Hükümet açıkça itiraf etti: Rojava bizi tehdit etmiyor

‘Rakka’da ABD terör unsurları ile başlattığı operasyon devam ediyor bu konuda defalarca ikazımıza rağmen maalesef dostumuz müttefikimiz bir işbirliğine gitti. Türkiye olarak ülkemizin zarar görmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Terör vatandaşımızı nerede tehdit ederse etsin anında cevabı verilecek. Rakka operasyonu sonrası ortaya çıkacak durumu yakından izliyor ve gerekli tedbirleri alıyoruz. Bölgede yürüttüğümüz çabaların barış için ne kadar önemli olduğu görüldü. Güvenliğimizi tehdit eden bir durumla karşılaşırsak gereken cevabı anında veririz.“

Bu demeç Başbakan Yıldırım’a ait.

İlk okuyuşta sıradan bir demeç izlenimi veriyor olsa da, burada çok büyük bir „itiraf“ ya da „kabulleniş“ gizlenmiş.

Saray’ın Başbakan’ı diyor ki, „Güvenliğimizi tehdit eden bir durumla karşılaşırsak gereken cevabı anında veririz.“

Ne demek bu?

„Anında“ sözcüğüne bir „mim“ koyunuz.

Yani şu anda değil de, diyelim ki, bir ay önce PYD güçlerinden bir „tehdit“ gelseymiş, bir ay beklenmeyecek, „anında“ cevap verilecekmiş. Verilmediğine göre, demek ki  en azından bir ay öncesine kadar, „güvenliğimizi tehdit eden bir durumla karışalaşılmamış.“

„Anında cevap verilecek bir tehditle karşılaşmamak“ ne demek?

„Tehdit“ yok demek.

Tekrar edelim, „tehdit olsaydı“, „anında cevap verileceğine“ ve „hala bir cevap verilmediğine“ göre, ortada bir „YPG-YPJ tehdidi yok…

O halde „tehdit“ sözcüğüne de bir „mim“ koyalım.

Başbakan „bize bir saldırı olursa“ demiyor. „Güvenliğimizi tehdit eden bir durumla karşılaşırsak“ diyor.

„Tehdit“ ne demektir?

Her şeyden önce „tehdit“ „saldırı“ demek değildir. „Tehdit“, „şöyle yaparsan sana saldırırım“ ya da „şu taleplerimi kabul etmezsen savaş açarım“ dendiği zaman ortaya çıkar.

Demek oluyor ki, Başbakan, şu anda, PYD güçlerinin Türkiye’ye „saldırmadığını“, „saldırma tehdidinde bile bulunmadığını iki anlama gelmeyecek bir açıklıkla itiraf etmiştir.

Böyle olmasaydı, Başbakan, „Türkiye’yi tehdit eden Rojava güçleri, eğer bize saldırırsa ona anında cevap veririz“ diyecekti.

Böyle demiyor; „tehdit ederse“ diyor, yani „şu anda tehdit etmiyor“ demiş oluyor. Çünkü „tehdit ederse anında cevap veririz“ dediği için ve „anında cevap vermediğinden“, „Rojava güçleri şu anda bizi tehdit etmiyor“ demiş oluyor…

Kuto bana dedi ki, „Veysi abe, iki kere ikinin dört ettiği kadar açık olan bu ifadeyi, neden döne döne ve tekrar ede ede anlatiysen, millet ahmak mıdır?“

Milletin ahmak olduğunu söylemek doğru olmaz. Ama bu ülkeyi bir takım ahmakların yönettiğinden emin olabilirsiniz. Onlara ağızlarından çıkanı kulaklarının duyması gerektiğini ancak böyle anlatabiliriz. „Döne, döne, tekrar ede ede“…Başka yol yok.

Şimdi Başbakan’a, kullandığı bu cümlenin gereğini yapmasını söylemenin zamanı geldi: Madem Rojava güçleri şu anda Türkiye’nin güvenliğini tehdit etmiyor, o halde neden Erdoğan ve AKP hükümeti durup dururken Rojava’yı tehdit ediyor; bunlar ağızlarını her açtıklarında, Türkiye’nin güvenliğini, Başbakanın sözleriyle de kanıtlandığı gibi, tehdit etmeyen Rojava’yı, „sınırlarımızda bir Kürt oluşumuna izin vermeyiz“ diyerek „silahlı müdahale“ tehdidinde bulunuyor; „bir gece ansızın gelebiliriz“ lafı Asya Abdullah’a ya da Salih Muslim’e ait değil, Tayyip Erdoğan’a ait……

Sonuç: Başbakan’ın son demeciyle birlikte Rojava güçlerinin Türkiye’yi tehdit etmediği; buna karşılık Türk devletinin başının konuşmalarıyla Türkiye’nin Rojava’yı tehdit ettiği bir kere daha anlaşılmıştır.

Bu böyle olduğuna göre, şimdi bütün demokratik güçler, Türkiye’yi „tehdit“ etmeyen Rojava’yla dayanışma içinde olmalıdır.

Kuto bağırdı: „Başbakan’ın bu sözlerinin samimi olduğunu düşünmiyem, aslında o konuşmiy, onu NATO böyle zorla konuştiriy… Aslında Erdogan ve Yıldırım, bırak Rojava’yı beni bile sokakta gördüklerinde, ‘Kuto bizi tehdit ediy’ demeyle beraber üzerime gaz sıkiyler, su fışkırtıyler… Sur’daki evimizi yıkıyler… Ayşo ile Qırık abemi, Dayemi, Babomu sokakta birakiyler… De bana Veysi Abe, benim Babom ve Dayem mi Erdogani tehdit ediy, yoksa Erdogan mı babomu, dayemi tehdit ediy?“

Fesuphanallah. Bu Kuto kesinlikle benim köşeme göz koydu. Yakında benim yerime yazarsa hiç şaşırmayın…

Yazarın diğer yazıları