HDP’nin cumhurbaşkanı adayını tanıyorum

AKP’nin Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan. Bu kesin. Kesin diyorum çünkü Erdoğan Cumhurbaşkanlığı makamına oturarak aslında iktidarı terk etmiş oluyor.

İktidarı terk etmiş ve noterci bir Cumhurbaşkanı Cemaat-ABD ile uzlaşır. Buna Cemaat de, ABD de hayır demez.
Erdoğan, Cemaat ve ABD ile uzlaşıyor çünkü Cemaat ve ABD’yi aşacak fikri ve demokratik bir birikimi yok.
ABD ve Cemaat, Erdoğan ile uzlaşıyor çünkü onların Erdoğan alternatifi yok. Her iki tarafta birbirlerine muhtaç.
Demokratik birikim ve akıldan yoksun bir Erdoğan’ın bundan başka şansı da yok gibi.
Nihayetinde yüksekten karşı koyduğu, reddettiği Cemaat ve ABD olmaksızın iktidara gelmesinin hatta milletvekili olmasının şansı yoktu. Göbekten bir bağ ile geldi önce milletvekili ardından da başbakan oldu. Dolayısıyla iki yıldır Cemaat ve ABD ile yaşadığı kavgayı 30 Mart seçimlerinin hemen ardından bırakmış görünüyor.
Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandığında bu kavga da bitmiş olacak.
CHP ve MHP’ye gelince.
Onlar ortak aday çıkarma peşindeler. İsmine de çatı adayı diyorlar. Bu çatı adayı kavramını da sol ve sosyalistlerin uzun yıllardır kullandıkları çatı adayı kavramı ile açıklıyorlar. Aday ismi henüz belli değil. Ama şu açık ki adayları milliyetçi, laikçi ve liberal olacak. CHP ve MHP’nin amacı Cumhurbaşkanlığı seçimi ile Erdoğan’dan kurtulmak. Başka bir değiş ile ABD’ye Erdoğan alternatifini sunmak. Böylece ABD’ye “Sen Erdoğan’a mahkum değilsin. Alternatifi var” demek istiyorlar.
Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli üçüzü bu hesapları yaparken bu tablo içinde HDP ne yapıyor? Şunu açık yüreklilikle söylemem lazım, HDP kendi gündemini yaratmış değil.
İktidar olanların ve iktidarın değirmeninde yürüyenlerin gündeminde sürükleniyor. Kendi gündemini yaratmaktan uzak görünüyor. Başbakan neye vurgu yapsa, neyi tartışmak istese neredeyse onu tartışır durumdalar.
Erdoğan suni gündemler yaratarak, ciddi bir demokratik alternatif oluşturma gücü olabilecek HDP’yi oyalıyor. HDP’nin bir an önce bu gündemi aşması gerekiyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri bu açıdan bir fırsat. Gösterilecek adayın ismini bu nedenle biran önce açıklamak elzem gibi.
Açıklanacak adayın biran önce “Demokratik Türkiye, özerk Kürdistan” eksenli sürmekte olan barış sürecine dair kapsamlı bir plan ve elbette deklerasyon hazırlamalıdır. Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde siyaseti, dar sol jargon ile yapmaktan uzak durmak önemli.
Siyasi çalışmayı da Ofis’te, Kızılay’da, Taksim’de gösteri yapmaktan ibaret gören anlayışı aşmak gerekiyor.   
Peki nasıl bir aday?
Cumhurbaşkanı adayı HDP’nin demokrasi, özgürlük ve eşitlik hedefini benimsemiş ve Kürt hareketinin demokratik birikimine sahip biri olursa başarılı bir sonuç elde edebilir. Türkiye halklarının geleneklerini bilen, bu geleneği demokratik bir muhtevada yorumlayabilen ve anlatabilecek bir aday.
HDP’nin adayı halkın içinden olmalı. Sokaktaki, fırındaki, madendeki, evdeki bireyden haberdar ve onu anlayan bir aday.
Hakikaten çalışabilecek bir aday. Adaylık çalışmasını tv programlarında gezmek, kapalı salonlarda söylevler vermekten ibaret göremeyecek bir aday.
Cumhura talip güler yüzlü bir demokrat, çoşkulu bir özgürlükçü ve samimi bir hak savunucusu istiyorum…  
Özgürlükçü, barıştan yana, hakiki demokrat ve eşitlikçi bir aday istiyorum.
Adil ve hukukun üstünlüğüne daim bağlı olan bir aday. Problemlerin çözümünde şiddeti dışlayan diyalogtan yana bir aday istiyorum.
Tüm etnik kimlikleri önemseyecek, tüm dinlere saygılı ve cemaatlerin özerkliğine sahip çıkacak bir aday istiyorum.
Yüzü camide, gözleri cem evinde, kulağı kilisede olan bir cumhurbaşkanı adayı istiyorum.
Kürtleri, Türkleri, Arapları, Ermeni ve tüm etnik kimlikleri kucaklayan bir cumhurbaşkanı adayı istiyorum.
İşte ben bu istediğim adayı tanıyorum.

Yazarın diğer yazıları