HDP’nin girmediği meclise ‘darbe dinamiği’ girer

“Seçimde HDP’yi baraj altında bırakmak gibi bir planınız var mı?” sorusuna Ala, şöyle yanıt vermiş:”Bizim öyle bir projemiz yok ama temmenni ederiz ki halk HDP’yi barajın altında bırakır. Bu da bizim siyasi temennimizdir. Sonuçta rakibiz. Onlar da bizim için aynı şeyi temmeni ediyordur”…

“Etmiyordur.” Çünkü HDP “baraja” karşıdır. Ala ise halkın oyuyla değil de “faşist darbenin barajıyla” HDP’yi TBMM dışında bırakmayı “temenni” etmektedir. Bu baraj sayesinde HDP’nin olan vekillikleri çalmayı “planlamaktadır.”

AKP elbette HDP’nin “rakibidir”. Ama HDP AKP’nin TBMM dışında kalmasını “temenni etmiyordur.” Çünkü şunu iyi bilmektedir: HDP’yi “darbecilerin barajıyla” meclis dışına itenler, o barajı dayatan “darbecilerin” “darbe dinamiğinin” kurbanı olabilirler, HDP’yi “barajla” meclis dışı bırakmayı “temenni edenler”, “darbeyle meclis dışında” kalabilirler.

HDP, AKP’nin böyle bir “darbeyle meclis dışı kalmasını” suret-i kat’iyede “temenni etmiyordur.” Tam tersine, HDP, barajı aşmak için var güçle çalışarak, böyle bir “darbe dinamiğinin” işlemesini önlemeye çalışmaktadır. HDP, AKP’yi “barajı” aşarak “içeriden” “durdurmak” yoluyla, onun “darbe dinamiği” ile “dışarıdan” “devrilmesini”, böylece “meclis dışında kalmasını” önlemeye çalışmaktadır. Bunu AKP’ye aşık olduğu için değil, “ortak vatan” Türkiye’nin, bu yolla, nice Ortadoğu ülkesi gibi, kaosa sürüklenmesini önlemek için yapmaktadır.

Yani AKP, HDP’yi “meclis dışına düşürmek” isterken, HDP AKP’nin “meclis dışına düşürülmesini” temenni etmemekte.

AKP artık Kürdistan’da HDP’yle “rekabet” edemeyeceğini anlamış bulunuyor. “Kobanê düştü, düşecek” diyen Erdoğan’ın en yakın Kürt “yardımcısı” HDP saflarında seçime giriyor. 7 Haziran’da Kürdistan’da AKP tam bir hezimete uğrayacak. Küçük bir azınlık haline gelecek. Batıda ise HDP barajı zorlayacak ve sağduyulu seçmenin desteği ile barajı aşacak.

HDP, rakibi AKP’yle işte böyle mücadele etmekte. Onu “meclis dışına düşürme tertiplerine” başvurmamakta; “darbe dinamiğini” kışkırtmamakta; tam tersine “darbe dinamiğinin işlemesini” imkansız kılacak bir hamle yaparak, TBMM’yi “dış güçlerin” müdahalesine karşı o Meclis’e katılarak kuvvetlendirme yolunu tutmakta.

Ala ve benzerleri ise, “faşist baraja” dayanarak HDP’yi Meclis dışında bırakmayı yalnız temenni etmekle kalmamakta, bunu planlamakta. “Rakibini” meclis dışında bırakmayı “temenni” eden adama ne denir? Rakibini Meclis dışında bıraktırmak demokrasiyle bağdaşmaz.

Hele Kürdistan’da yüzde ellinin çok üstünde oy alan bir partiyi meclis dışında bırakmak demek, çoğunluğu HDP’ye oy veren Kürdistan’ı Meclis dışında bırakmak demektir. Bunun anlamını iyi düşünmelisiniz. HDP’yi meclis dışında bırakmak, yalnız “demokrasi”nin yıkılması olmaz, bu, “ortak vatan” yolunu dinamitlemek olur. Aklınızı başınıza almalı ve HDP’nin barajı aşmasını “temenni” etmelisiniz.

HDP’nin “barajı aşmamasını” temenni eden, yarın bunu planlar. Ertesi gün gerçekleştirir. Hitler faşizmin yolunu önce “temenniyle”, sonra “Reichtag provokasyonunu planlayarak”, ardından komünistleri, derken sosyal demokratları ve nihayetinde de Hıristiyanları “Meclis dışında” bırakarak yürüdü…

Ağrı’da “parmak izi” saptanan Ala’nın özendiği şeye bakın hele…“Rakibini Kürdistan’da geçemeyen” AKP, batıda “baraj” altında bırakmayı “temenni” etmekte ve “planlamaktadır.”

Yanarsınız. HDP’siz TBMM’yi “dışarısının” müdahalesine karşı savunamazsınız. HDP’siz meclisle Türkiye’yi, ancak ve ancak “zorbalıkla” susturabilirsiniz. Attığınız her zorba adımla sadece ve sadece “darbe dinamiğini” işletmiş olursunuz.

HDP, 8 Haziran günü barajı aşıp, Meclis’e güçlü bir grupla girdiği anda, “darbe dinamiğinin” “tik-takları” o saat susar, “buzdolabına kaldırdığınız” parlamenter sistem “Serkisof saati” gibi “tıkır tıkır” işlemeye başlar. Herkes sokakta talep ettiğini meclisten almaya başlayınca, halk demokrasiye güven duyar.

Güven duyduğu demokrasiyi de ne “dışarıya” ne de “içeriye” yedirmez. Eh, işte, siz de o zaman “aradan sıyrılmış” olursunuz. Meclis dışında kalmazsınız…Düşünün…

Yazarın diğer yazıları