HDP en özgürlükçü seçenek

ROJDA YILDIRIM/ZÜRİH

HDP’nin kadın politikalarını destekliyoruz. Bizim için HDP’nin eşitlikçi ve özgürlükçü yaklaşımları önemli. Bu nedenle bütün kadınlara eşitlikten, özgürlükten, adaletten yana olan partiye oy verin dedik. HDP ne kadar oy alırsa faşizm o kadar  gerileyecektir. Bu yüzden HDP’yi meclise taşımalıyız.

24 Haziran seçimlerine ramak kala hummalı bir seçim tartışması yaşanıyor. Kadınların gündemlerinin odağında da bu var. Türkiye’de olduğu gibi yurtdışında faaliyet yürüten kadın örgütleri de partilerin seçim deklarasyonlarını inceleyip kendi seçimlerini açıkladı. Bu yapılardan biri de Kampüs Cadıları. ‘Seçimimizi yaptık; sandıklardan taşacak, tek adamlığı yıkacağız’ sloganıyla kampanya yürüten Kampüs Cadıları üyesi Meral Çınar ile seçimleri, kadınların tavrını ve yürüttükleri çalışmaları konuştuk.

Hangi ihtiyaçlardan yola çıkarak Kampüs Cadıları oluşumuna gittiniz?

Üniversitelerde okuyan genç kadınların birçoğu kadın hareketleri içerisinde yer alıyordu fakat üniversitelerde kadınlara hitap eden bir şeyler yapmamız gerekiyordu. Genç kadınların sorunları ortak ama birçok noktada mahalledeki, iş yerlerindeki kadınların sorunlarından ayrışıyordu. Özellikle eğitimin cinsiyetçi yönleri ve Erdoğan’ın o dönemki politikaları kızlı erkekli kalınmaması türünden kadınlara dönük baskıları sabrımızı taşırmıştı. Şiddet, cinsel taciz ve hocaların cinsiyetçi tavırları, fırsat eşitsizliği üzerine çalışmalar yapmaya başladık. Anladık ki üniversitedeki genç kadınların kendilerini ifade edebilecekleri bir oluşuma ihtiyaçları var. Bu ihtiyaç üzerinden 15 ile yayılacak tarzda çalışmaya başladık.

Kampüs Cadıları’nı 2013 yılında kurduk. 1 yıl önce de Kampüs Cadıları’na paralel olarak Mor Dayanışma oluşumuna gittik. Kampüsten mezun olan kadınların iş yerlerinde, mahallelerde, sokakları da kapsayacak şekilde örgütlenme sürecini genişlettik.

Çalışmalarınızın ivme kazandığı belirli süreçler oldu mu?

Elbette. Gezi direnişi ve Özgecan Aslan’ın katledilmesi önemli süreçlerdi. Sokaklara döküldük. Mor Dayanışma da böyle kuruldu. Kadınların sorunları üniversiteden sonra da bitmeyince, mezun olan genç kadınların iş hayatları içerisinde bu çalışmaları devam ettirmesi kararını aldık. Mor Dayanışma, ev içi emeğe, kadın bedenine yönelik uygulanan politikalara karşı çalıştığımız bir alan oldu.

‘Cadı’ imgesini hangi sebeplerle kullanmayı tercih ettiniz?

Toplum içinde itirazları olan, aykırı ve farklı olan kadınlara toplum ‘cadı’ diyor. Cadıların tarihini araştırdık. Gördük ki Ortaçağda da cadılık adına ciddi bir cins kırımı yapılmış. Bu kadınlar kendi zamanının bilim kadınlarıydı. Erkek egemenliği ‘cadı’ imgesi altında tam bir kadın katliamı yapıyor. Buna dayanarak dedik ki; “Evet, bizler sizin Ortaçağ’da yakamadığınız cadıların torunlarıyız”.

Sanırım HDP’nin bir bileşenisiniz aynı zamanda…

Kampüs Cadıları olarak herhangi bir partide yer almıyoruz. Ama HDP’nin kadın politikalarını destekliyoruz. 7 Haziran seçimlerinde HDP’de kadın adayı oranı yüzde 48’lerdeydi. Bizim için HDP’nin eşitlikçi ve özgürlükçü yaklaşımları önemli. Bu nedenle bütün kadınlara eşitlikten, özgürlükten, adaletten yana olan partiye oy verin dedik.

24 Haziran seçimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Erdoğan’ın 16 yıldır kurmaya çalıştığı rejim, erkek, Türk, Sünni’dir. Kadın haklarında ciddi geriye dönüşler oldu. 7 Haziran seçimlerinde “Seni başkan yaptırmayacağız” sloganı bugün çok daha fazla öne çıkıyor. Biz kadınlar olarak kesinlikle Erdoğan’ı başkan yaptırmayacağız. HDP, 18 ilden kadınları 1. sıradan aday olarak gösterdi. AKP 4 aday, CHP ise 6 aday göstermiş. HDP kadın adaylarıyla sokağa, kadın özgürlüğüne işaret ediyor.   

Bir kadın aday olarak Meral Akşener cumhurbaşkanlığı için yarışıyor. Buna nasıl bakıyorsunuz?

Bize buna yönelik twitterden çok mesaj geldi. Biz Meral Akşener’i desteklemiyoruz. Evet, o bir kadın ama erkek aklını, erkek egemenliğini öne çıkaran bir aday. Faili meçhullerin tarihinde imzası var. Militarist, cinsiyetçi ve ırkçı birçok söylem Akşener’de karşılık buluyor. Irkçı ve faşist bir karakteri neden destekleyelim ki? Onun kadına yönelik tek bir açıklamasını göremezsiniz.

Attığı bir tweette “Benim namusumu eşim ve oğlum korur” tarzında oldukça geleneksel bir açıklama yapmıştı…

Evet. Bu yüzden sırf kadındır diye destekleyemeyiz. Kadın cinayetleri için ne dedi? Hiçbir şey. Akşener aslında hiçbir zaman kadın haklarından bahsetmemiş bir kadındır. Devlet aklı onda esastır. Onun döneminde kadınların nasıl işkenceden geçtiğini biliyoruz.

Kampüs Cadıları olarak önümüzdeki seçimler için nasıl bir çalışma stratejisi izlediniz?

Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde kadın çalışmalarını ortak yürütüyoruz. Ayrıca kendi özgün gruplarımızla mahalle ve sokaklarda çalışma yürütüyoruz. Seçim bildirgemizi çıkardık. Biz sadece sandığın kadına özgürlük getirmeyeceğini biliyoruz. Kadın özgürlüğü bunu çok aşan bir konu. Ancak diktatörlüğün en büyük mağdurlarından biri kadınlar. Bu sebeple Erdoğan gitmeli diyoruz. En özgürlükçü seçenek olan HDP’yi bu anlamda destekliyoruz.

Örgütlü olduğumuz İstanbul, Hatay, Adana, Mersin’in birçok mahallesinde hem ortak hem de özgün çalışma yürütüyoruz. Kapı kapı dolaşıyoruz.

Avrupa’da nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz?

Avrupa’da yeniyiz. İsviçre özgülünde gruplarımız var. Burada kadın gruplarıyla birlikte bu çalışmayı yürütüyoruz. Yine Sakine Cansız Kadın Festivali’nin organizesinde yer alıyoruz. Bu çalışma da bir biçimde seçim çalışmalarının yoğunlaştığı bir alan haline geldi.

İsviçre’de seçim çalışmalarına dair izlenimleriniz nedir?

Her alanda seçim konuşuluyor. Herkesin kafasında bir düşünce var. Erdoğan’ın gitmesi için İnce’ye oy vermek isteyen bir kesim var. HDP’ye oy vermek isteyen kesimin ortak kaygısı Türkiye’deki genel gidişattır. Ortak olan düşünce şu: Erdoğan’ı nasıl gönderebiliriz? HDP’yi baraj altında bırakma stratejisini boşa çıkarmak için de HDP’ye oy vermek zorundayız.

Açıkçası Türkiye’nin geleceği için HDP Meclis’te olmak zorunda. Meclis’te kadın özgürlüğünü, doğayı, özgürlükleri kim savunuyorsa bu sesi var etmek zorundayız. Erdoğan gitsin diye birinci turda İnce’ye verdiğimiz taktirde, HDP meclise girmese ve İnce seçilse dahi aynı politikalarla yüz yüze kalacağız. HDP ne kadar oy alırsa faşizm o kadar  gerileyecektir. 2. turda belki başka denklemler devreye girer ama birinci turda HDP’yi meclise taşımalıyız.

Bütün kadınlar bir tercih yapmak zorunda. Ya cinsiyetçi bir sistem ya da özgürlük ve demokrasi. Kişiler değişir ama zihniyet değişmez. Kadın hareketleri sürece öncülük edeceklerdir. Kadınlar haklarını kimseye bırakmayacaktır.

Yazarın diğer yazıları

    None Found