Her işin birincisi

8 Nisan’da bir devrimci kadın daha şehit düştü. Fakat bu sefer silahlı çatışma içinde düşmanla boğuşarak değil, insanlığın önemli düşmanlarından biri olan kanserle boğuşarak. Arjin Amed (Tuğba Taylan) isimli YJA-STAR gerillasından söz ediyoruz. Amed’te büyük bir halk topluluğu tarafından cenazesi kaldırıldı. Özellikle kadınların ve kızların söz konusu devrimci insana sahip çıkışı anlamlıydı. Biz de saygı ve minnetle anıyor, Kürt halkının ve kadınının özgürlük mücadelesinde sürekli yaşayacağını belirtiyoruz.

Toplumda bazı insanlar bulunuyor, her zaman ve her işte en önde yer alıyor. Özellikle bu durumda olanlar bir de kadın oldu mu, o zaman toplumsal yaşam üzerindeki etkileri çok daha fazla oluyor. Bilgeliğin böylesi kadınlar tarafından geliştirildiği söyleniyor. Böylelerine yaşam kaynağı da deniyor. Demokratik toplumun özgür ve örgütlü kadın tarafından yaratıldığı ifade ediliyor. Demokratik devrimde özgür kadın öncülüğü böyle ortaya çıkıyor.

Arjin Amed isimli YJA-STAR gerillası, işte böyle tarihe cevap olan özgür kadın devrimcilerden. Yani Berivan, Beritan ve Zilan gibi. Şilan, Viyan ve Nuda gibi. Arin, Hebun, Asmin ve Avesta gibi. Rojbin, Ronahi ve Sara gibi. Kürdistan Özgür Kadın Hareketi’nin böyle binlerce kahraman militanı bulunuyor. Yurtseverliğin, özgürlüğün, cesaretin ve fedakarlığın temsilcisi olan bu kahraman kadınlar bugün DAİŞ faşizmine ve kültürel soykırım sistemine karşı özgür insanlığı savunuyor.

Gerilla Arjin Amed’in hikayesi günümüzde Kürt kadınının yaşadığı gerçeği ifade ediyor. Bu yaşam hikayesi 1980 yılında Amed’te başlıyor. Tabi gerçek gün bilinemiyor, her Kürt çocuğu gibi nüfus cüzdanında 01.01. yazıyor. Yaşam koşullarının zorlukları nedeniyle, kendisini ölüme götüren hastalığa daha küçük yaşta iken yakalandığı anlaşılıyor. Ama kabına sığmayacak kadar yaşam dolu olması, onu otuz beş yılı dolu dolu yaşayan bir kişilik haline getiriyor.

Arjin Amed’in yaşam birinciliği daha küçük yaşta iken okulda ve aile ortamında açığa çıkıyor. Parlak zekası ve yaşam yeteneği her alanda kendini açıkça gösteriyor. Kendisi için bir ulusal ve kültürel asimilasyon kurumu olsa da, gittiği her okulun sınıf birincisi olmayı her zaman başarıyor. Söz konusu birincilik toplumsal yaşamın her alanında da netçe görülüyor. Bir de sömürgeciliğin yol açtığı fiziki hastalık olmasa, o zaman gerçek yaşam dehası daha güçlü açığa çıkacak.

Belli ki Tuğba Taylan söz konusu hastalıkla epeyce boğuşuyor. Yaşam dolu coşkulu halinin oluşturduğu moral düzeyinin gücü kendini olumlu etkilese de, yine de vücudu kemiren ve hücre hücre tüketen hastalığın bitirici etkisini her zaman yaşıyor. Bir yandan da Kürdistan ve kadının özgürlüğü için yürütülen ve gittikçe büyüyen mücadeleye katılmakta geç kalmamak için sabırsızlanıyor. Nihayet söz konusu hastalığı bir yana iterek 2005 yılında gerillaya katılıp Arjin Amed oluyor.

Arjin Amed yeni savaşçı temel eğitimini Xakurkê’de alıyor ve Zap, Zagros ve Garê alanlarında gerillacılık yapıyor. Düzen okullarında hep birinci olan Arjin Amed, yeni savaşçı eğitiminde ve gerillacılıkta da birinci olmayı rahatlıkla başarıyor. Yeni savaşçı eğitiminde elde ettiği birinciliğin karşılığı olarak en güzel silahı ödül olarak alma onuruna ulaşıyor. Yaşamın ve eğitimin birincisi Arjin, bu sefer de gerillacılığın birincisi olarak ortaya çıkıyor.

Bir örgütsel görevlendirme olarak, Arjin Amed’e gerillacılık yanında bir de gerilla basıncılığı görevi veriliyor. Kuşkusuz gerillacılıktaki başarılı duruşu böyle bir görevlendirmeye yol açıyor. Herkes bir görev yaparken, bir yandan kanserle boğuşan Arjin Amed, diğer yandan da gerillacılığı ve basıncılığı birlikte yürütmeye başlıyor. Gerillacılık gibi basıncılığı da tüm boyutlarıyla öğrenerek, kısa sürede hem eğitim ve hem de pratikte birinci basıncı haline geliyor.

Basın eğitimini Halil Dağ’dan alan Arjin Amed, basıncılıkta da Halil Dağ’ın izinde yürümeyi esas alıyor. Çok kısa sürede Kürdistan dağlarının en güçlü kameramanlarından biri haline geliyor. Bu temelde Halil Dağ gibi Kürt ve kadın gerilla gerçeğini topluma yansıtmak ve bu gerçek temelinde toplumu eğitmek için insanüstü bir çaba yürütüyor. Hem yirmi dört saate yayılan çalışma temposu, hem de ortaya çıkardığı ürün kalitesiyle Halil Dağ’dan sonra gerillayı en çok yansıtan basıncı oluyor.

Arjin Amed sadece çalışma tarzında değil, çalışma stratejisinde de Halil Dağ’ın izinde yürüyerek, yarım bıraktığı Botan yürüyüşünü tamamlamak üzere 2012 yılında Botan sahasına geçiyor. 2014 yılı sonuna kadarki üç yıl boyunca Halil Dağ’ın yarım bıraktığı işleri tamamlamak üzere çok yoğun bir çalışma yürütüyor. Bu yıllarda Botan gerillasına ilişkin basında yer alan tüm çalışmalarda Arjin Amed’in emeğinin birinci sırada olduğunu çok iyi biliyoruz.

Arjin Amed’in yaşam birinciliği bunlarla sınırlı da değildir. O, okulda, gerillacılıkta ve basıncılıkta gösterdiği birinciliği çok daha mükemmel bir biçimde yoldaşlıkta da gösteriyor. Her zaman gülen yüzüyle, her işi başaran yeteneğiyle, zoru omuzlayarak her yerde gerçekleştirdiği teşvik ediciliğiyle bir yoldaş canlısı olarak ortaya çıkıyor. Onu tanıma ve onunla yaşayıp çalışma şansı bulmuş olanlar, bu büyük özgür kadın militanını en çok da bu yoldaşlık gerçeğiyle anımsarlar. Özgür kadın militanlığının ne büyük toplumsallık ve yaratıcılık olduğunu her zaman ifade ederler.

Unutmayalım ki, Arjin Amed isimli özgür kadın militanı, tüm bunları kanser gibi bir ölümcül hastalıkla boğuşarak yapıyor. Hem de bir gün bile görevden geri kalmayarak ve hastalıktan şikayet etmeyerek! Hatta hasta olduğunu öğrendiğinde bile, yoldaşları üzüntü içinde telaşlanırken, onun yüzünde gülümsemenin ve ağzından kahkahanın eksik olmadığını tüm görenler ifade ediyorlar. Belki de ortalama insanın yirmi yıl dayanamayacağı yaşamı, O otuz beş yıl haline bu nedenle getiriyor. Hem de bunun son on yılını gerillacılık ve basıncılık yaparak geçiriyor.

Belli ki gerillacılık ve özgür kadın militanlığı Arjin Amed gibi tarihi cesur ve fedakar kişiliklerin üzerinde şekilleniyor. Kürt gerillacılığını ve özgür kadın militanlığını yenilmez kılan da işte bu gerçeklik oluyor. Eğer bugün erkek egemen gericilik büyük bir korku yaşıyor ve dünya kadınları ve ezilenleri Kürt Özgür Kadın Hareketi’nden öğrenmeye ve güç almaya çalışıyorsa, bunun Beritanların, Zilanların , Arinlerin ve Arjinlerin kahramanlığıyla gerçekleştiğini çok iyi biliyoruz. 

İşte bu tarihi kahramanlığın büyük sonuçları ortadadır. Bugün demokratik siyaset eşbaşkanlık sistemine ulaşmışsa ve demokratik blok olan HDP aday listesinde kadınlar neredeyse eşit düzeydeyse, işte bütün bunların altında Arinlerin ve Arjinlerin kahramanca mücadelesi yatmaktadır. Bu gerçeği herkes çok iyi bilmeli, bir yandan bu büyük değerleri her zaman saygıyla anarken, diğer yandan bu değerlerin istediği başarıyı mutlaka gerçekleştirmelidir. 

Bu temelde Arjin Amed şahsında tüm özgürlük şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor, kadınların ve demokratik güçlerin 7 Haziran’da kazanacakları büyük seçim başarısının bu anının yaşatılması olacağını belirtiyoruz!           

Yazarın diğer yazıları