Hikayenin destanlar çağı yeniden başlıyor

Kapitalizm öncesi çağın toplumsal düzen kurucu hikayelerinin karakterleri özellikle devletçi uygarlık öncesi toplumlara ait destan karakterlerin bütün şekillenişleri, toplumsal yararlılık ve toplum için kendini feda etme rolleri üzerinden kurgulanır. Toplumun tüm ahlaki ve politik ölçülerinin toplamı oldukları kadar aynı zamanda toplumdaki bireylerin toplamının gücüne sahiptirler. Bundan dolayıdır ki destan karakterleri mucizevi şeyler gerçekleştirebilmekte, insan üstü özellikler gösterebilmektedirler. Bu insan üstü özellikler aslında toplumsallığın ve birlikteliğin gücünü temsil etmektedir.

Destan kahramanlarının temel motivasyon kaynakları topluma yararlı olmak, toplum için değer üretmek ve toplumun başına bela olan her türlü iç ve dış tehlikeyi bertaraf etmektir. Bütün bunları yaparken kişisel olarak sahip olduklarını kaybetmek (buna yaşamları da dahil) onlar için bir endişe kaynağı, geri durma nedeni değildir. Aşk gibi bireysel bir motivasyon bile bu karakterlerde toplum için yarar sağlamayı en üst seviyeye çıkaran bir motivasyona dönüşür. Bireysel olarak yaşadıkları aşk duygusunu toplumsal faydanın hizmetine sunarlar. Aşkı, toplumsala hizmet edebilmenin bir gücü haline getirirler. İki kişi arasında başlayan aşk ilişkisinde yaşanan tutkunun zamanla topluma ve ülke sevgisine dönüşmesi, ülkenin sevgiliyle aynılaşması destanlarda çok sık rastlanan bir özelliktir. Destan anlatı kalıplarına sahip olan ve İskoç bağımsızlık savaşını anlatan Breav Hart filminde ana karakterin sevgilisine duyduğu tutku ve onun için verdiği mücadele zaman içinde evrilerek ülke sevgisine ve ülke için verilen mücadeleye dönüşür. 

Kürt destanları içerisinde Dewrêşê Evdî karakteri, Kapitalizm öncesi hikaye karakterlerinin nasıl toplumsallık içinde şekillendiğini ve var olduğunu anlatması açısından oldukça tipik bir örnektir. Yukarıda söz edilen destan kahramanlarının tüm özelliklerini taşır Dewrêş. İşgal edilmiş bir ülkede güzeller güzeli Edulê’yle yaşadığı aşkın ülke özgürleşmeden hakkettiği saygınlıkta yaşanmayacağının farkında olan Dewrêş on iki yoldaşı ile birlikte bin yedi yüz işgal askerine karşı bir savaşa girmekten çekinmez. Hikayenin kurgusunda kişisel motivasyon olan aşk ile toplumsal motivasyon olan yurt savunması çok mükemmel bir kurgu ve nedensellikle birbirinin içinden geçirilmiştir. Dewrêş ancak bin yedi yüz kişilik işgal ordusunu yenerse Edulê’ye kavuşabilecektir, ancak Dewrêş bu savaştan sağ dönemeyeceğini bile bile bu savaşa gider. Çevresindeki tüm insanların savaşı kazanmasının imkansızlığını anlatmalarına ve onu vazgeçirmeye çalışmalarına rağmen Dewrêş vazgeçmez. Dewrêş’te somutlaşan amaç sadece Edulê’ye kavuşmak değil ülkeyi işgalden kurtarmaktır aynı zamanda. Edulê ve ülke Dewrêş için artık aynı şeylerdir, aşkın özgürce yaşanması ve ülkenin özgürleşmesi birbirine bağlıdır.

Destansı yaşayışlar yaratmak ve bunları büyük edebi-sanatsal anlatılara dönüştürmek toplumun kendini, yani toplumsallığını korumasının etkili bir öz savunma mekanizmasıdır. Batı toplumlarında bu mekanizma neredeyse tamamen yok edilmiş ve buna bağlı olarak da insan toplumsal bir yaşayışın tamamen dışına itilerek makineleştirilmiş ve kapitalist çarkın bir dişlisine dönüştürülmüştür. Fakat tüm çıkmazlarına, tüm çelişkilerine ve kapitalist uygarlığın tüm saldırılarına karşın Ortadoğu toplumları hala destansı yaşayışın ve destansı anlatının etkilerini toplumsal hafızalarının derinliklerinde taşımaktadırlar. Pozitivist, pragmatist, aşırı karcı uygarlığın, dünyanın sonunu getirmesini engelleyecek ve yeni insanlığı inşa edecek yegane güç bu destansı yaşayışın hafızalarda eski canlılığına kavuşmasında yatmaktadır. 

Bugün Kürt özgürlük mücadelesinin önderliğinde Ortadoğu’da destanlar çağının yeniden geri döndürüldüğüne tanıklık ediyor tarih. Büyük toplumsal mücadeleler, devrimler kendini topluma ve insanlığa adamış, feda etmiş destansı karakterlerle yaratılmıştır. Modernizmin ve postmodernizmin ruhunu ve amacını çaldığı insanlık, bu destansı mücadele içerisinde yeniden amacına ve ruhuna sahip olmaya başlamıştır. Kürdistan ve Ortadoğu hikayelerinin Arin Mirkan gibi, Beritan ve Zilan gibi  toplum için kendini feda etme kültürünün kahramanları geri gelmiştir. 

Yazarın diğer yazıları