Hükümete ‘harekete geç’ çağrısı!

Fransa medyası ve siyasi arenasının gündemi Rojava ve “Kürt müttefiklerimizi ülkemiz yalnız mı bırakacak sorusu!”

 Salı akşamı Paris’te CDK-F ve Fransa Parlamentosu Kürt dostluk grubu tarafından; onlarca milletvekili, senatör, belediye başkanı, entelektüel, yazar, sağlıkçı, sinemacı ve STK temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen siyasi tutum toplantısı Fransız basınında da geniş yer bulurken basına konuşan Nicolas Dupont-Aignan Essonne Milletvekili Fransa otoritelerine seslenerek, “Fransa, Ortadoğu’da 10 yıldan uzun bir süre önce başlatılan dış ve savunma politikalarına gönderme konusunda NATO’ya yüksek bir bedel ödüyor. Bugün ABD dışında uluslararası bir rol oynayabilir” diyerek artık Fransa’nın Kürtler konusunda gerçek rolünü oynaması gerektiğini hatırlatıyordu. Fransa’da gerçekleşen terör saldırılarının kaynağının Ortadoğu’dan geldiğini hatırlatan Aignan, “şimdi bu konuda harekete geçilmediğinde ülkenin geleceği için geç olabilir” ifadesini kullanırken, Fransa’nın bugün arasında kaldığı en önemli sorunu işaret ediyordu.

– Söz konusu toplantıya katılan birçok siyasi aktörün ifadeleri aslında, şuan Fransa’nın ve asıl olarak Avrupa’nın bölgedeki gücü ve dönemin sorunlarını çok net bir biçimde ortaya koyuyordu. Bunlardan birincisi, son yüzyılda özellikle Suriye’de etkinlik anlamında önde olan Fransa’nın artık Ortadoğu’da Türk işgali sonrasında görüldüğü üzere ABD ve Rusya karşısında Fransa etkisiz eleman pozisyonuna düşmüş olduğu değerlendirmesiydi.

Fransa’nın tüm siyasi yelpazesi, bugün Fransa’nın Türk işgaline karşı Kürtlerin yanında aktif rol alması ve işgali durdurmak için Avrupa’ya öncülük etmesini talep ederek, Fransa’nın bölgede ve Avrupa’da stratejik rol almasını istiyor.

– Bir diğer önemli nokta ise NATO’nun varlığının tartışılmaya açılması. “Türkiye bir NATO ülkesi olarak savaş suçu işliyor. NATO’nun savaş suçu işlediği bir noktada NATO işlevli midir” sorusu birçok siyasi isim tarafından dillendiriliyor. Özellikle UDİ, Fransa’nın NATO’dan çekilmesi ve yeni bir uluslararası müdahale gücünün oluşması için önderlik etmesini talep ediyor. Siyasi partiler özellikle; ABD ve Rusya karşısında Fransa’nın daha aktif ve Avrupa’yı birleştirici rol oynayıp bölgede yaşanan saldırıyı durdurabileceği görüşünde. Bu anlamda günlük olarak özellikle Parlamento’da temsiliyeti bulunan 8 sağ ve sol partiden  hükümete çağrılar yineliyor.

– Fransa hükümeti ve diğer siyasi aktörlerin yaşanan işgal karşısında en büyük endişelerinden biri de Erdoğan’ın yeniden DAİŞ’i örgütlemesi sorunu. Fransız Sosyalist Parti senatörü Remi Feraud, “Kürtlerin mezarlıkları hergün büyüyor. Bu mezarlıklarda yatan genç kadın ve erkeklerin bedenleri Ortadoğu’da dalgalanan o siyah DAİŞ bayrağını kaldırdı ve gömdü. Şimdi bu saldırıyla o bayrak yeniden göndere çekilmek isteniyor. Buna izin verecek miyiz. Bunun ülkemize dönük saldırıların da yeniden başlaması anlamını taşıdığını unutmayın” diyerek hükümete seslenerek, “Kürtlerin ölülerinden utanın” dedi. Feraud’un bu endişesi aynı zamanda başta hükümet olmak üzere Fransa’nın birincil gündemi. Hükümet özellikle tutuklu DAİŞ’lilerin serbest kalması endişesiyle, çevre ülkelerle özellikle Irak’la DAİŞ’lileri oraya taşımak için Dışişleri Bakanlığı düzeyinde görüşmeler gerçekleştiriyor.

– Fransa solu ve sağdan birçok isim Fransa’nın askeri olarak da sürece müdahale etmesi yönünde görüş bildirirken, hükümet açık bir dille kendi başlarına böylesi bir rolü üstlenmelerinin yeni bir savaşa başlangıç olacağı konusunda endişelerini gizlemiyor. Bu anlamda özellikle Almanya ve İngiltere başta olmak üzere diğer Avrupa ülkeleriyle görüşme trafiği sürüyor. Senatör ve milletvekillerinin konuya dair hazırladığı tasarının ise 22 Ekim günü Senato’da oylanması bekleniyor.

Şimdi Türk işgali altında Kürtlerin katliamına göz yummakla, DAİŞ’in yeniden inşası arasında kalan ve “ne yapacağız” sorusu arasında sıkışmış Fransa, uluslararası arenada rolünü oynayabilecek mi!

Yazarın diğer yazıları