HDP ve Demirtaş umuttur!

Cafer TAR

Erdoğan’da asla bitmek bilmeyen bir HDP nefreti var, bunun artık gizlenir saklanır yanı kalmadı. Diğer partilerle de laf dalaşına giriyor, saldırıyor falan ama Erdoğan’ın HDP nefreti bam başka…

Erdoğan devlet oldukça HDP ve Kürt nefreti daha da arttı. Hem kişisel ihtirasları hem de devlet olmanın verdiği akılla Erdoğan her platformda HDP’ye saldırıyor. Kobanê destanı boyunca kendisinin ortaya koyduğu provokatif tutumu tartışacağına; IŞİD barbarlığına karşı direnen halkın yanında olan Demirtaş’ı terörist olmakla suçluyor.

Bu tutum insanların ne aklında ne de vicdanında hiç bir karşılık bulmadı; Erdoğan HDP ve Selahattin Demirtaş’a saldırdıkça HDP ve Demirtaş daha da büyüyor. Erdoğan’ın siyaseti sadece kişisel ikbal için yaptığı artık kimsenin gözünden kaçmıyor.

Bu ekibin hiç ağızlarından düşürmedikleri vatanla milletle hiç alakası yok, sadece iktidarda kalmak istiyorlar. Bir hükümetin yolsuzluğa bulaşıp bulaşmadığını anlamak için kamu ihalelerindeki tutumuna bakılır. Türkiye’de AKP iktidar olduktan sonra tam 180 defa kamu ihale kanunu değiştirilmiş.

Belli ki iktidar medyası ve sözcüleri bir yerden talimat almışlar; hep bir ağızdan HDP ve Selahattin Demirtaş’a saldırıyorlar. Kimsenin bundan korktuğu çekindiği falan yok. Geçenlerde Erdoğan Demirtaş’ın idam hükmü kendisine gelirse onaylamakta hiç tereddüt etmeyeceğini de söyledi…

Bu kadar provokatif bir cümle kullanmış olmasına rağmen; kamuoyu Erdoğan’ın ne söylediğinden çok Sayın Selahattin Demirtaş’ın Erdoğan’a verdiği cevapla ilgilendi: “Erdoğan seçilirse beni idam ettireceğini söylüyor. 2018 Türkiye’sinde bir Cumhurbaşkanı adayının seçmene vaadine bakar mısınız? Ben canımı halkımızın uğruna bin defa kurban ederim.”

Yukardaki ifade Kürdistan ve Türkiyeli devrimcilerin amentüsüdür; Demirtaş da tıpkı diğer yoldaşları gibi her şeyden önce bir devrimcidir. O kadar baskıya rağmen HDP’yi bir adım bile geriletemeyen şey tam da bu ruhtur.

HDP’nin neredeyse bütün önemli yönetici ve çalışanlarını tutukladılar, parti binalarına yüzlece polisle baskınlar yaptılar, neredeyse bütün bir şehrin desteği ile belediye yönetimine gelmiş başkanların yerine kayyum atadılar.

Fakat nafile; bütün göstergeler buna rağmen hem HDP’nin, hem de Selahattin Demirtaş’ın oyunun arttığına işaret ediyor.

Geçenlerde Erdoğan’ın AKP çalışanlarıyla yaptığı gizli bir toplantıda söylediği sözler gerçekten çok önemliydi. Erdoğan açıkça ‘seçim listelerini elinize alın ve HDP oy vereceğini tahmin ettiğiniz seçmenleri tehdit edin, baskı yapın’ diyor.

Sıradan partiliye bunu söyleyen Erdoğan’ın tamamen kontrolü eline aldığı; Orduya, Yargıya, Polise, MİT’e ne dediğini varın siz düşünün!

Çok; çaba, dirayet, cesaret gerektiren bir seçim sürecine girdiğimiz kesin; hem sadıklarda hem de seçime katılımda ciddi sorunlar yaşayacağız. Ama arkadaşlarımızın; sokakta, cezaevinde, mecliste ortaya koydukları irade hepimizi motive ediyor.

Erdoğan’ın en çok çekindiği şey dik duruştur; kendisini neredeyse Kürt karşıtlığı üzerinden var etmiş Akşener gibi tipler bile Erdoğan/Bahçeli ikilisine karşı mücadele edebilme gücünü Kürtlerden ve HDP’den alıyor.

Eğer Erdoğan Kürtleri ve HDP’yi korkutup sindirebilseydi, bütün Türkiye’yi yıldırıp korkutabilirdi; ama olmadı. Onca baskıya ve zulme rağmen HDP ve Kürtler dimdik ayakta; bu Türkiye’de herkese cesaret veriyor.

Bir dönem Erdoğan Türkiye toplumu için umuttu. İnsanlar Erdoğan’la birlikte AB’ye gireceklerine milli gelirin yirmi bin dolara doğru tırmanacağına, savaşın biteceğine inanıyorlardı; sonra Erdoğan mutlak despota dönüştü, insanlar Erdoğan’dan korktular. Fakat artık insanlar Erdoğan’dan; ne korkuyor, ne de ondan bir şey umut ediyorlar. Erdoğan artık mazidir.

Yazarın diğer yazıları