Hesabını soracağız!

Kürdistanlılar ve dostları, 7 yıldır üç kadın devrimcinin faillerini yargılamayan Fransız adaletinden hesap sormak için Paris’e aktı, ‘adalet’ diye haykırdı.

Özgürlüğün bedelini fazlasıyla ödediklerinin altını çizen halk, “Rêber Apo’nun, Kürt halkının özgürlüğü sağlanana kadar durmayacağız” mesajı verdi.

SELMA AKKAYA / PARİS

PKK kurucularından Sakine Cansız, KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan ve Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şaylemez’in 9 Ocak 2013’te katledilmelerinin 7. yıldönümünde failler hala açığa çıkarılmazken Avrupa’nın birçok kentinden binlerce Kürdistanlı bir kez daha Paris’te buluştu; “7 yıllık cezasızlığa karşı adalet” diye haykırdı.

Cumartesi günü sabahın erken saatlerinden itibaren Avrupa’nın değişik ülkelerinden otobüslerle Paris’e gelen binlerce kişi, üç fidanın katledildiği Rue La Fayette caddesindeki Kürdistan Enformasyon Bürosu önüne giderek çiçekler bıraktı. Daha sonra Gare du Nord’da buluşarak Republique Meydanı’na doğru yürüyüş için kortejler oluşturdu.

Kürtler yalnız değildi

En önde katledilen kadınların resimlerinin bulunduğu “7 yıllık cezasızlığa son!”, “Cezasızlığın başkenti Paris!”, “Katledilen üç kadın için adalet!” pankartlarının yanı sıra, ellerde üç devrimcinin fotoğraflarının basılı olduğu flamalar ve  “Hepimiz Sara, Rojbîn, Ronahî’yiz”, “Cezasızlığı yıkıp, kazanacağız!”, “Kadın kırımına son”, “Kadına yönelik şiddet politiktir!”  yazılı dövizler taşındı.

Kitle Fransa yargısını protesto eden sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti. Kitlenin en önünde Cansız, Şaylemez ve Doğan’ın aileleriyle birlikte Kürdistani kurum temsilcileri yer aldı.

Fransız ve Türkiyeli devrimciler de Kürtleri adalet mücadelesinde yalnız bırakmadı. France-Kurdistan, Fransız Komünist Partisi, Parti de Gauche-Sol Parti, Yeni Antikapitalist Parti, Komünist Özgürlükçüler Birliği, Mouvement contre le Racisme et pour l’Amitié entre les Peuples, Union syndicale Solidaires, SOS Racisme, La Maison du Tamil Elam, SKB, Collectif des Amazighs en France, Secrétariat International de la CNT gibi kurum ve partilerin yanı sıra Türkiyeli örgütler de eyleme katılım sağladı.

Yürüyüş boyunca AKP faşizmi protesto edilirken, megafonlardan Kürtçe marşlar eşliğinde bildiri okundu. Kitlenin Republique Meydanı’na ulaşmasıyla meydanda kurulan sahneden organizatör ve katılımcı kurumlar adına konuşmalar yapıldı.

Davanın peşini bırakmayacağız

Mitingin açılış konuşmasını CDK-F Eşbaşkanları Remziye Erdemirci ve Lokman Kanar yaptı. Erdemirci, “3 Kürt kadın öncü Paris’in göbeğinde katledildi. Kürt halkı ve kadınları olarak bu adaletsizliği kabul etmiyoruz. Kim bu katliamın öncülüğünü yaptı, Fransa’nın buna açıklık getirmesini istiyoruz, adalet istiyoruz” diyerek halkı selamladı. Kanar ise bu davanın peşini bırakmayacaklarını söyledi.

Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) adına bir konuşma yapan Yıldız Filimci, Türk devletinin bu katliamı gerçekleştirdiğini, Fransa’nın ise adaleti yerine getirme konusunda sorumluluğunu yerine getirmediğini yineledi. “Artık adalet yerini bulsun” diyen Filimci, Fransa otoritelerine siyasi çıkarları gözetmeksizin hareket etmeleri çağrısında bulundu.

Öcalan’ı İmralı’dan çıkaralım

Ardından şehit aileleri sahneye çıktı. Cansız ailesi adına konuşan Feride Cansız, “Ablam Sara, yoldaşınız, aydınlığı temsil ediyordu. Hepinizi onun aydınlığa inanan değerleriyle selamlıyorum” dedi. Fidan Doğan’ın babası Hasan Doğan ise duygularını; “Fidan’ın babası, Sakine’nin yoldaşı, Leyla’nın amcasıyım. 7’nci yılında katilleri lanetliyorum. Kürtler olarak bir olalım, el ele verelim, 20 yıldır tutsak olan önderimiz Öcalan’ı İmralı’dan çıkaralım“ sözleriyle dile getirdi.

Mücadelelerini milyonlar devraldı

Leyla Şaylemez’in babası Cumali Şaylemez de “Yüreğimiz yansa da şehitlerimizle başımız diktir. Onlar bugün aramızda, milyonlar olarak yürüyorlar. Milyonlar mücadelelerini devraldı. Yıllardır kar kış demeden sokaklarda, dağlarda özgürlük ve adalet mücadelesi veriyorlar “ diyerek, Kürt halkının haklı davasını sonuna kadar sürdüreceğini vurguladı.

Her alanda direnişi yükseltmeliyiz

Daha sonra KONGRA-GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal söz aldı. Kartal, Kürt halkının 7 yıldır aralıksız adalet mücadelesini sürdürdüğünü hatırlatarak, hakikati ortaya çıkarana kadar da yürüyüşlerini sürdüreceklerini söyledi. Kartal, “Üç kadın arkadaşımızın katillerinin yargılanmasını istiyoruz. Türk devletinin Kürt halkının tüm kazanımlarına yönelik saldırı konsepti sürüyor. Paris Katliamı Rojava’ya saldırılarla bağlantılıdır. Erdoğan diktatörlüğüne karşı 2020 yılında mücadelemizi büyüceğiz. Başkan Apo’nun özgürlüğünü sağlayacak ve Türk  faşizmine karşı çıkacağız. Rêber Apo’nun, Kürt halkının özgürlüğü sağlanana kadar hiçbir şekilde durmayacağız” diye konuştu.

Bu kadın kırımıdır

Mitingde bir grup Fransız parlamenter de sahneye çıkıp söz aldı. Boyun Eğmeyenler Hareketi milletvekili Mathilde Panot, Paris Katliamı’nın hala aydınlatılmamasının Fransa demokrasisi adına bir ayıp, aynı zamanda bir kadın kırımı olduğunu söyledi. “Katliamla Kürt halkının özgürlüğü ve Fransa demokrasisi hedef alınmıştır. Cinayetin adresi bellidir. Bütün bulgular Türk MİT’ini gösteriyor. Bunun için Fransa üzerine düşen görevi derhal yerine getirmeli ve bu cezasızlığa son vermelidir” diyen Panot, Kürt halkının haklı mücadelesinin yanında olduklarını vurguladı.

Yeşiller Partisi milletvekili Eva Sas ise Fransa’nın soruşturmayı genişletmesini istedi.

PKK yasağı kalkmalı

Yeni Antikapitalist Parti liderlerinden Oliver Besanconet da Kürtlerin özgürlüğün bedelini fazlasıyla ödediğini ifade ederek, “Paris Katliamı da bunun bir parçası. Liderleri tutuklu ve her gün katliama uğrayan bu halkın mücadelesi bizim de mücadelemizdir. Adaletin sağlanması için her şeyden önce Sakine’nin kurucusu olduğu PKK, terör listesinden çıkartılmalıdır, Öcalan serbest bırakılmalıdır. Bu mücadelenin yanındayız. Sizin zaferiniz bizim zaferimizdir”  dedi.

Fransa’da sürdürülen grevden de söz eden Besanconet, “Bugün biz de bir mücadelenin içerisindeyiz. Size bakarak mücadelemizi büyütüyoruz. Bize güç veriyorsunuz. Adalet ve hakikat için mücadele ediyoruz“ dedi.

Erdoğan’ın yargılandığına şahitlik edeceğiz

Fransa Komünist Özgürlükçüler Birliği adına söz alan Guillaume Davranche, “Adalet mücadeleniz mücadelemizdir. Bu savaşı biz kazanacağız ve Erdoğan’ın yargılandığına şahitlik edeceğiz, özgür yarınları birlikte kuracağız” diye konuştu. Mitingde son sözü SOS Irkçılığa Karşı Hareket Başkanı Dominique Sopo aldı. Sopo, faşizme, ırkçılığa ve haksızlığa karşı mücadele eden Kürt halkının yanında olduklarını dile getirdi.

Miting, Hozan Comerd, Farqîn Azad, Diyar Mahrovî ve Menal’ın söylediği şarkılarla sona erdi.

Avesta: Saldırılar aralıksız mücadelemiz de aralıksız olmalıdır

KCK Genel Başkanlık Konseyi Üyesi Sozdar Avesta, Paris mitingine görüntülü mesajla katıldı. Faşist, işgalci ve katliamcı Türk devletini destekleyen güçlerin, Paris Katliamı davasının üstünü örtmek ve katillerin yargılanmasının önüne geçmek istediğini belirten Avesta, “Saldırılar ne kadar hegemonik, küresel ise mücadelemiz de o kadar aralıksız ve genel olmalıdır” dedi.

Kürdistanlı kadınların ulusal birlik için büyük çalışmalar gerçekleştirmesi gerektiğini kaydeden Avesta, “İnanıyorum ki her alanda bu mücadeleyi yürütenler Önder Apo etrafında bir direniş çemberi oluşturacaklardır. Esas gündemimiz Önder Apo’nun fiziki özgürlüğüdür ve tüm kadınların özgürlüğüdür. Kadınlar özsavunmasını yapmalılar, örgütlenmeliler. Örgütlenmeyen, ataerkil sistemde erkeğe bağlı olan kadın ölüme mahkum edilmiştir. Kadınlar özgürlüğünü kimsenin insafına bırakmamalıdır” diyen Avesta, zindanda, dağda ve diğer alanlarda mücadele eden tüm direnişçileri selamladı.

Bologna’da görkemli eylem

Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ile Leyla Şaylemez için İtalya’nın Bologna, Avustralya’nın Sydney, İsveç’in Stockholm, Finlandya’nın Helsinki ve Avusturya’nın Viyana kentinde binlerce kişinin katılımıyla ‘adalet’ talebiyle yürüyüşler düzenlendi.

Kadınlardan Erdoğan’a: Katil, diktatör, işgalci sensin!

Bologna’da “Rojava devrimiyle birlikte, kadın, yaşam, özgürlük” sloganıyla yapılan yürüyüşün organizesinde Rete Kurdistan, Rete Jin, Jineoloji İtalia, Non Una Di Meno, Ya Basta ve Labas başta olmak üzere çok sayıda sivil toplum örgütü siyasi parti, öğrenci dernekleri ve sendika yer aldı.

Settembre Meydanı’nda başlayan ve kortejin önünde kadınların yer aldığı yürüyüş, Las Tesis dansını 3 kadın devrimciye uyarlayan Jineoloji İtalia ve Non Una Di Meno üyelerinin sergilediği performansla başladı. Performansta Erdoğan’a atfen “katil, işgalci, diktatör sensin” sözleri dikkat çekti.

Paris’te katledilen üç kadın devrimciden Sakine Cansız’ın “Bu hayat bana aitse o zaman yaratmak için mücadele etmeliyim” sözünün İtalyanca yazıldığı pankartın en önde taşındığı yürüyüşte her üç kadın devrimcinin fotoğrafları, YPG, YPJ ve PKK bayrakları taşındı.

İtalyan kadınlar sık sık “Kürt dağlarından şehrimize kadar kadın, yaşam, özgürlük” sloganını attı. Maggiore Meydanı’na doğru yürüyüş boyunca yapılan konuşmalarda 3 kadın devrimcinin Kürt kadınına dönük katliamın tüm kadınlara dönük bir saldırı olduğu kaydedildi. Kürt kadınlarının Rojava Devrimiyle birlikte tüm dünyadaki kadın hareketlerine örnek olduğuna dikkat çekildi. Yürüyüşe Kürt renkleri ile katılan Murga adlı sokak sanatçıları da kendi performanslarıyla yürüyüşe renk kattı. Yürüyüşte İtalyan kadınların NO TAV adlı hareketin aktivisitlerinden Niccola Dosi ile dayanışmak amacıyla hazırladığı pankart da en önde taşındı.

Halaylar ve sloganlar eşliğinde Pizza Maggiore’ye kadar devam eden yürüyüş LasTesis performansının bir kez daha sergilenmesiyle sona erdi.

Suçlular yargılansın talebi

Sydney’de yapılan anmaya DTK Eşbaşkanı Leyla Güven Skype ile katıldı. Güven, Paris’te ve Silopî’de katledilen kadınları anarak, ”Özgür Kürdistan, özgür kadın ve toplum idealini gerçekleştirerek, onlardan bir parça edinerek onları sonsuza taşıyabiliriz“ dedi.

Başkent Stockholm’un merkezi Humlegården Parkı’nda bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları, Kungsträdgården Parkı’na doğru yürüyüşe geçerek katliamı teşhir etti. Sara Kadın Birliği adına bir konuşma yapan Ayşe Göktepe, Paris ve Silopi’de Türk devletinin gerçekleştirdiği kadın katliamlarının aydınlatılmasını ve suçluların adalet karşısına çıkarılmasını talep etti.

Sol Parti’nin Gävle Belediye Meclis Üyesi Jin Hajo Akgül de  Türk devletinin işgaline karşı direnen Rojava halkının mücadelesinin desteklenmesi çağrısı yaptı.

Adalet talebiyle bir eylem de Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de yapıldı. Eylemde “Sara, Rojbin, Ronahi”, “Jin, jiyan, azadi” sloganları atıldı, mumlar yakıldı ve karanfiller bırakıldı.

Viyana’da ise Fransız Konsolosluğu’na bir yürüyüş yapıldı. Sık sık “Katil Erdoğan” ve “Şehîd namirin”  sloganları atan kitle konsolosluk önüne siyah çelenk bıraktı. Mitingde yapılan konuşmalarda Fransa yargısının soruşturmayı tetikçi Ömer Güney ile sınırlı tuttuğu, ancak gerçek sorumlular ortaya çıkarılıp hesap verinceye kadar mücadeleye devam edileceği belirtildi.

Fotolar: DİLAN BİÇER/ŞAHİN BOZLAR/FADIL DONMA/SABRİ BÖLEK

Yazarın diğer yazıları

    None Found