktaları dağıtılmadan, kapatılan TV’ler, gazeteler açılmadan, el konulan mallar mülkler sahiplerine iade edilmeden, işten atılanlar yeniden işlerine dönmeden ve gerek Kuzey’de, gerekse Suriye’de sürmekte olan ve sürdüğü için faşist histeriyi kamçılayan, savaş karşıtlarını amansız bir baskı altına alan savaşlara son verilmeden, meşru bir referandum yapılamaz… Meşru olmayan bir referandumdan TBMM’yi ebediyen yok sayacak olan anayasa da meşru olamaz.

Ardından da “hayır” şansını kullanmak, 20 Temmuz’da TBMM’ye karşı işlenen cinayetin onaylatılmasını önlemek için “hayır” kampanyasını örgütlemek gerekir.

Ve bu kampanyayı da öyle “ayağa kalkma” “dikine durma”, “ev ev dolanma” gibi egzantrik yöntemlerle değil, düpedüz halkın sokakları dolduracağı, hiç kimseden izin almadan gösteri yapacağı kitlesel bir kampanya olarak planlamalı. Sosyal medya militanca kullanılmalı. Var olan gazetelerin, bunlar birleştirilerek, tirajı kampanya boyunca milyonlarca tiraja tırmandırılmalı. Her sandıkta bir “cephe”…Vesaire, vesaire…

Evet. Böyle yapınca, yine kitle gaz bombalarıyla, plastik mermilerle ve de basınçlı suyla dağıtılırsa… Sosyal medya yine terörize edilirse… Medyanın ağzına yine kilit vurulursa… Ve hele halkın sandık başına gitme güvenliği ciddi şekilde tehlikeye sokulup, Yüksek Seçim Kuruluna yapılacak baskılarla “hayırın” imkansız olduğu sonucuna varılırsa…

Ne yapacaksın?

Boynunu “faşizm dediğin, darbeci dediğin” rejimin “referandum giyotinine” mi uzatacaksın?

Yoksa böyle bir durumda, “dünya batmasın, batsın bu  referandum” mu diyeceksin?

İyi düşün CHP…

Yazarın diğer yazıları