Hevsel bir mevzidir!

Doğanın eşsiz güzelliklerini birer talan alanına dönüştürerek sermaye sahiplerinin hizmetine koymakta epey yol kateden AKP’nin doğa kırımına dönük bir yeni projesi daha Hevsel Bahçeleri’nde boy gösterdi. Diyarbakır’da 180’den fazla kuş türüne ev sahipliği yapan Hevsel Bahçeleri’nde Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı Diyarbakır Orman Müdürlüğü ile Dicle Üniversitesi Rektörlüğü’nün ortak kararı ile 7 bin ağaç kesildi.

Birçok medeniyete ev sahipliği yapan 8 bin yıllık tarihi Hevsel Bahçeleri’nde hükümete bağlı Bakanlık ve Üniversite rektörlüğü tarafından yapılmak istenen şeyin ne olduğu sorusu hala akıllarda soru işaretleri bırakırken, Diyarbakır halkı kendi doğasına karşı gerçekleştirilen saldırıları durdurmak için tepkisini ortaya koyuyor. 2 hafta önce de “Hevsel’den Gezi’ye Dicle direniyor” şiarıyla oturma eylemi başlatan gençler, eylemi amacına ulaşıncaya kadar sürdürmekte kararlı.
Bu arada, üniversitenin şikayet ettiği, valiliğin ise kolluk kuvvetlerini yığdığı alana gelen yaşam malzemelerinin vadiye sokulmasına izin verilmezken, özellikle polislerin çadıra olan fobileri oldukça dikkat çekti. Bir gencin beraberinde getirdiği çadırı almak isteyen polisin, genci tartaklayarak elindeki çadırı zorla almaya çalışmasının ardından, olayı gören diğer gençler arkadaşlarının darp edildiği noktaya doğru sloganlar eşliğinde koşmaya başladı. Gençlerin olay yerine gelmesiyle birlikte basın mensuplarını gören polisler sanki beş dakika önce bir genci yerlerde sürükleyen onlar değilmiş gibi davrandılar. Polislerle gençlerin arasında çıkan sözlü tartışmada polisin “bize burada çadır kurulmaması yönünde valilik talimatı geldi. Bu yüzden alana çadır kurmanıza izin vermeyeceğiz. Çadırların kurulması durumunda müdahale edeceklerini” söylemesi dikkat çeken önemli bir noktaydı. Polisin bu tutumu akıllara Gezi sürecinde parkı ele geçiren devrimcilerin kurdukları çadırlara dolayı “çadırlara karşı fobileri mi var” sorusunu getirdi.
Doğa sever gençlerin en demokratik haklarından birisi olan doğa kırımına karşı kolluk kuvvetlerinin bu tutumu gençler tarafından kınanarak polislere verilen cevap: “30 yıldır sabrediyoruz biraz daha sabredebiliriz” oldu. Daha sonra gençler olay yerinden ayrılarak ateş yaktıkları alana doğru ilerleyerek gecenin geç saatlerine kadar serbest kürsü biçiminde Hevsel Bahçeleri’ndeki eylemlerinin amaç ve hedeflerine dönük tartışmalar yürüttüler. Tüm bunlardan anladığımız kadarıyla günümüz dünyasında medeniyet dediğimiz canavarın en güçlü silahı olan teknoloji bu evrensel güzelliği bizim fark etmediğimiz bir hızla katletmekte, bunun çeşitli yol ve yöntemlerini sermaye güçlerini de arkasına alarak Hevsel Bahçeleri’nin üzerinde derin politikalar izlenmekte. Doğada yaşayan tüm canlıların katledildiği bu doğa katliamına karşı sessiz kalınmamalıdır. Aksi takdirde doğa ile ilişki doğal şartlarda gerçekleşmediği zaman, çok ağır sonuçlarla karşı karşıya kalınacağı unutulmamalıdır.

Yazarın diğer yazıları

    None Found