Hong Kong bloke oldu

Hong Kong’da ‘suçluların (muhaliflerin) iadesi’ yasa tasarı hükümet tarafından geri çekilmesine rağmen gösteriler, farklı içerik kazanarak devam ediyor. Dün göstericilerin bloke ettiği Hong Kong Uluslararası Havaalanı’nda tüm uçuşlar iptal edildi.

Hong Kong Uluslararası Havalimanı’nda hükümet karşıtı gösterilerin dördüncü günü olan dün tüm uçuşlar iptal edildi.

Hong Kong’da hükümetin, Çin’e ‘suçluların (muhalifler) iadesi’ tasarısına karşı çıkan halkın bir süreden beri devam ettirdiği hükümet karşıtı eylemler, günlük hayatı felç ediyor.  Son bir kaç aydan beri devam eden ve yarım milyona varan kitlenin katıldığı eylemlerin ardından göstericilerin bloke ettiği Hong Kong Uluslararası Havaalanı’nda dün tüm uçuşlar iptal edildi. Göstericilerin çoğu polisin Pazar günkü protestoları güç kullanarak bastırmasına öfkeli.

Polis göstericileri biber gazı kullanarak kullanarak dağıtmıştı. Dünkü gösterilerde çok sayıda eylemcinin ağzına beyaz bez maske takması dikkat çekti.

Hong Kong Uluslararası Havaalanı eylemcilerin uğrak noktalarından biri. Hong Kong Uluslararası Havaalanı dünyanın en büyük havalimanlarından biri. Söz konusu havaalanını geçen yıl 75 milyon yolcu kullandı.

Tasarı iptal edildi gösteriler sürüyor

Hong Kong’da ‘suçluların  (muhalifler) Çin’e iadesi yasa tasarısı’ sebebiyle Haziran ayında başlayan protesto gösterileri, tasarının iptal edilmesine rağmen artarak devam etti. Haziran’dan bu yana kolluk güçleri arasında eylemciler arasında şiddetli çatışmalar meydana geldi.

Göstericiler tasarı ile birlikte Hong Kongluların özgürlüklerinin kısıtlanacağını ve düzenlemenin muhaliflerin susturulması için kullanılabileceğini savunuyor.

Eylemler, kısa süre içerisinde yasa tasarısı gündeminden çıkarak Çin-Hong Kong ilişkilerini reddeden ve Hong Kong’un bağımsızlığını isteyen protestolara dönüşüyor.

Hong Kong, “iki sistem, tek devlet” ilkesi altında yönetilen eski bir İngiliz sömürgesi.

Bu yarı özerk bölge, İngiltere’nin 1842’de Nanking Anlaşması ile başlayan sömürge yönetimi sonrası 1 Temmuz 1997’de yeniden Çin’in hakimiyeti altına girmişti. Hong Kong, İkinci Dünya Savaşı sırasında kısa bir dönem ise Japonya’nın işgali altında kaldı. 24 Aralık 1941’de Japonya’nın işgaline uğrayan Hong Kong, 1945’te tekrar İngilizlere verildi.

Hong Kong, 1 Temmuz 1997’den itibaren Çin Halk Cumhuriyeti’ne bağlı özel yönetim bölgesi statüsüne geldi. Ancak, Hong Kong’un kendine has özel bir statüsü bulunuyor.

Hong Kong’da medya özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı kapitalist düzen kriterleri içinde ‘yasal güvence’ altında.

Hong Kong’un künyesi

Hong Kong, Hong Kong Adası, Kowloon Yarımadası ve 235 kadar küçük adadan oluşuyor. Hong Kong, Asya’nın en büyük serbest pazarı ve limanı, en işlek ticaret, endüstri ve turizm merkezidir.

Hong Kong’un yayıldığı adalar grubu dağlıktır. Düzlük alanlar azdır. Hong Kong’a bağlı bazı düzlükler denizin doldurulmasıyla oluşturulmuş.

En yüksek yeri 551 metre ile Victoria Zirvesidir.

Nüfusun hemen hepsi Çinlidir ve büyük bir kısmı Budisttir. Ayrıca Konfiçyüs, İslam, Hindu, Yahudilik, Hıristiyan ve Taoist dini ve inancına mensup insanlar bulunuyor. Nüfus yoğunluğu çok yüksektir. Kilometrekare başına düşen insan sayısı 1108’dir. Nüfus yoğunluğu açısından Hong Kong dünyanın 27’inci ülkesi durumunda.

Hong Kong’a başlayan göç hareketleri, 1942 yılında Çin Hükümeti’nin izniyle daha da hızlanmıştı. Ayda 70 bin kişiye çıkınca Hong Kong’un imkanlarını aştı ve çözüm olarak da göçmenler Çin’e geri gönderilmeye başlandı. En büyük sorun nüfus yoğunluğu ve tatlı su ihtiyacıdır. İçme suyu Çin’den borularla sağlanıyor.

Ülke topraklarının yüzde 13’ü tarıma müsait alandır. Nüfusun ihtiyacının karşılamak üzere meyve ve sebzecilik yapılıyor ama balıkçılık çok daha fazla gelişkindir.

İkinci Dünya Savaşı’ndan itibaren çok hızlı bir sanayileşme durumu ortaya çıktı. 1960’lardan 1990’lara kadar kadar çok yüksek ekonomik büyüme sağladı. Hong Kong, ekonomik açıdan Tayvan, Singapur ve Güney Kore ile birlikte “Dört Asya Kaplanı”  ülke arasında yer alıyor.

HABERMERKEZİ

Yazarın diğer yazıları

    None Found